Ermeni
Komitacılarının Katlettiği Van Valisi Ali Rıza PAŞA ve
Türküsü
Dr. Hasan OKTAY(*)
Giriş
Osmanlı
devleti, toprakları üç dini, dinlere bağlı bir çok mezhebi,
bu din ve mezheplere mensup milletleri barış içerisinde
barındırıyordu. Kendi dini inanç, gelenek ve göreneklerini
hakim hukukun güvencesiyle devam ettirebilen bu topluluklar
sosyo ekonomik yapılarını günümüze kadar taşıyabilmişlerdir.
Osmanlı devletinin oluşturduğu bu toplum yapısı Avrupa
devletleri tarafından anlaşılamamıştır. Zira Avrupa
yüzyıllardır feodal toplulukların aynı millet ve aynı
dine mensup olmalarına rağmen kavgalarıyla çalkalanmıştır.
Feodalizmden milli devlete geçiş Avrupa devletleri için
bir aşama sayılırken Osmanlı devleti bu kargaşayı hiç
yaşamamıştır. Fransız ihtilalinin ortaya koyduğu fikirler
Osmanlı toplum yapısını istismar eden Avrupa devletleri
için önemli bir atlama taşı teşkil etmiştir. İhtilal
Avrupa'da birlik beraberlik fikirlerini pekiştirirken
Osmanlı toplum yapısını ayrıştırmaya başlamıştır. Bunun
en önemli sebeplerinin başında sömürgecilik politikası
gelir. Avrupa devletleri Osmanlı devletini parçalayarak
karşılarındaki güçlü yapıyı ortadan kaldırıp dünyayı
pay edebileceklerdi. Her bir ülke Osmanlı devleti bünyesindeki
azınlıkları kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye
başladı. Azınlıkların Osmanlı devletiyle her hangi bir
problemi olmamasına rağmen bu politikalara alet olmaları
onlarla ilgilenen Avrupa devletlerinin art niyetlerini
sezemediklerinden kaynaklanmaktadır.
Ermeniler
ve Van İsyanı
Bir Osmanlı serhat şehri olan Van'da Türk, Ermeni ve
Yahudiler (1) bir arada uyum içerisinde yaşıyorlardı.
Şehrin ticaret ve sanat faaliyetleri Ermeni ve Yahudilerin
elindeydi. (2)
Müslüman ahali ise nüfus itibariyle çoğunlukta olup
genellikle tarım ile uğraşıyordu. Bunun yanında küçük
esnaf ve sanatkarlık ile de uğraşanlar oluyordu. Bu
topluluklar arasında münasebetler öylesine birbirine
girmişti ki adeta birbirleriyle kaynaşmışlardı. Avrupa
devletleri bu toplum yapısına müdahale etmeseydi toplumsal
barış devam ederek bugün bile örnek alınacak bir hale
gelebilecekti. Sömürgeciliği dünya görüşü haline getiren
Avrupa devletleri tarafından Balkanlarda başlatılan
ayrılıkçı isyanlar ve bu isyanları yönlendiren örgütler
artık önü alınamaz infiallere sebebiyet vermeye başladı.
Osmanlı devleti hiç beklenmedik bir anda tebaası arasında
baş gösteren bu korkunç ayrılıkçı hareketlerle uğraşırken
işe Ruslar karışır ve Doğu Anadolu'da Ermeniler kıpırdanmaya
başlar. Ruslar, sıcak denizlere inme politikasını gerçekleştirebilmek,
bu politikaya karşı oluşabilmesi muhtemel Osmanlı -
İran ittifakını önleyebilmek için Gürcistan - Ermenistan
- Kürdistan tampon bölge stratejisini uygulamaya koyulur.
(3) Böylece Ermeniler hem Avrupa devletlerini ve hem
de Rusların desteğini arkalarına alarak faaliyete başlarlar.
(4)
Ermeniler, tarih boyunca kendilerini merkez alan bir
politika ortaya koyamadan daima güçlü devletlerin himayesinde
ve onların yönlendirmesiyle varlıklarını sürdürmüşlerdir.
Dolayısıyla bir devlet olarak tarih sahnesine çıkamamışlar,
cemaat hayatı (5) organizasyonuyla varlıklarını sürdürmüşlerdir.
(6) Rusların güney siyaseti, İngilizlerin sömürgecilik
stratejileri ve Fransızların bu olaylar karşısında bölgede
etkinliğini arttırmak istemesi Ermenileri harekete geçirdi.
Van'da başta Akdamar olmak üzere kiliseler etrafında
cemaat hayatı yaşayan Ermeniler 2-3 haziran 1896 da
geniş çaplı bir isyan hareketi başlattılar. (7) Ermeniler
isyan ettikten sonra şehri yakıp yıktılar. Osmanlı devletinin
müdahalesiyle isyan yatışırken Ermeniler işin içine
Avrupa devletlerini karıştırarak emellerine kavuşmayı
hesaplıyorlardı. İsyanda Ermeniler istedikleri neticeyi
elde edememelerine rağmen isyanlarının karşılığı olan
cezai muameleyi görmemeleri onların kendilerine olan
güvenlerini arttırdı. Bu isyan neticesinde daha organizeli
ve planlı çalışılmasının gereğini gören Ermeniler gizli
ihtilal örgütleri kurmaya başladılar. (8)
Yıllardır kapı komşuluğu yapmış halk arasında, hatta
Ermeniler arasında bile büyük tedirginlikler başlamıştı.
