Öne Çıkanlar

YUSUF SARINAY – 24 NİSAN 1915’TE NE OLDU? I

 I. Dünya Savaşı sırasında aralarında Ermeni mebusların da bulunduğu birçok kişinin Osmanlı’ya karşı Rus tarafında savaşa katılması, 17 Nisan’da başlayan Van isyanının vehameti, Sivas’ta başlayan isyanlar, telgraf hatlarının Ermeniler tarafından kesilmesi gibi gerekçelerle Osmanlı Dahiliye Nezareti 24 Nisan 1915’te bir genelge yayınlayarak, Taşnak, Hınçak, Ramgavar gibi Ermeni örgütlerinin kapatılmasına, silah ve belgelerine el konulmasına, örgütün…

İzlemek için tıklayın.

JUSTIN McCARTHY – TARİH YAZIMINDA ÖNYARGI VE TÜRKLER

Birinci Dünya Savaşı sonrasında Batı’da Ermeniler ve Rumlar, Türkler aleyhine çeşitli hikayeler anlatmaya başlamışlardı. Batı kamuoyu Türkler hakkında bu hikayelerden besleniyordu. Türkler ise karşı kanıt ileri sürebilecek hikaye anlatma konusunda başarısızdılar. Dolayısıyla Batı’da Ermeni meselesi tek taraflı olarak yazılmaya başlandı. Ayrıca Hristiyanların doğal olarak Müslümanlara önyargı ile yaklaşması çok kolaydı. Ermenilerin yaptıkları konusunda Türkler 1970’lere…

İzlemek için tıklayın.

HILMAR KAISER – ARŞİVLERİN TÜRK-ERMENİ İLİŞKİLERİNDEKİ ROLÜ

 1915 tartışmalarının yönünü değiştirebilecek etmenlerin başında Türk askeri arşivleri ile Osmanlı arşivlerinin iyileştirilmesi gelmektedir. Türk Hükümetinin, Devlet Arşivleri’nde yaptığı iyileştirmeyi askeri arşivlerde de yapması Türk-Ermeni İlişkilerinin seyrini değiştirecektir. Arşivler olmadan 1915 Olayları’nı tartışmak, önyargı ve yanlış kavramların üstesinden gelmek mümkün olmayacaktır.

İzlemek için tıklayın.

SADİ ÇAYCI – 1915 OLAYLARI’NIN HUKUKİ KARŞILIĞI VE PARLAMENTO KARARLARI

1948 ve sonrası yürürlüğe giren bir hukuk kavramını, kuralını, ceza kuralını, sorumluluk kuralını, onun öncesine uzatmanız, etkili kılmanız mümkün değil. Hukuk alanında yapılabilecek birşey olmadığı için siyasi uyuşmazlık çıkartmak bir strateji olarak benimsenmiştir. “Siyasi futbol” olarak nitelendirilebilecek bu stratejinin amacına varması mümkün değildir. Zira parlamento kararlarının hukuk alanında hiçbir etkisi, hükmü, sonucu yoktur.

İzlemek için tıklayın.

HAKAN YAVUZ – SOYKIRIM DİSİPLİNİ VE SİYASETTE SOYKIRIM TANIMI

“Uluslararası Soykırım Çalışmaları” adıyla bir disiplinin ortaya çıkması sonucunda, bu çalışmaları destekleyen dernekler ortaya çıkmıştır. Çalışmaların ortak özelliği ise ‘kast’a göre değil fiillerin sonucuna göre tanımlar yapıyor olmasıdır. Hukuki kast tanımı ile bırakıldığında dünyanın çeşitli bölgelerinde 700 ila 800 arası “soykırım” yapıldığı ileri sürülebilir.

İzlemek için tıklayın.

ÇOCUKLAR ÖLDÜ

  Büyük Harp’te Anadolu’da yüzbinlerce çocuk öldü. Türk, Kürt, Ermeni, Rum, Arap, Gürcü, Süryani, Çerkes değillerdi. Çocuktular. Çocuklar öldü. Çocuklar milleti, çocuklar ırkı en büyük darbeyi Birinci Dünya Savaşında Anadolu’da aldı. Bu öylesine ağır bir darbeydi ki yaraları hala sarılabilmiş, kulaklardan uğultusu hala silinmiş değil.

İzlemek için tıklayın.