VAN BELEDİYE REİSİ KAPAMACIYAN EFENDİNİN ERMENİ TAŞNAK
KOMİTESİ TARAFINDAN KATLİNE DAİR
*
(Dr. Hasan Oktay)
*- YYÜ Eğitim Fakültesi Tarih Bölümü VAN
İkinci
meşrutiyetin ilanından sonra oluşan siyasi atmosfer
sonrası Van’da belediye başkanlığı, Van idare meclisi
azalarından Bedros Kapamacıyan isminde Millet-i Sadıka’dan
bir Ermeni’ye 1909 yılı ortalarında teslim edilmiştir.
Şehir nüfusu Müslüman çoğunluğa sahip olmasına rağmen
hiçbir ayrıma uğramadan Kapamacıyan efendi herkesin
teveccühünü kazanarak aza seçilmiş, dolayısıyla Müslümanların
da oyunu almıştı. Zira yapılan seçim neticesinde 10
idare meclisi azasından ikisi millet-i sadıkadan seçilmişti.
Çalışmalarıyla büyük bir takdir toplayan belediye
reisi hakkında pek bilgiye sahip olmasak ta onun sevilen
sayılan, manifatura ticaretiyle uğraşan bir ailenin
ileri gelen önemli bir ferdi olduğuna dair kanaat
hakimdir.
Yöneticiliği
esnasında geniş bir kitleyi memnun etmesine rağmen
Van’da oldukça etkili olan ve farklı beklentiler içerisindeki
Ermeni İhtilalci Taşnak Komitesinin arzuları doğrultusundaki
bir kolaylığı sağlamamıştır. Kapamacıyan efendi Ermenilerin
geleceği hakkında ne yapmak istedikleri ve ne yaptıkları
pek de belirgin olmayan Taşnak ve Hınçak komitelerine
karşı daima Devlet-i Osmaniye’den yana tavır koyarak
Van’da yaşayan her iki topluluğun da huzur ve refahı
için açık yüreklilikle hizmet etme gayreti içerisindeydi.
Belediye reisi Kapamacıyan, halkın huzuru ve şehrin
geleceği için canla başla çalışırken Ermeni Patriği,
Ermeni meselesini Avrupa devletleri nezdinde canlı
tutabilmek için Taşnak komitesiyle işbirliği yaparak
Van ve civarında bazı tertip ve provokasyonlara girişti.
Bu
tertipler doğrultusunda Van’da nisan 1912 de bir dizi
yangınlar çıkmış ve bu yangınlarda bazı Ermenilerin
de evleri yanmıştı. Patrik bu yangın ve provokasyonlar
meselenin belediye reisi ağzıyla Avrupa elçiliklerine
rapor edilmesini yani Müslümanların Ermenilerin mallarını
canlarını her an ortadan kaldırmaya hazır olduğunu,
bu olayları Müslümanların çıkardığını bildirmesini
istemiştir. Belediye reisi Kapamacıyan efendi ise
meselenin böyle olmadığını yangını Ermeni Taşnak komitelerinin
çıkardığını anlatan bir rapor göndermiştir. Aynı zamanda
Van Valiliğine çıkarak sadakatini ve Devlet-i Osmaniye’ye
bağlılığını bildirdi. Patriklik ise bu durum karşısında
derhal Van’a bir heyet göndererek Reisi yatıştırıp
olayları ört pas etmeğe çalıştı. Zira Kapamacıyan
efendinin dostu, seveni, hısım ve akrabası çok olduğundan
onun bu tavrı komitenin Van’da bitme noktasına geldiği
manasına yorumlanabilirdi.
Yıllardır
Van merkezli büyük bir gayret içerisinde çalışan Komitenin
işlerini oldukça zora sokan Reisin yaşaması artık
komite için hazmedilemez bir durumdu ve Reis hakkında
infaz kararı çıktı. Teorilerini Ermeni - Türk çatışması
üzerine kuran ihtilalci çeteler, daha önceleri de
Ermeni ileri gelenlerinden Osmanlı devletine destek
vererek halkın üzerindeki kendi hakimiyetlerini yok
edenlere karşı suikastlar düzenlemişler, böylece korku
salarak aleyhlerinde oluşacak muhalefeti de ortadan
kaldırmış olacaklardı.
Olayların
Önlenmesi Çalışmaları
19.
yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı coğrafyasındaki gelişmeler
neticesinde artık huzurun bozularak kargaşaların çıkacağı
kendini göstermeye başlamıştı. İkinci meşrutiyetin
ilanından biraz evvel ihtilalci Taşnak Ermenilerinin
ayrılıkçı hareketlerini halka zarar vermeden kendi
çapında önlemeye çalışan Van valisi Ali Rıza Paşa,
çetecilerin etkisini kırmak için vali yardımcılığına
Ermeni Ohannes Ferit Boyacıyan Efendiyi getirmiş,
kardeşi Armarak Boyacıyan Efendiyi ise Gevaş’a kaymakam
olarak tayin etmişti. Gevaş’ın Van’a uzaklığı otuz
beş kilometre civarında olup Ermenilerce önemli bir
dini merkez sayılan Akdamar adası bu ilçe sahilindedir.
