|
Ermenilerin yeni
yerleşim bölgelerine nakledilmeleri sırasında bazı kafilelere,
özellikle Halep-Zor arasında Arap aşiretleri tarafından yapılan
saldırılarda bazı Ermeniler ölmüştür. 8 Ocak 1916 tarihli
bir şifre telgraftan anlaşıldığına göre, yapılan araştırma
sonucunda Haleb'e bir saat uzaklıktan Meskene'ye kadar olan
yollarda aşiretlerin gasp için yaptığı saldırılar sonucu pek
çok Ermeni'nin öldürüldüğü(1), Diyarbakır'dan Zor'a
ve Saruç'tan Menbiç yoluyla Haleb'e nakledilen Ermenilerden
2.000 kadarının yine Arap aşiretleri tarafından soyuldukları
anlaşılmıştır(2).
Diyarbakır bölgesinde Ermeni-gayrımüslim ayırt edilmeksizin,
çeteler ve eşkıya tarafından 2.000'e yakın kişinin öldürüldüğü
bildirilmiş, bunun üzerine, bu gibi olayların derhal önlenmesini
ve kafilelerin geçecekleri yol üzerinde huzurun kesin olarak
sağlanmasını, aksi halde eşkıya ve çetelerin hareketlerinden
o vilâyetin sorumlu tutulacağı sert bir dille bildirilmiştir(3).
Erzurum-Erzincan arasında 500 kişilik başka bir kafilenin
de Kürtlerin saldırısı sonucu öldüğü haberi alınmış, bunun
üzerine Diyarbakır, Elazığ (Mamuretülaziz) ve Bitlis vilâyetlerine
gönderilen 14 Haziran 1915 tarihli bir şifre telgrafla, göç
sırasında yol üzerinde bulunan aşiretler ve köylülerin saldırılarına
karşı her türlü yöntemin kullanılması, katle ve gasba yeltenenlerin
şiddetle cezalandırılması emredilmiştir(4).
Osmanlı hükümeti, bir yandan düşmanla savaşırken bir yandan
da kafilelerin gıda ihtiyaçları ve güvenliklerini sağlamak
için olağanüstü gayret göstermiştir. Yerleri değiştirilen
Ermenilerin eşkıya tarafından öldürülmeleri veya soyulmaları
karşısında her zamanki hassasiyet gösterilmiş ve göçün emniyet
içinde yapılması sağlanmaya çalışılmıştır. Göç yolu üzerindeki
illerin yöneticilerine yazılan emirlerle Ermeni kafilelerine
saldıranların cezalandırılmaları sağlanmıştır.
Bu konuda alınan önlemleri takip eden Hükümet, 5 Eylül 1915
tarihinde Erzurum, Adana, Ankara, Halep, (Bursa) Hüdâvendigâr,
Diyarbakır, Sivas, Trabzon, Konya, Elazığ vilâyetleriyle,
Urfa, İzmit, Zor, Karesi, Kayseri, Kütahya, Maraş, Karahisar
mutasarrıflıklarına çektiği şifre telgrafta, Ermeni kafilelerine
zarar verenlerden kaç kişinin cezalandırıldığını sormuştur(5).
Öte yandan, Ermeni kafilelerinin göç ettirilmesi sırasında
ihmali veya yolsuzluğu görülen görevlileri belirlemek üzere
İnceleme Komisyonları kurulmuştur. Sorgu Mahkemesi Birinci
Başkanı Âsım Bey'in başkanlığında Ankara İli Mülkiye Müfettişi
Muhtar Bey ile İzmir Jandarma Bölge Müfettişi Kaymakam Muhhiddin
Bey'den oluşan bir komisyon, Adana, Halep, Suriye, Urfa, Zor
ve Maraş bölgelerine(6); Temyiz Mahkemesi Başkanı Hulusi
Bey'in başkanlığında Danıştay üyelerinden İsmail Hakkı Bey'in
de katıldığı komisyon Bursa, Ankara, İzmit, Balıkesir (Karasi),
Kütahya, Eskişehir, Kayseri, Karahisar-ı Sahip ve Niğde bölgelerine
gönderilmişlerdir(7).
Bitlis eski Valisi Mazhar Bey başkanlığında İstanbul Başsavcısı
Nihad ile Jandarma binbaşılarından Ali Naki Beylerden oluşan
üçüncü bir komisyon ise, Sivas, Trabzon, Erzurum, Elazığ,
Diyarbakır, Bitlis ve Canik bölgelerinde görevlendirilmişlerdir.
Bu komisyonun başkanı olan ve Sivas'ta bulunan Mazhar Bey'e
3 Ekim 1915'de "gizli" kaydıyla çekilen bir şifre
telgrafta, komisyonların vardıkları yerlerde gerekli incelemeleri
yaptıktan sonra, sonuçlarını devamlı olarak merkeze rapor
etmeleri istenmiştir(8).
Komisyonlara verilen emirlere göre; jandarma, polis, memur
ve âmirleri, haklarında yapılacak inceleme sonucuna göre Divan-ı
Harp'e sevk edileceklerdir. Divan-ı Harp'e sevk edilenlerin
bir listesi de İçişleri Bakanlığı'na verilecektir. Vali ve
mutasarrıflar hakkında yapılacak incelemelerin sonuçları önce
İçişleri Bakanlığı'na bildirilecek ve verilecek emre göre
işlemleri yürütülecekti. Divan-ı Harp başkanları veya üyeleriyle
askeri memurlardan da suiistimali görülenler bulunursa, bağlı
oldukları ordu komutanlıklarına bildirilecekti.
İnceleme Komisyonlarının verdikleri raporlar ışığında, görevini
kötüye kullanan (kafilelerden para ve eşya çalmak, gerekli
şekilde koruma görevi yapmadığı için kafilelerin tecavüze
uğramalarına yol açmak, sevk emrine aykırı hareket etmek gibi)
pek çok görevli, işten el çektirildiler. Bir kısmı Divan-ı
Harpler'de yargılanarak ağır cezalara çarptırıldılar(9).
KAYNAK:
Halaçoğlu, Prof. Dr. Yusuf-; Ermeni Tehcirine Dair Gerçekler
(1915), TTK Yayını, Ankara 2001.
DİPNOTLAR
1) Şifre Kalemi., nr. 59/244.
2) Şifre Kalemi., nr. 56/140; 55-A/144.
3) Şifre Kalemi.,nr. 54/406; nr. 54-A/73; nr. 54-A/248.
4) Şifre Kalemi., nr. 54/9; nr. 54/162.
5) Şifre Kalemi., nr. 55-A/84.
6) Şifre Kalemi., nr. 56/186.
7) Şifre Kalemi., nr. 56/355; nr. 58/38.
8) Şifre Kalemi., nr. 56/267.
9) Şifre Kalemi., nr. 58/278; nr. 58/141; nr. 55-A/156; nr.
55-A/157; nr. 61/165; nr. 57/116; nr. 57/413; nr. 57/416;
nr. 57/105; nr. 59/235; nr. 54-A/326; nr. 59/196.
|