Sevk ve İskan Kanunu

YUSUF HALAÇOĞLU – TEHCİR DEVLET BÜTÇESİNE NASIL YANSIMIŞ?

Sevk ve İskan Kanunu’nun kabulünden sonra Osmanlı hükümeti, savaş halinde olmasına rağmen, Sevk ve İskan Komisyonu Müdüriyeti bütçesine 68 milyon kuruş, Sıhhiye Nezareti bütçesine ise 13 buçuk milyon kuruş ek ödenek veriyor. Bu paralarla Halep’te 650 yataklı bir hastane yapılıyor, sevk yollarına fırınlar kuruluyor ve zorunlu göçe tabi olan Ermenilere gündelikler veriliyor.

İzlemek için tıklayın.

FİKRET ADANIR – TEHCİR KANUNU’NUN HUKUKİ VE AHLAKSAL KARŞILIĞI

Ermenilerin “soykırım” iddialarının hukukî açıdan iki yönü vardır: Birincisi, 1948 yılında kabul edilen “soykırım” kavramının geçmişe yönelik uygulanamayacağıdır; ikincisi ise, Birleşmiş Milletler’in kabul ettiği şekliyle “soykırım” kavramının muhatabı devletler değil, kişilerdir. Fakat işin bir de ahlakî boyutu vardır ve buna bağlı olarak Türk siyasal sistemi içine “soykırım” kavramının tartışılabilmesine yönelik kültürel bir zemin sağlanması gereklidir.

İzlemek için tıklayın.