|
ALMANYA GEZİSİNDEN BİR ANISI
Aralık 1917
...
Alsas'ta bir gece Vali'nin evine davet edildik. Güzel, geniş bir salondayız;
Vahdettin, vali ile bir masada oturuyor ve konuşuyor gibiydi. Ben salondakileri
inceleyerek geziniyordum. Bir aralık Vahdettin beni bulunduğu masaya davet
etti, gittim. Vali Vahdettin'e bir soru sormuş. Vahdettin bazı cevaplar
vermiş, fakat verdiği cevapları benim tarafımdan teyit ettirmeye lüzum
görerek demiş ki:
- Cephelerde bulunmuş, memleketi tanıyan bir kumandan yanımdadır, isterseniz
onu da dinleyiniz.
- Veliahda söz konusu meselenin ne olduğunu sordum:
- Ermeniler! dedi.
Alman Valisi, Ermenilerin çok iyi niyet sahibi olduğundan, Türklerin Ermenilere
karşı feci tecavüzlerde bulunduğundan, fakat Ermenilerin bu tarzda harekete
müstahak olmadığından bahsetmiş. Misafiri olduğumuz dost ve müteffik Almanya
milletinin yüksek bir valisinin, müstakbel Türkiye padişahı ile kemali
ciddiyetle bu konu üzerine konuştuğunu anladığım zaman hayrette kaldım.
Naci Paşa, Vahdettin ağzından:
- Bu kumandan temas ettiğiniz konuları iyi bilir, sizi aydınlatacak cevaplar
verecektir, dedi.
Valiye dedim ki:
- Türkiye'nin veliahdı ile Almanya'nın, mutena bir bölgede kıymetli olduğuna
şüphe etmediğim bir valisinin bulabildiği konuşma zemini beni hayrete
düşürdü. Evvela sizden şunu anlamak istiyorum: Müttefikiniz olan ve ittifak
uğrunda maddi manevi tekmil mevcudiyetini mahveden Türkiye'ye karşı, tarihin
bilmem hangi devrinde mevcut olduğunu iddia eden ve bu mevcudiyeti ihya
etmek için dünyayı aldatmaya çalışan Ermeniler lehine konuşmak fikri size
nereden geliyor?
Bize dair pek eksik bilgi sahibi olduğunu anladığım ve bütün fedakârlıklarımıza
karşılık, halâ Türkiye topraklarında bir Ermeni hakkı olabileceği zehabında
bulunan bu Vali ile alay edercesine konuşmaktan kendimi alamamıştım. Muhatabım,
derhal bütün söylediklerinin en nihayet işittikleri olduğundan ve dava
sahibi olmaktan uzak bulunduğundan bahsederek beni tatmine kalkıştı. Konuşmayı
bitirmek için kendisine:
- Veli hazretleri, dedim, biz cepheler dolaşan bir heyetiz; buraya Ermeni
meselesi konuşmak için değil, fakat müttefikimiz olan ve kendisine dayanmakta
olduğumuz Alman ordusunun hakiki vaziyetini anlamaya geldik; onu anladık,
kâfi bir vukuf ile memleketimize dönüyoruz.
Vali Vahdettin'i ve bizi sofraya davet etti.
...
|