1915 OLAYLARI VE ULUSLARARASI HUKUK ÇALIŞTAYI YAPILDI

Yazı: ermenisorunu.gen.tr  ///  13.10.2015

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Cemil Meriç Konferans Salonu’nda Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) işbirliğiyle “1915 Olayları ve Uluslararası Hukuk” konulu bir çalıştay düzenlendi. Etkinliğe Dışişleri Bakanlığı ile çeşitli üniversitelerden yetkililer katıldı. Toplantının açılış konuşmalarını ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer, AVİM Başkanı Emekli Büyükelçi Alev Kılıç ve Dışişleri Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Elif Çomoğlu Ülgen yaptı.

Rektör Acer, 2015 yılının Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı olarak kutlanmasının yanında uluslararası platformda Ermeni iddialarının fazlasıyla dile getirildiği bir yıl olduğuna dikkat çekerek, “Soykırım hukuksal bir kavramdır. Tamamen hukuksal bir düzenlemeyle ortaya konulmuştur. Bugün de bazı uluslararası mahkemelerin ve hatta ulusal mevzuatın içerisinde bir suç kategorisi olarak hukuken tanımlanır. Dolayısıyla biz bu meseleyi incelerken hukuki kuralları ihmal etmeden, onların yeterince açıklanmasını sağlayarak ele almak durumundayız. 1915 Ermeni olaylarına bakış açımız dolayısıyla bu meseleyi hukuki olarak tartışılır kılmaktır” dedi.

Emekli Büyükelçi Kılıç ise çalıştayın önemine değinerek başladığı konuşmasında, “Ermenilerin bu faaliyetini siyasi, tarihi ve hukuki alanlar diye üç alanda toparlamak mümkündür. Siyasi olarak bunun içine halkla ilişkiler, kamuoylarını etkileme girmektedir. Dünya parlamentolarında kendi görüşlerine yandaş bulabilmenin, bir oldu bittiye getirmenin, tezlerini siyasi anlamda kabul ettirebilmenin temelini ise ikinci ayak olan tarihî ayak oluşturmaktadır. Yani kendilerine göre yüzyıldan bu yana yaptıkları yayınlarla bazı veriler ortaya koymuşlardır. Bunun tartışılmasını ve konuşulmasını bile istememektedirler. Çünkü bu verilerin yanlışlığı her gün ortaya çıkmaktadır. Ama bunun tartışılmasına girdikleri an siyasi kazanımlarını da kaybedecekleri korkusuyla da bundan kaçınmaktadırlar. Üçüncü ayak da hukukidir. Bugüne kadar tarihi ayakta bir dengeleme söz konusu olabilmiştir. Bunu da hem Türkiye’deki değerli akademisyenlere hem de yurt dışındaki gayet objektif tarihçilere borçluyuz” ifadelerine yer verdi.