Bu tayinlerle Ermeniler arasında ayrılıkçı propaganda
yapan ve yine bu durumu sık sık Avrupa devletlerine
şikayet konusu yapan Taşnak Ermeni komitesinin Avrupa
devletleri nezdinde bahaneleri kalmayacaktı. Armarak
Efendi Ermeni çetecilerinin Akdamar adasını üss olarak
kullanmalarını şiddetle engelleyerek çetelerin işlerini
zorlaştırdığı gibi, onların halkın üzerindeki tesirini
de ortadan kaldırmak üzereydi. Böylece vali Ali Rıza
paşanın politikası meyvelerini vermeye başlamıştı.
Bunun üzerine Çeteler Armarak Efendiyi öldürerek önlerindeki
büyük bir engeli kaldırmış oldular. Kardeşinin öldürülmesi
üzerine Ohannes Ferid Efendi artık Van’da kalamayacağını
ifade edip Ali Paşadan izin alarak Elazığ vali yardımcılığına
tayin istedi.
Ali
Paşa durumun nazikliği karşısında ahali-i mutiinin
hükümete bağlılığını artırmak, çetelerin hesaplarını
bozmak için Erzurum vilayeti eski tercümanı Ermeni
Mikail Efendinin Van vali yardımcılığına atanması
için Bâb-ı Aliye gerekli ikazları yapmıştı. Bab-ı
Ali bu ikazları yerinde bularak Mikail Efendiyi Van
vali yardımcılığına tayin etti. Fakat Mikail Efendinin
Van’da Taşnak Ermenilerinin bu anlaşılmaz tutumundan
rahatsızlık duyduğundan istenilen hizmeti veremeyeceğini
bildiğinden bu görevinden affını istemiştir. Bunun
yerine eski kaymakamlardan Leon Efendi tayin edilerek
Van’daki Ermenilerin gönlü razı edilmeye çalışıldı.
Bunu yanında Osmanlı coğrafyasında yaşayan Ermeni
ileri gelenlerine taltifatlar veriliyordu. Böylece
çetelerin bahane olarak ileri sürebileceği meseleler
bir bir çözüm yoluna koyuluyordu. Bütün bu iyi niyet
çalışmalarına rağmen Ermeni komiteleri faaliyetlerine
son vereceklerine Rusya Ermenileriyle irtibatlarını
kuvvetlendirerek çalışmalarını yer altına çekip daha
gizli bir biçimde sürdürmeye devam ettiler. Ermeni
komitacılarını artık hiçbir şey durduramıyordu.
Kapamacıyan
Efendi Öldürülüyor
Van
Belediye reisi Bedros Kapamacıyan efendi Ermeni çetelerine
karşı durmanın onların emirlerine uymamanın cezasını
çekecekti. Sık sık tehditler alan Van belediye reisi
Kapamacıyan efendi isminin üzerine kara haç basıldığından
habersiz bir şekilde kalabalık aile efradıyla akşam
vakti akrabalarından Marcidciyan efendinin isim koyma
günü kutlamalarına misafir olarak gitmek için evinden
dışarı çıkıp kapısında bekleyen kızağa bindi. Bu esnada
evin etrafında tertip alan Taşnakcı bir grup, kalabalığın
üzerine yaylım ateş açmağa başladı. Hazırlıksız ve
korumasız bir şekilde yakalanan Reis kafasına isabet
eden iki adet kurşunla cansız bir şekilde yere yığıldı.
10 aralık 1912. 65 yaşında öldürülen Bedros Kapamacıyan’a
karşı suikastın olacağı gün gibi ortadayken devlet
tarafından her hangi bir tedbir, koruma alınmamış
olması ise oldukça düşündürücüdür.
Başkanın
evi Bağlar mevkiinde olduğundan en yakın karakol on
dakika mesafedeydi. Bunun için jandarma olay mahalline
yetişinceye kadar katiller karanlıktan da istifade
ederek kaçtılar. Bağlar mevkii büyük bir çoğunlukla
Ermenilerin iskan ettiği bağlık bahçelik bir mahalle
olup Taşnak komitesinin en güçlü olduğu yerdir. Bu
yüzden katillerin kaçıp saklanması oldukça kolay olmuştur.
Karakol kumandanı her hangi bir taşkınlığa mahal vermemek
için olay yerine yeteri kadar polis ve jandarma sevk
ederek bir dizi tedbir aldı.
