KEVORKYAN: SOYKIRIM YAKIŞTIRMALARINA KARŞI ÇIKMALIYIZ

Yazı: ermenisorunu.gen.tr  ///  17.02.2015

Kandilli Surp Yergodasan Arakelots (12 Havari) Ermeni Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dikran Kevorkyan, Ermeni diasporasını kesin bir dille eleştirdiği bir açıklamada bulunarak Ermenilere karşı soykırım yapıldığı görüşüne şiddetle karşı çıktı ve “Biz Türk milleti olarak Ermeni asıllı, Kürt asıllı bir bütün olarak bu soykırım yakıştırmalarına karşı çıkmalıyız” dedi.

19 Ocak günü ölümünün sekizinci yıldönümü nedeniyle düzenlenen Hrant Dink’i anma etkinliklerini de eleştiren Kevorkyan, anma yürüyüşüne katılanların çoğunun Dink’i gerçek anlamda tanımadığını, Dink suikastının “1915 Olayları’nın son halkası” gibi gösterilmek istendiğini dile getirdi ve yapılanların “milletin eski acılarını tazelemek” olduğu sözleriyle konuşmasını sürdürdü.

Kevorkyan’ın ilginç ve trajik aile tarihi

1934 yılında Büyükada’da dünyaya gelen ve kendisini “Ermeni asıllı Türk” olarak tanımlayan Dikran Kevorkyan, geçtiğimiz senenin 24 Nisan’ında 1915 Olayları’na ilişkin açıklamalarda bulunmuş ve soykırımın tehcirle karıştırılmaması gerektiğini dile getirmişti. Amcalarından ikisi I. Dünya Savaşı devam ederken öldürülen, ikisi de Osmanlı Ordusu için savaşırken şehit düşen Kevorkyan, bir “Ermeni Soykırımı” inşasının temellerinin 1878 Berlin Kongresi’nde atıldığını, Ermenilerin o tarihten beri bir “Batı kışkırtması” altında olduğunu da ifade etmişti.

Türk düşmanlığı-para ilişkisi

Geçtiğimiz sene yaptığı açıklamalarda en sert tepkiyi Ermeni diasporasına gösteren Dikran Kevorkyan, “Onların bana müdahale etmeye, benim hakkımı müdafaa etmeye hakkı yok” şeklinde konuşmuştu. Kevorkyan, 22 Ocak 2015 tarihli açıklamasında da yine Ermeni diasporasını merkeze alarak diasporanın faaliyetleri için “Türk düşmanlığı olmasa diaspora bu paraları nereden bulacak? Tamamen ekonomik. Ermenistan’a para yağdırıyorlar. Türk düşmanlığıyla toprak talebindeler” dedi.

“Diaspora geçmişin acılarını istismar ediyor”

Diasporaya yönelik eleştirilerini geçmişin iki taraflı acılarını istismar ettikleri yönünde tespitleriyle sürdüren Kevorkyan, olayların soykırım olarak değil, “büyük acı” şeklinde tanımlanmasının daha yerinde olacağını ifade etti. Kevorkyan, sözlerini Türkiye’de bir “azınlık kompleksi” içinde olmadığını söyleyerek sonlandırdı ve “Benim kilisem var, okulum var, basınım var, kültürel faaliyetlerim var” diyerek diaspora ve birtakım yerli gruplar tarafından öne sürülen azınlıklara yönelik baskı ortamı görüşüne katılmadığını ortaya koydu.