Kılıçlar Çekilirken

ÖMER TURAN – MİSYONERLERİN YETİŞTİRDİKLERİ ERMENİ GENÇLER

Misyonerler açtıkları okullarda Ermenice eğitim vererek Ermenicenin yaygınlaşmasına olanak verdiler. Liberal milliyetçi fikirlere sahip Ermeni bir nesil ortaya çıkarttılar.

İzlemek için tıklayın.

EVGENI RADUSHEV – 19. YÜZYIL RUS EMPERYALİSTİK SİYASETİNİN HEDEFLERİ

19. yüzyılın Rus emperyalistik siyasetinin hedeflerini iyice bilirsek Kırım Savaşı’nın sebeplerini ve ondan sonra 93 Savaşı’nın sebeplerini ve sonuçlarını anlarız. 18. yüzyılın son çeyreğinden zamanımıza kadar, Rus siyasetinin ana hedeflerinin birisi Balkanları kendi nüfuzuna almak ve aynı zamanda Boğazları kendi kontrolü altında tutmak.

İzlemek için tıklayın.

YUSUF HALAÇOĞLU – ERMENİ MESELESİNDE MİSYONER OKULLARI

Batılılar, misyoner okulları sayesinde kadim Ortodoks olan Ermenilerin önemli bir kısmını Protestan ve Katolik mezhebine çekiyorlar, çeviriyorlar. Osmanlı Devleti Ermenilere ait bu Katolik ve Protestan kiliselerini kabul etmek durumunda kalıyor. Bütün mesele de bu okullar ekseninde gelişiyor dönüşüyor.

İzlemek için tıklayın.

MEVLÜT YÜKSEL – SİVAS AYAKLANMALARI

Ermenilerin Sivas vilayeti dahilinde çıkardıkları ayaklanmalara karşı yerel yöneticiler nasihat heyeti oluşturmak suretiyle ve bunlara telkinlerde bulunup suküneti sağlamaya yönelik çalışmalar yapsa da çok başarılı olamamışlardır. En sonunda ise askeri tedbirlere başvurmak zorunda kalınmıştır.

İzlemek için tıklayın.

OKTAY ÖZEL – MİLLİYETÇİ GÜNDEMİN ŞİDDET UNSURU

Abdülhamit dönemi sonrasının Doğu Anadolu Bölgesi, özellikle Ermeni toplumunun yaşadığı, yoğun yaşadığı vilayetlerde karşımıza çıkan resim bir taraftan da Ermeni milliyetçiliğinin kendi politik gündemini geliştirdiği ve pratiğe döktüğü bir sürecin resmidir. Bunun içinde kurulan örgütler zaten şiddeti, terörü bir politika olarak da kullanmayı meşrulaştıran, meşru gören, o dönemin ruhuna uygun sert örgütlerdi. Propaganda, silahlı mücadele,…

İzlemek için tıklayın.

EVGENI RADUSHEV – 19. YÜZYILDA BALKANLARDA MÜSLİM VE GAYRİMÜSLİM İLİŞKİLERİ

18. yüzyılda Balkan sahnesine yeni bir aktör olarak Rus İmparatorluğu çıkmıştı. Rusya ile süregiden savaşlar ve Farz-ı Ayn Fermanı ile Müslümanların zorunlu askerlik hizmetine tabi tutulması Balkanlar’daki yerleşik Müslim ve gayrimüslimlerin karşılıklı ilişkilerinde psikolojik bir uçurumun açılmasına sebep oldu.

İzlemek için tıklayın.