|
BEKİR
YÖRÜK
Baba Adı : Yusuf
Doğum Yeri : Van
Doğum Tarihi : 1900
Ermenilerle aynı mahallelerde otururduk. Biz de Norşin mahallesinde
onlarla oturur, iyi de geçinirdik. Ta ki Ruslar müdahale edene
kadar. O günlerde Ermeni gençler (tığalar) Ruslar'ın teşvikiyle
komiteler kurdular ve taşkınlıklar yapmaya başladılar. Komiser
Nuri Efendi'yi öldürüp çarşıda arkın içerisine attılar. Haşbağ'nda
pota memurunu öldürdüler, telefonu göğsüne bıraktılar. Bugün,
yerinde hamam yapılmış olan bir binayı bombaladılar, enkazın
altında kalan 20 kişi şehit oldu.
Meşrutiyet ilan edilmiş, müftü ile keşiş el sıkışarak sözde
Müslümanlarla Hıristiyanların kardeşliğini ilan etmişlerdi.
O zaman Van Valisi Tahsin Bey'di. Müftü ağlayarak el sıkışmak
zorunda kaldı. Ancak hadiseler aleyhimize gelişti. Komitacılar
giderek azıttılar, isyan başladı. Ermenilerle 29 gün Haşbağı'nda
harp ettik. Silahımız yoktu. Tümen Erzurum'a gidince tamamen
korumasız kalmıştık.
Meşrutiyet'ten sonra orduya alınan Ermeniler de bizim silahımızla
bizi vurdular. Orduda kalanlar da askerimizi arkadan vurdular.
Müslüman mahallelerde kalan yaşlı ve yeni yetme gençler sabaha
kadar devriye geziyorduk. Bu arada kışlayı bombaladılar. Ruslar
yardım için tenekelerle altınlar gönderdiler. Bu mücadele
29 gün sürdü. Rusların gelişine kadar devam etti. Yaşlı Ermeniler
bu kavgayı istemiyorlardı. Çünkü Van'ın zengini, en iyi hayat
süren Ermenilerdi. Eski Van şehrinde çok sayıda Avrupa kumaş
satan mağazaları, 1.000 kadar dükkanları vardı. Tüccar ve
servet sahibi idiler. Bu olaylar çıkınca civar köy ve kasabaların
ahalisi hep Van'a döküldü. Bu dükkanlar iki gün içinde yok
olup gittiler.
Sonra 50 gemi dolusu insan Van'dan hicret ettik, gemilerin
üçünde yaralı askerler vardı. Cevdet Paşa halkı iskeleden
gemilere bindirdi. Adaya gittik (Adır Adası). Burada Ermeni
tığalar yer altında talim görüyorlardı. Adada 9 gün kaldık.
Tahta yelkenli gemilerin bir kısmını dalgalar parçaladı. Adada
kuyular vardı. İki fırın vardı. Buradan (Van'dan) kimse bir
şey alıp gitmedi. Aç kaldık, perişan olduk.
Ağabeyim de subaydı, Erzurum'dan yaralı olarak gelmişti. Başlarında
bir yüzbaşı vardı. Ermenilerin bizi keseceğini düşünen ağabeyim,
onu ikna etti. 10 gemi oradan ayrıldık. Çok da fazla gidemedik.
Ahlat'tan bu yana kıyıda kaldık. Zor şartlarda ertesi gün
ancak Tatvan'a vardık. Biz ayrıldığımız gün Ermeniler her
tarafı yangın yerine çevirdiler. Van'da Türkiye'nin her yanından
gelen yaralı askerler vardı. Ermeniler onların yatmakta oldukları
kiralık evlerden yapılma hastaneleri ateşe verdiler. O yüzden
burada 67 vilayetin şehidi yatmaktadır, buralar mukaddes topraklardır.
Amcam çok yaşlı idi, adı Teren ağa idi. Van'dan ayrılırken
onu götürememiştik. Kendisi, karısı, kızı, iki torunu (kızının
kocası da çayda boğulmuştu. Kaynatası, gelinini bırakmamıştı).
Ermeni tığaları amcamı, o çocukları baltayla parçalayıp öldürmüş.
Kızı, burada Amerikan okulu vardı. (Van'da ecnebilerin konsoloslukları
vardı. Olaylar çok şiddetlenince terk edip gitmişlerdi), kız
oraya sığınıyor. Ermeniler onu da binanın ikinci katından
atıp şehid etmişler.Tatvan'dan Bitlis'e geçtik. İki aya yakın
bir zaman da orada kaldık. Ruslar gelince yeniden yollara
düştük. Hizan'a, oradan Diyarbakır'a gittik. Biz buradan gittikten
sonra Jandarma Kumandanı, Vali Vekili olan amcam, Ömer Bey'e
rapor gelirdi. Mansur Çavuş adlı birisi vardı. Ömer Bey'e
rapor getirdiğinde hüngür hüngür Sebebi sorulduğunda şunları
anlattı.
Van'ın boşaltılmasından üç gün sonra şehidleri toplamaya gittik.
Yüzlerce yaşlı kadını, kazığa oturtmuşlar. Başlarında örtüleri,
adeta oturuyormuş gibilerdi. Yakına, yanlarına gidince kazığa
oturtulmak suretiyle şehid edilmiş olduklarını gördük. Akla
sığmayacak binlerce vahşet örneği bu olayları gören Müslüman
şahitler ağlayarak Ömer Bey'e rapor eder. O da M. Kemal'e
bildirirdi. Nihayet Ruslar geldi. Van'ın neredeyse beşte dördünün
yok edildiği bu vahşete onlar bile razı olmadılar.Ermenilerin
katlettiklerinden başka, birçok insan da muhacerette öldü.
Çoğu açlık ve hastalıktan yollarda kırıldı. Van'dan giderken
hiç kimse bir şey alamadı ki yanına. Üç yıl sonra hicretten
döndüğümüzde Van'da Müslüman mahallelerini yerle bir edilmiş
olarak bulduk. Ama Ermenilere ait yerler sapasağlam ayakta
idi. Döndüğümüzde Van'da 2000 kadar da Ermeni yaşıyordu. Türkler
dönmeye başlayınca adaya kaçtılar. Daha sonra (2 sene) hükümet
onları Revan'a gönderdi.
|