Güneş Batıdan Doğuyor

TAHA NİYAZİ KARACA – GLADSTONE’UN EĞİTİMİ VE SİYASETİ ÜZERİNDEKİ YANSIMALARI

Gladstone’un çocukluğundan itibaren aldığı eğitim Helen kültürünü Avrupa tarihi için esas kabul eden bir eğitim olduğundan kendisi tam bir Helen hayranıdır. Bu yüzden Gladstone için iki dünya söz konusudur: Helen medeniyeti temelli bir Batı dünyası ile ona karşı ve geriletici bir unsur olan Müslüman-Türk Osmanlı Devleti. Osmanlı İmparatorluğu’nun, yüzyıllar boyunca Avrupa ve Balkanlarda kötü bir yönetim…

İzlemek için tıklayın.

OKTAY ÖZEL – TANZİMAT REFORMLARI SONRASI DEĞİŞEN İLİŞKİ BİÇİMLERİ

Tanzimat reformları sonrası devlet, tebaasını artık birey olarak görmek ve temel hakları olan, bireylerden oluşan bir toplum olarak tanımlamak ihtiyacını duydu. Dünyadaki gelişmelerde şartlar zaten Osmanlı’yı bu yönde zorladı. Dolayısıyla bu süreç belki o zamana kadar Osmanlı yönetiminin gayrimüslim tebaasıyla kurduğu geleneksel ilişkilerin de farklılaşmaya başladığı, o geleneksel çerçevenin dışına çıkmaya başladığı bir sürecin başlangıcı…

İzlemek için tıklayın.

Ömer Turan – Amerikan Misyonerlerinin Osmanlı’daki İlk Çalışmaları

Amerikan misyonerler ilk defa 1820 yılında Osmanlı topraklarına ayak basar. Kendilerine verilen talimatlara bakıldığında üç topluluğun hedef alındığı görülür: Müslümanlar, Yahudiler ve Paganlar. Bu üç topluluğun Protestanlaştırılması misyonerlerin temel görevi olacaktır. Ancak bir İslam İmparatorluğu olan Osmanlı’da Müslümanların Hristiyanlaştırılmasının tehlikeli bir iş olduğu gerçeği ile yüzleştiler. Yahudi topluluklar üzerinde ise pek başarılı olamadılar. Pagan ise zaten bu…

İzlemek için tıklayın.

OKTAY ÖZEL – MİLLİYETÇİ GÜNDEMİN ŞİDDET UNSURU

Abdülhamit dönemi sonrasının Doğu Anadolu Bölgesi, özellikle Ermeni toplumunun yaşadığı, yoğun yaşadığı vilayetlerde karşımıza çıkan resim bir taraftan da Ermeni milliyetçiliğinin kendi politik gündemini geliştirdiği ve pratiğe döktüğü bir sürecin resmidir. Bunun içinde kurulan örgütler zaten şiddeti, terörü bir politika olarak da kullanmayı meşrulaştıran, meşru gören, o dönemin ruhuna uygun sert örgütlerdi. Propaganda, silahlı mücadele,…

İzlemek için tıklayın.

EVGENI RADUSHEV – 19. YÜZYIL RUS EMPERYALİSTİK SİYASETİNİN HEDEFLERİ

19. yüzyılın Rus emperyalistik siyasetinin hedeflerini iyice bilirsek Kırım Savaşı’nın sebeplerini ve ondan sonra 93 Savaşı’nın sebeplerini ve sonuçlarını anlarız. 18. yüzyılın son çeyreğinden zamanımıza kadar, Rus siyasetinin ana hedeflerinin birisi Balkanları kendi nüfuzuna almak ve aynı zamanda Boğazları kendi kontrolü altında tutmak.

İzlemek için tıklayın.

YUSUF HALAÇOĞLU – ERMENİ MESELESİNDE MİSYONER OKULLARI

Batılılar, misyoner okulları sayesinde kadim Ortodoks olan Ermenilerin önemli bir kısmını Protestan ve Katolik mezhebine çekiyorlar, çeviriyorlar. Osmanlı Devleti Ermenilere ait bu Katolik ve Protestan kiliselerini kabul etmek durumunda kalıyor. Bütün mesele de bu okullar ekseninde gelişiyor dönüşüyor.

İzlemek için tıklayın.