|
|
|
|
01 Mayıs 1920 Meclis Gizli Oturum Konuşması ... Müsaade buyurursanız biraz da Kilikya Cephesinden bahsedeyim: Buradan bahsederken Elviye-i Selase diyebileceğimiz Antep, Maraş, Urfa'yı nazardan geçirebiliriz. Efendiler! Her yerde olduğu gibi buraya da Mütarekename ahkamı hilafına İtilaf Kuvvetleri girdiler ve bilahare aralarında bir itilaf yapıldı ve İngilizler çekildi. Antep, Maraş, Urfa'yı bütün Suriye ile beraber Fransızlara bıraktılar ve Fransızlar burayı işgal ettiler. Bu tecavüze karşı merkez-i hükümet hiç tedbir almadı, hatta protesto bile etmedi. Bu, cümlenizce malumdur. Fakat bizim kabul ettiğimiz esas programda çizdiğimiz hududun dahiline buraları da girer. Buraların da düşmandan temizlenmesi lazımdır. Fakat aynı zamanda muhtelif cephelerde düşmanlarımızı harbe mecbur etmemek için çatışmaya sebebiyet vermekten de daima kaçındık. Fakat Fransızlar burayı haksız olarak işgal ettikten sonra çok küstah davrandılar ve ahali-i İslamiyeye karşı çok fena hareketlerde bulundular. Bu hareketleri, Fransız üniforması altında Ermenilere yaptırdılar. Diyebiliriz ki her ne vesile ile olursa olsun bu memlekette Ermenilerle milletimiz arasında birtakım kanlı olaylar cereyan etmiştir. Bu iki milletin birbirine ve bilhassa Ermenilerin milletimize karşı kuvvetli kin ve düşmanlığı vardır. Binaenaleyh, Ermenileri bize sataştırmak, ahali-i İslamiye'ye sataştırmak bittabi yanlış bir hareketti. Çünkü, Ermenilerin gayesi, bilhassa, himaye ve yardım gördükten sonra Kilikya'da, Antep'te, Maraş'ta, Urfa'da, her nerede bulurlarsa ahaliyi imha etmektir. Oralarda bulunan zavallı kardeşlerimiz pek acı muamelelere maruz kalmışlardır. Her türlü mukaddesatı muhafaza için hariçten, bütün milletten yardım istiyorlar. Bu yardım istekleri na-mütenahidir. Fakat daima işitilmemiş bir halde kalıyorlar. Maatteessüf hükümet-i merkeziye hiçbir yardım yapmamıştır. Birçok sebep ve düşünceden dolayı aleni ve kati tedbirlere tevessül edemiyordu. İşte böyle, artık her taraftan ümidi kesen ve idama mahkum olduklarına şüphesi kalmayan Kilikya ve diğer bölgeler ahalisi bizatihi muhafaza-i mevcudiyet için ortaya atılmak mecburiyetinde kaldılar. Buralar halkına hiç olmazsa hem-civar olan ahali-i İslamiye'nin seyirci kalmaları doğru olamazdı. Filhakika, memleket dahilinden, bilhassa Sivas'tan büyük, vicdanlı vatanperverler kalktılar, koştular; bu meşgul mıntıkaların hudutları içine girdiler ve oradaki kardeşleriyle birleşerek onların namus, mukaddesat ve mevcudiyet savaşlarında onlarla aynı safta yer aldılar. Mücadele devam etmektedir. İlk müsademe Maraş'ta oldu. Ve netice haklının lehine mütemayildir. Bunu müteakıp Urfa'da ve Silifke havalisinde müsademeler oldu. Buralarda da biz kazandık. Antep'te yine Ermenilerin tasallut ve tezahüratı neticesinde vukua gelen müsademe devam etmektedir. ...
Borak, Sadi, a.g.e., s. 39-40. Metel, Raşit, a.g.e., s. 47-48.
|
|
|
Bütün hakları saklıdır. © FORSNET |
|