Aynı Çatı Altında 700 Yıl

EVGENİ RADUSHEV – RUS EMPERYALİZMİ VE BALKANLAR – I-II

Bölüm- 1   Bölüm- 2  19. ve 20. yüzyıllar imparatorlukların dağılış yüzyılları olmuştur. Özellikle Balkanlar’da Rus politikasının ektiği “milli birlik” siyaseti milletlerin ayrışmasına ve sonuçta dağılmasına sebep oldu. Sürecin sonunda tek bir çözüm elde kaldı: savaş!

İzlemek için tıklayın.

CANAN SEYFELİ – İSTANBUL’UN FETHİ VE ERMENİ PATRİKHANESİ

İstanbul’un fethiyle birlikte, Ermenileri kendi idarelerinde bağımsız hale getiren bir süreç başlamıştır. Osmanlı yönetici sınıfının patrikliği oluşturmasındaki amaç, İstanbul ve diğer Osmanlı topraklarında yaşayan Ermenilerin idaresini kolaylaştırmak olmuştur.

İzlemek için tıklayın.

HAKAN KIRIMLI – KIRIM TATARLARI VE OSMANLI İLİŞKİLERİ

 19. asra kadar Kırım Tatarları kimliğini belirleyen en önemli unsur Müslümanlık olmuştur. Kırım Tatarları Türk dili konuşan, Osmanlılarla çok uzun yıllar münasebetleri olan, Osmanlı kültürünün ve Osmanlı Türk dilinin de özellikle çok derinine nüfus etmiş olduğu bir halktır.

İzlemek için tıklayın.

MUSTAFA SITKI BİLGİN – TÜRK-ERMENİ İLİŞKİLERİ TARİHİ VE MARAŞ ÖRNEĞİ

1915 Olayları öncesi Osmanlı Devleti şemsiyesi altında yaşayan toplumların birbiriyle ilişkileri konusunda pek çok şey söylenegelmiştir. Bu ilişkilerin dinamikleri üzerine yapılan Maraş merkezli tarihsel bir analiz, gerek şehir hayatında, gerekse kırsal alanda bir sosyal tesanütün, bir kaynaşmanın olduğunu ortaya koymaktadır. Bu anlamda, tereke kayıtları ve mahkeme tutanaklarında pek çok evrakla karşılaşılabilir.

İzlemek için tıklayın.

EUGENIA KERMELI – OSMANLI’DA HUKUK VE GAYRİMÜSLİMLER

Hem kadı mahkemeleri kayıtlarından hem de Ortodoks kilisesi kayıtlarından ortaya çıkan tablo Osmanlı’da canlı bir toplum yaşamının olduğu, Müslüman ve Hıristiyanların sanıldığının aksine içiçe yaşayan, yakın ilişkiler içerisinde bulunan topluluklar olduğu şeklindedir.

İzlemek için tıklayın.

OKTAY ÖZEL – ERKEN DÖNEMDE OSMANLI GAYRİMÜSLİM İLİŞKİLERİ

 Osmanlı Devleti aslında kuruluşundan beri içinde gayrimüslimleri olan bir devletti. İlk dönemlerden beri Hıristiyan köylüleri Osmanlı coğrafyasının ana unsurları arasındaydılar. Politik aktör değilseler de yine önemli iktisadi aktörlerdi. Müslüman ve gayrimüslim ayrımının önemi yoktu. Vergi toplama sisteminin içinde vergi kaynağı olarak tebaasına bakan bir devlet yapısı söz konusuydu bu dönemde.

İzlemek için tıklayın.