Kumandan
olay yerinde hiçbir şeyi gözden kaçırmamak için büyük
bir inceleme yaparak bütün delilleri topladı. Yapılabilecek
en ufak bir hata Van’da büyük bir karışıklığın çıkmasına
sebep olabilirdi. Van Ermeni ihtilal örgütlerinin
önem verdikleri bir şehir olarak geçmişte ciddi manada
Ermeni isyanı provasına sahne olmuştu.
Katiller
Yakalanıyor
Olayı
görenlerin şaşkınlıkları üzerlerinden geçtikten sonra
acilen ifadeleri alınmağa başlandı. Katillerin eşkal
ve haklarında bilgiler yavaş yavaş ortaya çıkıyordu.
Özellikle Reisin oğlunun verdiği ifadeden anlaşıldığına
göre Karakin ve arkadaşı bu cinayeti işlemiş olabileceği
ortaya çıkıyordu. Böylece katillerin aşağı yukarı
belirmesi Müslüman ahali ile Ermeniler arasında çıkması
olası bir karışıklık önlenmiş oldu Hızlı bir şekilde
operasyonlar yapılarak Karakin yakalanmış ve ismini
tespit edemediğimiz arkadaşı ise kaçmayı başarmıştı.
Olayı gerçekleştiren ekibin içerisinde arabasıyla
bulunan ve daha önce Van’a silah sokmak suçlarından
aranan arabacı Potur, Saraç Osep, kuyumcu Karakin,
olaydan sonra Karagündüz köyüne kaçan ve Taşnak komitesinin
önde gelen üyesi ve Kapamacıyan efendinin öldürülmesini
planlayan Sahaf lakaplı şahıslar da sıkı bir takipten
sonra yakalanmışlardır.
Olay
anından beri kayıp olan katil Karakin’in arkadaşı
daha sonra yakalanarak hapishaneye konulmuştur. Faillerin
bu şekilde hızlı yakalanması aslında Van için alışılmış
bir manzara olmamakla beraber Kapamacıyan efendinin
şahsı ve olayın nazikliği bu gelişmeyi sağlamıştır.
Van’da
Taşnak komitesi mensuplarının çıkardığı Azadamart
gazetesi köşe yazarlarından Viramyan efendiyle Ermeni
mektepleri müfettişi ve Taşnak komitesinin Van sorumlusu
Aram Manukyan efendinin ve bazı ileri gelen Taşnak
komitesi üyelerinin bir kısmı Belediye başkanı Kapamacıyan
efendinin öldürülmesinin azmettiricisi olarak tutuklanmalarına
karar verildi.
Taşnak
komitesinin ileri gelen üyeleri daha evvelce her fırsatta
valiliği Dersaadete ve Avrupa elçiliklerine şikayet
ettiklerinden haklarında çıkan bu tutuklama kararının
da bununla alakalı olduğunu zannediyorlardı. Bunun
için sık sık Taşnak komitesi kulübünde toplantılar
yaparak durum değerlendirmesinde bulunuyorlardı. Van’da
daha önce büyük olaylar olduğundan ve Ermeni çeteleri
birkaç yıl önce üzerlerine fazlaca gelen Van valisi
Ali Rıza paşayı Batum’da katlettiklerinden bırakın
komite üyelerini tutuklamayı en ufak bir zabıta vukuatında
bile Ermeniler hakkında her hangi bir soruşturma yapılamıyordu.
Dolayısıyla halkın üzerinde bir korku ve bıkkınlık
oluşurken komite üyelerinin kendilerine güveni artıyordu.
Onunu için Belediye reisinin katledilmesini organize
eden ve yönlendiren Aram ile Viramyan efendilerin
tutuklanmaları münasip bir zamana ertelenmiştir. Hem
Ermeniler ve hem de Müslümanlar tarafından Kapamacıyan
efendinin cinayetiyle ilgili gelişmeler valiliğe sık
sık sorulmasına rağmen Van şartlarında bir iki kişinin
tutuklanması dışında kayda değer bir netice alınamayınca
olay Dersaadet’e intikal etmiştir. Cinayeti işleyen
bir iki kişi tutuklanmasına rağmen asıl olayın arkasındaki
komite ile ilgili bir gelişme sağlanamadığından halk
yılgınlığa kapılabilirdi.
Viramyan
Efendi ve Savunması
Yukarıda
da belirttiğimiz gibi hem Ermeniler ve hem de Müslümanlar
tarafından Kapamacıyan efendinin cinayetiyle ilgili
gelişmeler valiliğe sık sık sorulmasına rağmen Van
şartlarında bir iki kişinin tutuklanması dışında kayda
değer bir netice alınamayınca olay Dersaadet’e intikal
etmiştir. 1912 seçimlerinde milletvekili seçilemeyen
Viramyan Papazyan Azadamart gazetesinde köşe yazarlığına
başlamıştı. Belediye reisinin öldürülmesi olayının
arkasında Aram Manukyan ile beraber Viremyan’ın da
olduğu ile ilgili haberlerin yayılması ve kendisine
bu olay ile ilgili celpname gönderilmesi üzerine Dahiliye
nezaretine bir dilekçe göndermiştir.
