MONDROS MÜTAREKESİ SONRASINDA İSTANBUL HÜKÜMETLERİ VE ERMENİLER

Yazı: ermenisorunu.gen.tr  ///  14.02.2015

Yazar: AKIN ÇELİK
Danışman: PROF. DR. SABAHATTİN ÖZEL
Yer Bilgisi: İstanbul Üniversitesi / Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü / Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı / Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bilim Dalı
Konu: Tarih

Doktora Tezi (2010)

Özet: “Mondros Mütarekesi imzalandıktan sonra, Osmanlı siyasi yaşamı açısından yeni bir dönem başlamıştır. Bu süreç istikrarsız bir süreçtir. Dört yıllık bir süre içerisinde onbir tane hükümet kurulmuştur. Bu hükümetlerin beş tanesi Damat Ferit Paşa, üç tanesi de Ahmet Tevfik Paşa tarafından kurulmuştur. Bunların dışında Ahmet İzzet Paşa, Ali Rıza Paşa, Salih Paşa sadrazamlık görevinde bulunmuşlardır. Mondros Mütarekesi’nden sonra kurulan Osmanlı hükümetlerinin gündemini en çok meşgul eden olay, savaş döneminde Ermeni isyanlarına ve saldırılarına karşı alınan önlemler ve bu olayda görev yapmış olan kişilerin cezalandırılması idi. Ermeniler bütün kurumları ile ‘Ermenilere mezalim yapıldığı’ iddiasını dile getirerek devletten çeşitli taleplerde bulunmuşlardır. İtilaf devletleri ise Osmanlı hükümetlerine müdahale etmek için Ermenilerin iddialarını desteklemiş ve Osmanlı hükümetlerine bu bağlamda ciddi bir baskı uygulamışlardır. Osmanlı hükümetleri İtilaf devletlerinin baskısını azaltmak, aynı zamanda Ermenilerin isteklerini bir bahane olarak kullanmalarına müsaade etmemek için, tehcirde görevlerini suiistimal ettikleri öne sürülen kişileri yargılama ve cezalandırma, tehcir edilen Ermenilerin yerlerine dönmesi, taşınır ve taşınmaz mallarının kendilerine iadesi, yer değiştirme esnasında uğranıldığı iddia edilen zararların tazmini gibi çeşitli politikalar uygulamışlardır. Aslında tehcirin bu kadar gündeme gelmesinde en etkin unsurlardan birisi de bu meselenin özellikle Damat Ferit Paşa tarafından bir iç politika malzemesi olarak kullanılması idi. Damat Ferit Paşa Hükümetlerinin İttihat ve Terakki düşmanlığı, ‘Sevk ve İskân’ tedbirinin Ermenileri yok etme eylemi olduğu yönündeki Ermeni algısını desteklemiştir. Bu bağlamda, tehcir olayı bir yandan politik bir malzeme unsuru, diğer yandan bir milleti mahkûm ve yok etme aracı olarak kullanılmıştır. Mütareke ortamı da bunun için en uygun bir zemin olmuştur. Bu tezde Mondros Mütarekesi’nden sonra kurulan İstanbul hükümetlerinin Ermeni politikaları ve Ermenilerin bu hükümetler dönemindeki faaliyetler incelenmiştir.”