Cihanı Tutan Umumi Acı

BÜLENT BAKAR – SEVK VE İSKAN ESNASINDA YAŞANANLAR

Sevk ve iskan sürecinde Ermeni kafilelerin can ve mal güvenliğini korumayıp görevlerini suistimal eden mülkî ve askerî memurlar, ki sayıları 1673 kadardır, Divan-ı Harp’te yargılanmışlar ve bunların 67’si idama mahkum edilmiştir. Yaşanan sürecin çok acı olduğu gerçeği bir yana bu yargılamalar hükümet eliyle “soykırım” amaçlı bir organizasyonun söz konusu olmadığının kanıtıdır. Öte yandan aynı süreçte, tüm…

İzlemek için tıklayın.

Bülent Bakar – Kafilelerin Uğradıkları Saldırılar

Anadolu’nun batısında sevk edilenler belli bir yere kadar -askerî nakliyat izin verdiği müddetçe- trenleri kullanabilmişlerdir. Fakat doğuda çoğu bölgede demiryolu yoktu. Kafileler yaya olarak uzun mesafeler kat etmek zorunda kalmıştı ve bu esnada eşkiya saldırılarına maruz kalınmıştı. Kafilelerin başında her ne kadar jandarma kuvvetleri yer almış olsa da saldıranlar jandarma kuvvetlerini de hedef alıyorlardı.

İzlemek için tıklayın.

YUSUF HALAÇOĞLU – ERMENİLER AMELE TABURLARINDA ÖLDÜRÜLDÜ MÜ?

Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Osmanlı ordusu içinde yaklaşık 50 bin Ermeni asker bulunmaktaydı. Fakat savaş başladığında bunların bir kısmının da dahil olduğu çok sayıda Ermeni kuvveti Osmanlı’ya karşı Rusya’nın yanında savaşa girmişti. Bunun üzerine Osmanlı, ordusundaki Ermeni birliklerini cephe gerisine çekip, amele taburlarına almıştı.

İzlemek için tıklayın.

HAKAN YAVUZ – SOYKIRIM DİSİPLİNİ İLE 1915 OLAYLARI’NI ANLAMAK MÜMKÜN MÜ?

 1915 Olayları’nı biz yargılamak mı istiyoruz, yoksa 1915 Olayları’nı anlamak mı istiyoruz? Anlamaksa amacımız bunu tarih disiplini içerisinde yapabiliriz. Soykırım disiplini böyle bir imkanı bize sunmuyor. Ayrıca soykırım disiplini ahlaki ve hukuki birtakım sonuçlar da ortaya çıkarıyor. Ama tarihçinin görevi bu değil, bu olmaması gerekiyor.

İzlemek için tıklayın.

HANS LUKAS KIESER – I. DÜNYA SAVAŞI, AMERİKAN MİSYONERLERİ VE MİSYONER RAPORLARI II

Ermeni Meselesi’nin anlaşılması açısından Amerikan kaynakları oldukça büyük bir öneme sahiptirler. Bu kaynakların önemli bir kısmını Amerikan misyonerlerinin raporları oluşturmaktadır. O dönemde Osmanlı topraklarında yaşıyor olmaları Amerikan misyonerlerinin raporlarını daha da önemli kılmaktadır. Amerikalı tüccarlar ve Amerikan elçilerinden farklı olarak Amerikan misyonerleri Osmanlı’nın yakın doğusunda yerleşmiş ilk Amerikalılardı.

İzlemek için tıklayın.

HASAN BABACAN – ALMAN ETKİSİ VE CEPHE GERİSİ EMNİYETİ

Cephe gerisi emniyeti denilen şey, ordunun ve cephenin güvenliği açısından, cephenin gerisinin de güvenlik hattında olmasıdır. Dolayısıyla, cephe gerisini emniyet altına alabilmek için ilk önce cephe gerisinde emniyeti bozan unsurların yerini değiştirmek gerekir. Tehcir’in bir başka ayağı da budur.

İzlemek için tıklayın.