|
Sovyet Dış İşleri Komiseri Çiçerin'e Nota
27 Aralık 1920
Hariciye Vekaleti
No: 714
Nottur
(Teklifleri 25.12.1920)
Bay Komiser,
Türkiye'ye dönen Bekir Sami Bey'in bize Kars'dan bildirdiği raporda, öncelikle
aranızda yapmış olduğunuz konuşma hikaye edilmektedir. Bu konuşma etrafında
verdiği malumattan, Van ve Muş Vilayetlerimizin zararına olarak Ermenistan'ın
büyütülmesinin gerçekleşmemesi halinde kendi beyanatınıza göre komünist
prensipleriyle belirgin bir muhalefet teşkil eden ve Rus Hükümetini Batı
proleteryası muvacehesinde kötü bir duruma sokacak olan, büyütülme talebinizi
hayret ve şaşkınlıkla okuduk.
Kazım Karabekir Paşa'yla yoldaş Mediavani arasında geçen görüşmelerde
bunun gibi bir arazi terkinin bundan böyle bahis konusu olamayacağını
resmen beyan etmiş ve bu karşılıklı kabulleniş bizim bütün siyasi veçhemize
esas teşkil etmişti.
Şimdiki durumun vahametine binaen, Sovyet Hükümetinin selahiyattar iki
temsilcisinin beyanatı arasındaki bu gözle görülen tezadın mümkün olan
en kısa müddet içinde ortadan kaldırılmasını sizden ısrarla rica ediyoruz.
Bu mesele süratle açıklığa kavuşmazsa, kooperasyon ve işberaberliği etrafındaki
bütün projelerimiz maksatsız kalacak ve hatta Bakü Konferansı bile faydasız
olacaktır.
Gerek Türk Milleti, gerek Garb Emperyalizmi tarafından haksızlık ve sömürü
içinde bulundurulan Şark milletleri önünde aldığı mesuliyeti müdrik olan
Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, beşeriyetin müstakbel kaderinin
belki delegelerimiz arasında başlayacak görüşmelerde bir karara bağlanacağı
bir zamanda size en büyük açık sözlülükle bu meseledeki görüşünü bildirmeyi
ehemmiyetli bulur.
...
II. Söz konusu vilayetlerin Ermenistan'a terki milletlerin kendi kaderlerini
kendilerinin tayin etmesi prensibini ihlal edeceği ve bu noktada yerli
ahali ile Ermeni işgalcileri arasında bir sürü çatışmaların kaynağı olacağı
düşüncesindeyiz.
Kars, Olti ve İlh... Türk ahalisine karşı yapılan Ermeni vahşetlerini
durdurmak için o kadar zahmet çekmiş olan Türkiye'nin kendi arazisi üzerinde
iskan edilmiş olan kendi vatandaşlarını istekleri hilafına Ermenilere
teslim edemeyeceği açıktır, çünkü sizin talebinizin hedef tuttuğu bölgeler
ahalisinin takınacağı tavır hakkında hiçbir şüpheye mahal yoktur. Sebebsiz
olarak Ermenistan'a terkedilmiş olan Nahçıvan, Karabağ ve ilh... oturanlarının
şiddetli protestoları bu hususda çok karakteristiktir. Bu bedbahtları
başka yere nakletmeyi ve boş bir memleketi Ermeni kolonizasyonuna bırakmayı
aklımızdan bile geçiremeyiz, çünkü böyle bir şey Mezopotamya'da bulunan
İngilizlerin büyük yararınadır ve memleketimizde dahili harb açmakla denktir.
