Güneş Batıdan Doğuyor

1774-1878

Dönemin öncelikli önemi, birlikte yaşamdan ayrışmaya giden yolun ilk aşamasını oluşturmasıdır. Bu zaman aralığında 1789 Fransız İhtilali’nin bir yansıması olarak milliyetçi akımların giderek yayılması, Osmanlı idari sistemindeki sıkıntılar, Rusya’yı adeta Osmanlı topraklarındaki Hıristiyanların hamisi durumuna getiren antlaşmaların imzalanması ve ilk olarak Ermeni bağımsızlık hareketlerinden somut bir şekilde bahsedilebilmesi, dönemi önemli kılan başka unsurlardır. Bu dönemin…

Tamamı için tıklayın.

OKTAY ÖZEL – TANZİMAT ÖNCESİ GAYRİMÜSLİMLERİN HAYATI

Tanzimat Fermanı’na kadar gayrimüslim toplulukların Osmanlı’daki yaşantısı otonom olarak devam etti. Müslim ve gayrimüslim topluluklar birbirlerine kapalı, izole topluluklar değildi; aksine, iç içe bir ilişki söz konusuydu. Gayrimüslimler Osmanlı Devleti’ne cizye vergisi öderken kiliselerine de vergi ödemeye devam etmekteydiler. Kilise örgütlenmesinin içinden kendi mahkemelerinde davalarını görebiliyor, eğer isterlerse kadı mahkemelerine de müracaat edebiliyorlardı.

İzlemek için tıklayın.

ADEM ÖLMEZ – ERMENİ MESELESİNİN KÖKENLERİ

Ermeni Meselesi 19. yüzyılda ortaya çıkar. Bunda dış güçler ile onların kontrolüne geçen Ermeni Kilisesi, yani Eçmiyazin Katagisosluğu’nun rolü büyüktür. Eçmiyazin, Ermeni topluluğunun en büyük ruhanî merkezidir ve buradan gelecek her türlü telkin veya emir Ermeni topluluğunda ciddi bir etkiye sahiptir. Rus-İran-Osmanlı savaşları sonrası imzalanan Türkmençay Antlaşması Eçmiyazin’in denetiminin Osmanlılardan alınıp Rusların eline geçmesi bakımından…

İzlemek için tıklayın.

EVGENI RADUSHEV – 19. YÜZYILDA BALKANLARDA MÜSLİM VE GAYRİMÜSLİM İLİŞKİLERİ

18. yüzyılda Balkan sahnesine yeni bir aktör olarak Rus İmparatorluğu çıkmıştı. Rusya ile süregiden savaşlar ve Farz-ı Ayn Fermanı ile Müslümanların zorunlu askerlik hizmetine tabi tutulması Balkanlar’daki yerleşik Müslim ve gayrimüslimlerin karşılıklı ilişkilerinde psikolojik bir uçurumun açılmasına sebep oldu.

İzlemek için tıklayın.

OKTAY ÖZEL – 19. YÜZYILDA BAŞLAYAN OSMANLI’YA KİTLESEL GÖÇ HAREKETLERİ

Kırım Savaşı sonrası beş yüz binle bir milyon arasında bir nüfusun İstanbul veya Balkanlar üzerinden Anadolu’ya geçtiğini biliyoruz. 1877-78 Osmanlı Rus Harbi’nden sonra buna benzer ikinci bir büyük göç dalgası yaşandı. Bu göçmenlerin gelişiyle birlikte iki şey oldu. İlki; Osmanlı hükümetleri, emperyal yönetimi yeni bir sorunla karşılaştı ve bu sorunla boğuşmaya başladı. Göçmenler sorunu ve…

İzlemek için tıklayın.

HAKAN KIRIMLI – GÖÇLER VE TRAJİK HİKAYELERİ

Kırım’ın ilhakından sonra Kırım Tatarları Osmanlı’nın çeşitli topraklarına göç etmeye başladılar. Fakat göç ettikleri bölgelerin Osmanlı egemenliğinden çıkması, bu insanları hayatları boyunca ikinci, üçüncü, bazen dördüncü kez yeni bölgelere hareket etmek zorunda bıraktı. Bu göçler, bir grup insanın bir yerden çıkıp diğer bir yere yerleşmesi şeklinde değil, aksine, son derece travmatik ve trajik şartlarda gerçekleşmekteydi.

İzlemek için tıklayın.