“Dahiliye
Nezaretine
Üç
aylık yokluğumdan sonra Van’a varışımda vilayetimizle
Bitlis’in Hizan kazasını vahim bir buhran içerisinde
gördüm. Hayli adaletsizlikleri neticelendirmek için
ciddi bir gayret olmadığı gibi bilakis canilerle şakilere
tam serbestlik verilmiş, çiftçiler baharın gelmesinden
son derece rahatsız oluyorlar. Zira katl, ve yaralama
ve yağma birbirini takip edeceğine şüphe etmiyor.
Şekavet ve cinayetle bilinen Kürt ağaların adet haline
getirdikleri Kürt köylülerini zorla silahlandırarak
savaşa hazır hale getirmelerini Van valisi İzzet paşa
görmezlikten gelerek nefsi müdafaa içerisindeki Ermenileri
ve Taşnak komitesinin bilinen elemanları aleyhinde
yavaş yavaş ve devamlı bir takibat icra kılmaktadır.
Elyevm
hapishanede suçsuz ve günahsız köylülerle Karkanlı
Kolost, Mindanlı Sahak, Karagündüzlü Şirin ve bazı
Ermeniler kalmaktadır. Ve çokları dahi korkularından
firar etmektedirler. Kapamacıyan 10 aralıkta öldürülmüş,
benim Van’dan ayrılışım bundan 19 gün öncedir. Buna
rağmen dün bu olaydan dolayı savcılıkça hakkımda zanlı
sıfatıyla celbname geldiği gibi Akdamar Katogigoshanesi
mektepleri seyyar müdürü maktül Rafael efendinin arkadaşı
müdür Aram efendiyi mahvetmek maksadıyla Aram’a da
aynı meseleden yine zanlı sıfatıyla celbname gönderildiğini
haber aldım.
İzzet
bey ve müşavirlerinin maksatlarının ve adliye memurlarının
hapishanede adam çürütmekten zevk aldıklarını bildiğimden
hayatımı onlara teslim etmedim. Böyle alçak iftiralara
karşı aciz olmamakla beraber kendilerinin arzularına
kurban olmak istemediğimi arz ederim. İzzet bey ve
adamları Ermeniler hakkında şu hareketlerinde devam
ederlerse meydan katil, gasıp ve hırsızlara kalacağından
namus ve korku taşıyanlar firar edecekleri muhakkaktır.
Ermeni
milleti menfaatinin gayr-ı kabil tefrik bir suretle
Osmanlı vatanına bağlılığını tasdik ettiği . Vilayetimizi
tehdit eden şu belalara devletin dikkatini celbiyle
beraber vakti var iken etkili seri tedbirlere başvurulması
ricasını ,iletirken Rumeli’de düşülen hataya Anadolu’da
düşülmemesi ümidiyle cevap bekliyorum.” Önceki dönem
Van mebusu Viremyan.
Viramyan’ın
ilk etapta masumane gibi gözüken bu isteği Dahiliye
nezareti tarafından dikkate alındığı görülmektedir.
Dahiliye nezareti muhaberat-ı umumiye dairesi tarafından
Van vilayetine gönderilen şifrede Viramyan’ın cinayetten
önce Van’dan ayrıldığını ve Van’da yaşayan Ermeniler
aleyhine takip edilen hasmane hareketlerden şikayet
ettiği bildirilerek bu olayların aydınlatılarak bir
neticeye kavuşturulması istenmektedir. Bunun yanında
halin nezaketi göz önünde tutularak Ermeniler hakkında
endişelenmelerine sebep olacak şiddetli muameleden
mümkün mertebe kaçınılması tavsiye olunmuştur.
Viremyan’ın
Taşnak komitesinin ileri gelen bir üyesi olarak bu
cinayetle alakası olmaması düşünülemez. Yazdığı dilekçe
tamamen profesyonel olarak tarihe yazılmış bir dilekçe
olarak karşımıza çıkar. Aslında yazdığı bu dilekçede
özellikle belirttiği Balkan hadiseleri aba altından
sopa göstermek kabilinden addedilebilir. Bunun yanında
Viramyan 1912 de yapılan seçimde tekrar milletvekili
seçilememiş, belki de Kapamacıyan’ın öldürülmesi altında
bu gerçeği göz önünde bulundurmak gerekir.
