|
HİKMET
SAYLIK
Baba Adı: Ziver
Anne Adı: Şöhret
Doğum Yeri: Van-Gülsünler
Doğum Tarihi: 1901
Ben eski adıyla Şeyhkara, şimdiki adıyla Gülsünler köyündenim.
Ermenilerin köyleri basarak Müslüman halkı kesmesi üzerine
köyden ayrıldık. Van'a doğru gidiyorduk. Ama Van'a ulaşamadan
Ermeniler yolumuzu kestiler. Böyle olunca düzgeri döndük.
Köy halkının bir kısmı (300 kişi) Zeve'ye toplandı. Bir o
kadarda köye döndük.
Biz bir kafile halinde Hoşab'a doğru kaçtık. Orada, Hoşab'ta
Türk askeri vardı. Bize biran önce kaçmamızı, ateş hattından
çıkmamızı söylediler. Türlü zorluklarla Siirt'e kadar gittik.
Tabii muhacirler hastalık ve açlıktan ötürü çok zayiat verdiler,
çok telef oldular. Oradan Diyarbakır'a, Mardin'e ve nihayet
Adana'ya vardık. Fransızlar'ın Adana'yı işgal etmesi üzerine
Konya'ya gittik. Hükümet daha sonra bizi Mersin'e gönderdi.
Sonra Türk askeri Van'ı kurtarınca geri döndük.
Ama Van'da köyleri de tam harabe idi, ıssız-sessiz, yanmış-yıkılmış
idi. Bizim köyde de 300 kişiyi şehid etmişler. İnsanları damlara
(evlere) toplayıp yakarak öldürmüşler. Van hep muhacir olup
gitmiş, kalanları da Ermeniler kesmişti. Biz döndüğümüzde
bunun için harabe idi. Gerçi Ermeniler'in hepsi gitmemişti,
bazı köylerde (mesela Alaköy'de) duruyorlardı. Ama Müslümanlar
onlardan kimseye zulmetmediler.
Daha sonra hükümet onları Rusya'ya gönderdi. Bu köyde benim
ailemden çok şehid olan var. Annem, babam, ağababam (Mustafa)
ve daha başka yakınlarım. Biz hicrete 30-40 hane gittik, ancak
10 hane geri dönebildik. Burada kalanlar da, Zeve'ye gidenler
de tamamen katledildiler. Burada Ermeniler tarafından katledilen
200'e yakın Müslüman insanın iskeletini ben buldum. Şuraya
defnettim. Fakat durumum müsait olmadığından onlara bir taş
yaptıramadım. Bunların içerisinde annem ve babam başta olmak
üzere birçok akrabam ve köylüm de vardı. Ermeniler onları
yakmak suretiyle katlettiler.
|