Güneş Batıdan Doğuyor

Ömer Turan – Amerikan Diplomatlarının Misyonerler Tarafından Manipülasyonu

Misyonerler bölgedeki Amerikan diplomatlarıyla genellikle çok yakın ilişkiler kurmuş, çoğu zaman onları manipüle ederek yanlış yönlerdirilmelerine sebep olmuşlardı. Buna rağmen, Terrell ve Amiral Bristol gibi bazı diplomatlar bu gerçeğin ayırdına varabilmiş ve misyonerlerle ilişkilerinde mesafeli bir duruş sergileyebilmişlerdi. Gerçi her istediklerini yaptırdıkları diplomat profiline alışkın olan misyonerler böylesi durumlarda Amerika’da başlattıkları propaganda faaliyetleriyle kamuoyu oluşturup bu diplomatlara saldırmaktan…

İzlemek için tıklayın.

SELÇUK URAL – RUS EMPERYALİZMİ, MİSYONERLİK VE ERMENİ MESELESİ

Rusların Güney Kafkasya’yı ele geçirme projesi ve Doğu Anadolu Bölgesi üzerinden Doğu Akdeniz’e ve Basra’ya inme hayalleri Osmanlı Devleti’ni bölgede etkisiz kılma mücadelesinin ana eksenini oluşturuyordu. Bu dönem aynı zamanda büyük güçlerin ve misyoner faaliyetlerinin de etkisiyle Ermenilerin Osmanlı Devleti’ne karşı muhalif bir hareket başlatmasına tanık olmaktaydı. 

İzlemek için tıklayın.

SELÇUK URAL – RUSYA KAFKASLARA NEDEN YÖNELDİ?

Rusların Balkanlarda milli devletlerin kurulmasına yönelik politikaları bir süre sonra ummadıkları sonuçlar yaratmış, burada kurulan milli devletler batılı devletlerin desteğiyle Rus siyasi emellerine engel olacak bir biçime bürünmüştür. Balkanlarda gerçekleştirdiği politikalardan istediği sonucu alamayan Rusya, Kafkasya’da daha farklı bir politika izleyecek, özellikle Ermenileri bir arada tutmak için yeni yerleşim alanları oluşturacaktır. Amaç, “devletsiz” Ermenileri, kendi emellerini gerçekleştirme…

İzlemek için tıklayın.

TAHA NİYAZİ KARACA – GLADSTONE, BÜYÜK HRİSTİYAN BİRLİĞİ PROJESİ VE KARA PROPAGANDA

Gladstone, Evanjelik Hıristiyan. Bu inançla kendisini bir “Haçlı Savaşçısı” olarak görüyor. Onun bu kimliği, yürüttüğü siyasetin her unsuruna yansıyor. En büyük ideallerinden birisi, mezhep farkı gözetmeksizin büyük bir Hıristiyan birliği, “Haçlı Birliği” oluşturmak. Bu motivasyonla Müslümanlara ve Türklere karşı kara bir propaganda yürütmeye başlıyor. Dünya kamuoyuna sürekli olarak “Türklerin ne kadar barbar, medeniyet düşmanı” olduğunu…

İzlemek için tıklayın.

HANS LUKAS KIESER – AMERİKAN MİSYONERLERİ, ERMENİLER VE SOSYAL KISKANÇLIK

Amerikan misyonerlerinin ilk dış bağlantısı Ermeniler olmuştur. Protestan milletinin kurulmasını sağlayan okullardan en çok da Ermeniler yararlanmıştır. American Board heyetiyle Ermenilerin yakın ilişkisi sosyal bir kıskançlığa sebep olmuş, Sultan Abdülhamid bu yakınlığı kendi siyaseti karşısında bir tehlike olarak görmüştür.

İzlemek için tıklayın.

OKTAY ÖZEL – TANZİMAT SONRASI DÖNEMDE KİTLESEL GÖÇLER

Tanzimat sonrası dönemin etkin bir diğer faktörü olarak kitlesel göçler karşımıza çıkar. Bu dönemin tarihçileri, özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısını Osmanlı İmparatorluğu’nun nüfus bakımından daha fazla Müslümanlaştığı, coğrafya açısından da giderek daha fazla Asyaileştiği dönem olarak okurlar.

İzlemek için tıklayın.