Cenaze
Merasimi
Ermeniler
tarafından oldukça fazla sevilen Kapamacıyan efendinin
katli üzerine hızlı bir şekilde gidilmesi en azından
katillere gerektiği ceza verilemese bile yakalanması
ahali arasında memnuniyetle karşılandığı gibi katillerin
Ermeni olması da ayrıca Ermeniler içerisinde derin
bir üzüntü meydana getirdi. Kapamacıyan’ın icra edilecek
cenaze merasimi için gerekli tedbirler alınarak asayişin
bozulmamasına özen gösterildi. Büyük bir kalabalık
eşliğinde sabahın erken saatlerinde icra edilmeye
başlayan cenaze merasiminde yapılan konuşmalarda hep
Kapamacıyan efendinin faziletlerinden, iyilik ve güzel
ahlakından bahsedildi. Cenaze merasime yabancı misyon
şeflerinden İngiliz, Rus, Fransız konsolosları da
katıldılar.
Bunun
yanında merasime askeri erkandan kimse iştirak etmediği
gibi cenazede Taşnak komitesinden de hiç kimse bulunmamsı
manidardır. Taşnak komitesi bu tavrıyla açıktan reisi
öldürdüğünü net bir tavırla sevenlerine ve düşmanlarına
bir gözdağı vesilesi yapmıştır.
Van’da
faaliyet gösteren gizli polis teşkilatına cenaze merasimine
katılan halkın hissiyatını ve aralarında geçen konuşmaları
ve tavırları gözlemleme görevi verildi. Bunun yanında
gizli polisin vazifesi cenaze merasimi esnasında doğabilecek
taşkınlıkları, provokasyonları da önlemekti. Gizli
polisin tespit ettiklerine göre cenazenin Bağlar mevkiindeki
Ermeni mezarlığındaki defin merasimi esnasında katılanlar
arasında yapılan yarım ağız sohbet türü konuşmalarda
bu cinayeti Taşnak komitesinin işlettiği aleni olarak
ortada olduğu, hükümetin bu konuda vakit geçirmeden
hareket etmesi gerektiği anlatılarak Kapamacıyan efendinin
memleketine yaptığı hizmetler de ağızdan ağıza dolaşıyordu.
Bunun yanında Ermeniler komiteden çekindikleri için
mümkün olduğu kadar sessizce konuşarak nefretlerini
ortaya koyuyorlar ve komiteyi kınıyorlardı. Yakında
komitenin Ermeniler üzerindeki tesiri etkisini kaybedeceğini
ve Ermeniler arasında büyük bir infialin ortaya çıkacağını
da söylemekten geri durmuyorlardı. Cenaze merasimi
akşam vaktine kadar sürdü ve akşam vaktine yakın aile
kabristanlığına defnedildi. Kapamacıyan efendinin
belki de hayatını ortaya koyarak devam ettirmeğe çalıştığı
birlikte yaşamanın asgari şartları hızla bozulmuş,
artık Van’da gidişat geri dönülemez bir şekilde ters
yüz olmuştu..
İhtilalci
Taşnak Ermenileri emellerine ulaşabilmek için gözünü
bile kırpmadan kendi insanlarını öldürebiliyorlardı.
İhtilal için uygun ortamın oluşturulabilmesi için
her türlü eylemi göze alan komiteciler faaliyetlerini
bir sistematiğe bağlayarak yaptıkları çalışmalar Rusların
da yardımıyla netice vermiş ve Van’ı geçici olarak
işgal etmişler, ekim 1917 bolşevik ihtilaliyle Ruslar
geri çekilince Van tekrar Türklerin eline geçti. Fakat
Ermeni Taşnak çetesinin akıl almaz cinayet ve baskıları
neticesinde bin bir güçlük ve zorlukla şehri terk
eden Müslüman halk geri döndüğünde hem şehir ve hem
de şehrin huzuru tamamen bozulmuş bir manzarayla karşılaştılar.
Artık Ermeni komşu ve dostları da Van’da yaşamıyorlardı.
Taşnakçıların önünde zorla bir maceraya sürüklenen
Kirkorlar, Arabacıyanlar, Terzibaşıyanlar, Avadisler,
Boyacıyanlar ve isimlerini sayamayacağımız yüzlerce
Ermeni ailenin torunları dedelerinden, ninelerinden
dinledikleri Van şehrinin hayali içerisinde tekrar
birlikte ve beraber Müslümanlarla yaşamanın hayalini
nesilden nesile anlatarak bir özlemi gidermektedirler.
Dipnot:
*- YYÜ Eğitim Fakültesi
Tarih Bölümü VAN
(1)
Teotik Salnamesi, İstanbul 1911, s. 253; Türk
belediyeciliğinin tarihi gelişimi hakkında bakınız;
İlber Ortaylı, Tanzimattan CumhuriyeteYerel Yönetim
Geleneği, İstanbul 1985, s. 9; Mehmet Ali Gökaçtı,
Dünyada ve Türkiye’de Belediyecilik, İstanbul
1996; İlhan Tekeli, Türkiye’de Belediyeciliğin
Gelişimi, Ankara 1982.
(2)
BOA DH MUİ, nr. 23-2/23-1
(3)
Kapamacıyan efendiye 2 şubat 1908 de ihsanda bulunulmuştur.