III. Ayrıca bize karşı ileri sürülebilecek tarihi delilleri de peşin olarak
red ve çürütmek isteriz. Hadise herkesin bildiği gibidir ve gerek Rus
gerek Garb istatistikleri bu hususda kanıt olarak yeterlidir. Birkaç
asırdan beri Şark Vilayetlerimizin hiçbir kısmında hiçbir vakit bir Ermeni
çoğunluğu olmamıştır. Ve Çarlık idaresi veya Garb emperyalistleri tarafından
teşvik edilen Türk ve Ermeni halklarının girişmiş oldukları kanlı mücadeleler
bir tarafa olduğu kadar, öteki tarafa da can kaybına malolmuştur. 1917'de
Rusların çekilmesinden sonra Ermeni çetelerinin Şark vilayetlerimizi ne
halde bıraktıkları bunun kafi derecede bir ispatıdır.
IV. Ermenilerin komünist haline geldiklerine inanmıyoruz. Bunun, İngiliz
yardımından mahrum kaldıktan sonra Rus desteğine nail olmağa mahsus bir
komedya olduğunu düşünüyoruz. Bu şartlar içinde Ermenistan'ı Mezopotamya'da
yerleşmiş İngilizlere yaklaştıracak surette uzatmak, Moskova ve Ankara
hükümetlerine pek çok nahoş sürprizler yaratmak demek olur.
V. Diğer taraftan bir milletin, samimi de olsa komünizmi kabulünün, bu
millete Türk arazisinden hediye suretiyle mükafatlandırılmasını kabul
edemeyiz. Bu arazinin ahalisi kendisine zorla kabul ettirilecek bir boyunduruktan
zaten nefret etmektedir. Böyle bir fiilin, insan haklarına aykırılığı
dolayısıyla komünist prensiplerine karşı olduğunu düşünüyoruz. Talebinize
hiçbir suretle muvafakat edemiyeceğimizin sebeblerini yukarıda izah ettikten
sonra bütün vazifelerimizin aksine olarak, bu nokta üzerinde olur vermemizin
neticesinin ne olacağını izah edelim:
1. Tek sebeb-i hikmeti Türk Milletinin iradesini temsil
etmekten İstanbul Meclis-i Mebusanında akdedilen Misak-ı Milli tarafından
1920 Ocağında tesbit edilen hududlar dahilindeki vatanın dokunulmazlığını
riayet ettirmekten ve memleketimizin siyasi ve iktisadi istiklalini temin
etmekten ibaret olan Hükümetimiz: Otoritesini bütün Anadolu'ya uzatacak
olan İngiltere'nin ve oyuncağı olan İstanbul Hükümetinin yararına kaçınılmaz
bir şekilde düşürülecektir.
2. Halifeliğin dini prestiji ve İngiltere'nin maddi desteği üzerine dayanan
bu hükümet, bir ay evvel teşekkülünden bu kadar korkmuş olduğunuz Kafkasya
anti bolşevist cephesini kaçınılmaz bir surette teşkil edecektir.
3. Orta Asya'da Rusya'dan memnun olmayan bütün kimseler, İstanbul'dan
gelen ve Ankara Hükümetinin ortadan kalkmasından sonra Türk Milletini
temsil kisvesine bürünecek olanlar tarafından desteklerini İngiliz Emperyalizmine
vermeye davet edileceklerdir.
4. Ahalisi müslüman olan İngiliz müstemlekelerindeki bütün gayrimemnunlar
aynı aracılar tarafından biraz hafifletilecek olan İngiliz boyunduruğuna
arzı teslimiyet etmeye ve desteklerini anti-bolşevist bir haçlı seferine
vermeye davet edileceklerdir.
Bu açık izahattan sonra müşterek davamıza bu kadar zararlı bir mesele
üzerinde artık ısrar etmeyeceğiniz ümidi içinde, memnuniyet verici bir
cevabınızı bekler ve saygılarımın kabulünü rica ederim bay Komiser.
| |
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Hükümeti Hariciye Vekili
|
Atatürk'ün Milli Dış Politikası, c. I, T.C. Kültür Bakanlığı,
Ankara-1994, s. 242-245
Açıklama: Belgedeki imza Atatürk'e ait olmamasına rağmen,
içerik Atatürk'ün görüşleri olduğu için çalışmaya dahil edilmiştir
|