OLMAYAN SANSÜR BİZE NE GÖSTERİYOR?

Yazı: ermenisorunu.gen.tr  ///  14.02.2015

Prof. Dr. Halil Berktay’ın 25 Nisan günü yayımlanan bir programda Erik-Jan Zürcher’in Modernleşen Türkiye’nin Tarihi kitabından birkaç sayfanın çıkarıldığını iddia etmesi ve bu iddiaya verilen yanıtlar basında az da olsa yer bulmuştu. Bu konuyu son olarak Star gazetesi’nden İbrahim Kiras gündeme taşıdı.

Prof. Dr. Halil Berktay, “Ermeni soykırımı”nın yıldönümü kabul edilen günde Cine5’te yayımlanan “Sözümü Kesebilirsin” programına konuk olmuş ve Erik-Jan Zürcher’in İletişim Yayınları’ndan çıkan Modernleşen Türkiye’nin Tarihi kitabıyla ilgili ilginç bir iddia ortaya atmıştı. Kitabın bazı bölümlerinin sansürlendiğini ileri süren Berktay, “KitabınTürkçe çevirisine alınmayan öyle üç sayfa var ki 1915 dehşeti konusunda bütün gerçekleri söylüyor” şeklinde konuşmuştu.

Yayınevinden ve yazarın kendisinden yalanlama

Berktay’ın bu iddiasına İletişim Yayınları’ndan yalanlama gelmiş, kitabın yazarı Erik-Jan Zürcher de bizzat bir açıklama yapmıştı. Zürcher’in açıklaması şu şekildeydi: “Yıllar içinde Ermeni sorununa bakışım değişti. Bu, 90’lı yılların sonuna kadar kendimi tam olarak vermediğim bir konuyu daha derinlikli biçimde kavramamın yanı sıra yeni ve başarılı çalışmaların artmasından da kaynaklandı. Bu durum Modernleşen Türkiye’nin Tarihi kitabımın farklı edisyonlarına/basımlarına da yansıdı. 1993 tarihli ilk basım, 1915’te yaşanan olayların tartışmalı noktalarını iki sayfada sıralıyor ve planlı bir yok etme siyasetinin söz konusu olduğuna inandığımı ifade ediyordu. Bu kısım 1915’teki ilk Türkçe basıma tam ve doğru olarak çevrildi. Tamamen gözden geçirilmiş 2004’teki İngilizce basımda Ermeni soykırımına ayrılan kısım iki katına çıkarak dört sayfa kapladı. Tehcir uygulamasına ve yapılan infazlara elimden geldiğince daha fazla yer verdim ancak vardığım sonuç özünde aynı kaldı.” Zürcher’in sözlerinden de anlaşıldığı gibi Berktay’ın çıkarıldığını iddia ettiği kısımlar aslında Zürcher’in tezinin geliştirilmiş halinden başka bir şey değil. Yazar, böyle bir sansürün söz konusu olmadığını belirtiyor. Berktay’ın çıkarıldığını öne sürdüğü sayfalarla ilgili bir başka ayrıntı da bu kısımların 21 defa basılmış olan Türkçe çevirilerin hepsinde yer almış olması.

“İfrattan tefrite”

İbrahim Kiras, birkaç ay önce cereyan eden bu olay üzerinden bir tahlil yaparak ülkemiz aydınlarının “ilginç” psikolojisi üzerinde duruyor. Yakın zamana kadar Ermeni tezlerine cevap olacak bir resmî girişim olmadığından da bahseden Kiras, bu sessizliğin tezlerin yayılmasında etkili olduğuna da dikkat çekiyor. Türkiye’nin bir devlet tezi ortaya koyup Ermeni iddialarına karşılık verme çabalarından Türkiye’deki bir kısım entelektüelin kendilerine ilginç bir görev alanı tanımladıklarını söyleyen Kiras, bu durumu “ifrattan tefrite varmak” olarak niteliyor.

Kiras’ın altını çizdiği objektif olmak adına kendi milletine ve tarihine adeta düşman gözüyle bakma durumu, yine Kiras’ın tabiriyle bir “soykırım lobisi”nin oluşmasına neden oluyor. Bu lobinin çalışkan üyeleri de özellikle Batı’dan takdir toplamak adına ilginç söylemlerde bulunabiliyor. Kiras’ın dikkat çektiği bir başka nokta ise Berktay’ın sansür iddiasının Türkiye’de Ermeni soykırımı tezinin en hararetli savunucularından İletişim Yayınevi’ne yöneltilmiş olması. Yayınladığı kitapların hemen hepsi bu tezi ve çeşitli ögelerini savunan bu yayınevini dahi böyle bir şeyle suçlamak Kiras’ın ifade ettiği gibi “uluslararası Ermeni hareketini bile yaya bırakan bir bağnazlık”, ya da gündelik dille ifadesiyle “kraldan çok kralcılık”.