BOA İrade Taltifat, 1325. Za/ 111.
(4)
Teotik Salnamesi, İstanbul 1911, s. 253;Y. Çark,
Türk Devleti Hizmetinde Ermeniler, İstanbul
1953, s. 175; M. Sadi Koçaş, Tarihte Ermeniler
ve Türk Ermeni İlişkileri, İstanbul 1990, s. 124.
(5)
Taşnaksutyun örgütü, Ermeni ihtilal cemiyetleri ittifakı
olarak Balkanlardaki ayrılıkçı çeteleri örnek alarak
1890 da Tiflis’te kuruldu ve kısa zamanda İstanbul,
Erzurum ve Van’da şubeler açarak faaliyete başladı.
L. Nalbantyan, The Armenian Revolotonary Movement:
The Development of Armenian Political Parties Through
The Nineteenth Century Los Angeles 1963, s. 442;
Fıruz Kazemzadeh, Russıa And Brıtaın ın Persıa
1864-1914, a Studıa in Emperialism, London
1968, s. 527; Nejat Göyünç, Osmanlı İdaresinde
Ermeniler, İstanbul 1983, s. 65; Mim Kemal Öke,
Ermeni Meselesi, İstanbul 1986, 95; Cevdet
Küçük, Ermeni Meselesinin Ortaya Çıkışı, İstanbul
1984, s. 100; M. Sadi Koçaş, Tarihte Ermeniler
ve Türk Ermeni İlişkileri, İstanbul 1990, 153;
Komitenin siyasi yönü için bakınız Anahide Ter Minassian,
“1876-1923 Döneminde Osmanlı İmparatorluğunda sosyalist
hareketin doğuşunda ve gelişmesinde Ermeni topluluğun
rolü”, Osmanlı İmparatorluğunda Sosyalizm ve Milliyetçilik,
derleyen M. Tunçay, Erich Jan Zürcher, İstanbul 1995,
s. 163-238;
(6)
1873 de Vanlı Khrimian Hairik İstanbul patriği olarak
tayin edildikten sonra Ermeni meselesini taşradan
İstanbul’a oradan da Avrupa elçilikleri nezdine taşıyabilmeyi
hedeflemişti. Böylece başlayan tertip ve kundaklamalar
hızla Anadolu’ya yayılmış olduğundan bu olaylardan
en fazla nasibini Van almış oldu. Bakınız Frederic
Macler, Autour de L’Armenie, Paris 1917, s.
183 den naklen Yves Ternos, Ermeni Tabusu,
İstanbul 1993, s. 58; ayrıca Patrik Khrimyan’ın faaliyetleri
için bakınız, Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni
Meselesi, Ankara 1996; Kamuran Gürün, Ermeni
Dosyası, Ankara 1988; Erdal İlter, Ermeni Kilisesi
ve Terör, Ankara 1999.
(7)
BOA DH SYS 109/2-1.
(8)
BOA DH SYS 109/2-1.
(9)
BOA DH MUİ 55-1/54 ( 18-22 mart 1909 tarihli
Van ihtilal cemiyetinin 5. istişare toplantısı tutanakları
Anahide Ter Minassian bu toplantının Hınçak komitesi
tarafından yapıldığını belirtmesine rağmen (Anahide
Ter Minassian, “1876-1923 Döneminde Osmanlı İmparatorluğunda
sosyalist hareketin doğuşunda ve gelişmesinde Ermeni
topluluğun rolü”, Osmanlı İmparatorluğunda Sosyalizm
ve Milliyetçilik, derleyen M. Tunçay Erich Jan
Zürcher, İstanbul 1995, s. 179) toplantı tutanaklarında
“Daşnaksutyun” ibaresi geçtiğinden bu toplantı Taşnak
cemiyetinin ihtilal toplantısıdır.)
(10)
BOA DH SYS 109/2-3 (Genelde ihtilalci örgütlerde
bu tip kararlara oldukça sık rastlanmakta olup Ermeni
tethiş örgütlerinde ise uygulama isim üzerine kara
haç basılarak infaz süreci başlatılıyordu.)
(11)
Ermeni Komitelerinin Amal ve Hareketi İhtilaliyesi,
Ankara 1983, s. 250;Ermeniler Anadolu’da faaliyetlerini
sürdürürken bir taraftan da İstanbul’da kendilerine
yüz vermeyen dindaşı Ermenileri katlediyorlardı. Avukat
Haçik, Gedikpaşa kilisesi başpapazı Dacad Vartabet,
tüccar Karagözyan, kandilci Onnik, Apik Uncuyan, polis
memuru Markar, Meclis-i ruhani üyesi Mampre Vartabet,
Hacı Dikran Mıgırdıc Tütüncüyan Ermeni çeteciler tarafından
katledilen yüzlerce Ermeni’den sadece birkaçıdır.
Altan Deliorman, Türklere Karşı Ermeni Komitecileri,
İstanbul 1975, s. 31.
(12)
Y. Çark, age, s. 168.
(13)
Faiz Demiroğlu, Van’da Ermeni Mezalimi, Ankara
1995, s. 54; Teotik Salnamesi, İstanbul 1911,
s. 250;Y. Çark, age, s. 168.
(14)
Ali Paşanın bu çalışmaları neticesi Van’da bozulmaya
çalışılan sosyal düzen tekrar eski güzel günlerine
dönmeğe başlamıştı. Fakat çeteler kendi faaliyetlerini
baltalayan Ali Paşayı uzaklaştırmak için yaptıkları
mücadeleyi kazandıktan sonra Ali paşayı Batum’da öldürdüler.
Hasan Oktay, “Valiler Eskiden de Hedefti”, Tarih
ve Medeniyet, İstanbul 1999, sayı 62, s. 60-63.
(15)
BOA İrade-i Dahiliyye, 2685/55, 27 /Şevval/ 1325.
(16)
BOA İrade-i Dahiliyye, 2685/55, 27 /Şevval/ 1325.
(17)
BOA İrade-i Dahiliyye, 1596/35, 16 /Recep/ 1326.
(18)
BOA İrade-i Dahiliyye, 2118/72, 22 /Şaban/ 1326.
(19)
BOA İrade Taltifat bu katologda yüzlerce Ermeni’ye
taltifat verildiği görülmekte olup bunlardan bir tanesi
de Kapamacıyan efendiye verilmiştir. BOA İrade
Taltifat, 1325. Za/ 111.
(20)
BOA DH SYS 109/2-2.
(21)
Anahide Ter Mınassıan, “Ermeni Kaynaklarına Göre
Yüzyıl Başında Van”, Modernleşme Sürecinde Osmanlı
Kentleri, İstanbul 1999, s. 118.
(22)
Anahide Ter Mınassıan, age, s. 118; Bağlar
mahallesi şehrin doğusunda 7 km uzunluğunda 3 km genişliğinde
bağlık bahçelik bir alanı oluşturuyordu. Evleri bahçe
içerisinde kalın ve yüksek duvarlar çeviriyor, evleri
birbirine bağlamak için bahçeleri sulamada kullanılan
Urartulardan kalma sulama kanallarıyla rahatlıkla
evler ve bahçeler arasında gizli geçitler oluşturuluyordu.
Bu bölge daha sonra Van isyanında kale gibi kullanılarak
direniş noktasının oluşturmuştur. Bakınız, M. Kalman,
Batı-Ermenistan (Kürt İlişkileri) ve Jenosid,
İstanbul 1994, s. 116; La Defense Heroigue de Van
(Anonyme) Geneve 1916; Yves Ternos, age,
s. 268. Van’da Ermenilerin isyanı esnasında Türk kuvvetlerinde
görevli Venezuella uyruklu Nogales Mendez’in anlattıkları
için bakınız; Kaymakam Hakkı, Hilal Altında dört
Yıl ve Buna Ait Bir Cevap, İstanbul 1931; Mehmet
Necati Kutlu, Türkiyede Bir Gezgin Şövalye Nogales
Mendez, İstanbul 2000.
(23)
BOA DH SYS 109/2-2.
(24)
Ergünöz Akçora, Van ve Çevresinde Ermeni İsyanları,
1896-1916, İstanbul 1994.
(25)
Belediye başkanının oğlu da Taşnak komitesine
sempati besliyordu. Dolayısıyla komitenin gönderdiği
şahısları tanıma ihtimali fazladır, bunun yanında
komite bütün gizli çalışmasına rağmen reisin oğlu
babasına karşı yapılan bu suikastı deşifre ederek
komiteyi ele vermiştir. Hatta başkanın oğlu tarafından
öldürüldüğü ile ilgili bilgiler olayın olduğu esnada
küçük yaşta olanlarla yıllar sonra yapılan röportajlarda
anlatılmış, fakat olayın dehşeti karşısında derin
hissiyata kapılan halkın kulaktan kulağa bu olay anlatılırken
hadisenin içerisine destansı halkıyat karışmasından
ibarettir. İşin gerçeği yukarıda anlatıldığı gibidir.
“Bunlar kendilerine hizmet etmeyen Ermenileri de yaşatmıyorlardı.
Mesela burada Ermenilerden bir belediye başkanı vardı.
İsmi yanılmıyorsam Kafanaciyan olacak, bu onlara pek
taraftar olmadığından onu oğluna öldürttüler.” Ergünöz
Akçora, “Yaşayanların Diliyle Van ve Çevresinde Ermeni
Mezalimi” Yakın Tarihimizde Van Uluslar arası Sempozyumu,
Van 1990, s. 151. “Belediye başkanının oğluna içki
içirterek babasının üzerine gönderip öldürttüler”,
Hüseyin Çelik, Görenlerin Gözüyle Van’da Ermeni
Mezalimi, Van 1996, s. 70.
(26)
BOA DH SYS 109/2-2.
(27)
BOA DH SYS 109/2-3.
(28)
BOA DH SYS 109/2-11.
(29)
Aram Manukyan Van İhtilalci Ermeni komitesi başkanı
olarak Van’da bir dizi eylem gerçekleştirmiş olup
Batum’da Alev Başyan tarafından katledilen Van valisi
Ali Paşanın öldürülmesini teşvik suçundan yakalanmış
fakat tam idam edileceği sırada ilan edilen II. Meşrutiyet
ile siyasi tutuklu addedilip salıverilmiş olup, Van
Birinci dünya Savaşında Ruslar tarafından işgali esnasında
isyancı Ermenilerin başında bir çok Vanlıyı katlettikten
sonra Rusların valisi olarak buraya atanmıştır. Ermeni
Komitelerinin Amal ve Hareketi İhtilaliyesi, Ankara
1983. Aram Manukyan Van geri alındıktan sonra Ruslarla
beraber çekilmiş ve bu günkü Ermenistan cumhuriyetinin
kurulmasında görev almış 1919 da ölümüne kadar da
bu cumhuriyette iç işleri bakanı olarak görev yapmıştır.
Yves Ternon, age, s. 274.
(30)
BOA DH SYS 109/2-15,16.
(31)
Hasan Oktay, “Valiler Eskiden de Hedefti”, Tarih
ve Medeniyet, İstanbul 1999, sayı 62, s. 60-63.
(32)
BOA DH SYS 109/2 ( II. Meşrutiyetin ilanından
sonra devletin şahsına karşı işlenen siyasi suçlardan
idam cezası almış olmasına rağmen salıverilmeleri
kolluk kuvvetlerinin şevkini kırdığı gibi çetecilerin
cesaretini arttırmıştır.)
(33)
BOA DH SYS 109/2-15. Van on birinci kolordu kumandanı
Cabir paşa İstanbul’a çektiği bir telgrafta adı geçen
şahısların şu an yakalanmasının herhangi bir fayda
sağlamayacağını bildirip münasip zaman beklemesi Van’da
gelişen Ermeni ihtilalci Taşnak mensuplarını adeta
cesaretlendirmiş ve olayları körüklemiştir.
(34)
BOA DH SYS 109/2-15,16.
(35)
BOA DH SYS 109/2-12-13-14.
(36)
BOA DH SYS 109/2-10/1
(37)
Belirli bir ideolojik kesimin tarihe ne gibi yön
vermek istiyorsa ona göre bilgi sunulması hakkında
bakınız, Tamer Akçam, Türk Ulusal Kimliği ve ermeni
Sorunu, İstanbul 1994, s. 220.
(38)
Halk nezdinde daha evvel bu tür olaylara karışanlara
gerekli cezanın verilemediği kanaati oluştuğundan
Kapamacıyan olayına karışanlar için de gerekli cezanın
verilemeyeceği görüşü hakimdi. Hatta bu kanaat Van’da
görev yapan resmi zevat için de geçerlidir. BOA
DH SYS 109/2-11.
(39)
BOA DH SYS 109/2-4.
(40)
BOA DH SYS 109/2-7a
(41)
BOA DH SYS 109/2-6
(42)
BOA DH SYS 109/2-8
(43)
BOA DH SYS 109/2-7b.
(44)
Taşnak ve Hınçak Ermenilerinin Van’da Müslüman
ahaliye yaptığı eziyet, işkence ve zulümler için bakınız,
Arşiv Belgelerine Göre Kafkaslar’da ve Anadolu’da
Ermeni Mezalimi, I-IV, Ankara 1995; Faiz Demiroğlu,
Van’da Ermeni Mezalimi, Ankara 1995; Ergünöz
Akçora, Van ve Çevresinde Ermeni İsyanları,
1896-1916, İstanbul 1994; Ergünöz Akçora, “Yaşayanların
Diliyle Van ve Çevresinde Ermeni Mezalimi” Yakın
Tarihimizde Van Uluslar arası Sempozyumu, Van
1990; Hüseyin Çelik, Görenlerin Gözüyle Van’da
Ermeni Mezalimi, Van 1996; Kaymakam Hakkı, Hilal
Altında dört Yıl ve Buna Ait Bir Cevap, İstanbul
1931; Van olaylarının Ermeni perspektifi açısıyla
anlatımı için bakınız, M. Kalman, Batı-Ermenistan
(Kürt İlişkileri) ve Jenosid, İstanbul 1994, s.
116; La Defense Heroigue de Van (Anonyme) Geneve
1916; Yves Ternos, Ermeni Tabusu, İstanbul
1993; Tamer Akçam, Türk Ulusal Kimliği ve Ermeni
Sorunu, İstanbul 1994.