Van'da kurulan komiteler kendi fikirlerini benimsemeyenler
arasında ayrım yapmadan insafsızca zulüm etmekte, öldürerek
gözdağı vermekteydiler. Özellikle Müslümanlara karşı
bırakın eylem yapmayı bunu düşünmeyi bile büyük bir
küstahlık addeden Ermenileri katlederek sindiriyor,
(9) Osmanlı devletine karşı Ermenileri yönlendiriyorlardı.
Ali
Paşanın Van'a Vali Vekili Olarak Atanması
Ermeni ayrılıkçı hareketi korkunç bir şekilde gelişirken
Osmanlı devleti Van'a 18 mart 1907 de Hakkari mutasarrıfı
Ali Rıza Paşayı vali vekili olarak tayin eder. (10)
Ali paşaya aynı zamanda Hakkari
mutasarrıflığı yanında tayin edildiği vali vekilliği
için on bin kuruş maaş bağlanmıştı. (11)
Ali Paşa hakkında geniş bir bilgiye
sahip değiliz. Fakat Ali Paşadan önce Van'da valilik
yapmış olan Tahir Paşa ve Adliyeci Ali Paşaların Van
için büyük bir tehlike arz eden Ermeni meselesinde yeteri
kadar başarı sağlayamadıkları anlaşılmakta olup, Ali
Paşanın bu meselenin halli konusunda daha başarılı olabileceği
göz önünde bulundurularak vekaleten atandığı anlaşılmaktadır.
(12)
Son dönem Van valilerinden Adliyeci
Ali Paşa ile Ali Rıza Paşa sık sık birbiriyle isim benzerliğinden
dolayı karıştırılmaktadır. (13)
Adliyeci Ali Bey, 18 aralık
1906 da Van valiliğine tayin edilmiş (14)
ancak sağlık sebebiyle Van'da
dört ay kadar kalabilmiştir. Bunun yerine ise Reşit
Paşa Van'a vali tayin edilmiştir. (15)
Fakat Reşit Paşanın göreve gelip
gelmediği anlaşılamamıştır. Birkaç ay içerisinde Van'da
meydana gelen bu olumsuz durum karşısında Ali Rıza Paşa
Van'a vekaleten bakmaya başlar.
Van ve civarında Ermeni olaylarının büyük bir hızla
artması sebebiyle İran hududumuzda Hakkari - Başkale
istikametinde bir tahkikat heyetinin görev yapması için
bölgeye gelmiştir. Bu heyetin başında bulunan Tahir
Paşa bölgeyi büyük bir dikkatle inceleyip dolaşmıştır.
Tahir Paşanın bu vazifesi iki ay sürmüştür. (16)
İncelemeleri neticesinde Van vali
vekili Ali Rıza Paşanın Devlet-i Aliyenin şahs-ı maneviyesini
başarıyla temsil etmesinin yanında Van'da yaşayan Ermenilerle
Türkler arasında büyük bir itibar kazandığını, dikkatli
bir şekilde Ermeni meselesini takip ederek şehirde huzuru
temin ettiğini görür. Tahir Paşa, Bab-ı Aliye çektiği
telgrafta bu meseleyi anlattıktan sonra Ali Rıza Paşanın
asaleten Van'a tayin edilmesinin çok lüzumlu olduğunu
beyan eder. (17)
Bu telgraf üzerine Ali Rıza Paşa
20 eylül 1907 de Hakkari mutasarrıflığı ile beraber
yürüttüğü Van vali vekilliğine asaleten atanırken Hakkari
mutasarrıflığından ayrılır. (18)
Tahkikat heyeti bölgede yaptığı
incelemelerde Ermenilerin Rusya'dan İran'a oradan da
çeşitli yollar kullanılarak Van'a silah, mühimmat istihdamının
yanında çok sayıda ihtilalci Ermeni'yi geçirdiklerini
görmüştür. (19)
Ali
Paşa'nın İcraatları
Altı ay kadar vekaleten yürüttüğü valilik vazifesine
asaleten atanmanın vermiş olduğu güvenle Ali Paşa, Hükümet
işlerini yoluna koymaya gayret edip bir türlü yakalanamayan
kanun kaçaklarını takibata alarak bir çoğunu yakalattı.
(20) Devletin alış verişini, mali kaynaklarını düzene
koydu. Ticareti elinde bulunduran Ermeniler senelerden
beri devlete olan vergi borçlarını ödemiyorlardı. Diğer
taraftan memurlara, emeklilere, zaptiyelere onar yirmişer
aylık maaşları verilememişti. Bu iki önemli meselenin
halli için Ali Paşa bir dizi tedbir aldı. Ermeniler
büyük yekun tutan borçlarını ödemeleri konusunda yapılan
çağrılara uyarak ancak taksitle borçlarını verebileceklerini
beyan ettiler. Böylece alacaklar tahsil edilirken memurun
maaşı ödenmeye başlandı ve Ali Paşanın Van'da halk nezdinde
itibarı arttı. (21) Adalet işlerinin aksayan yönlerini
yoluna koyarak Ermenilerle ihtilaf teşkil edebilecek
bütün meseleleri bir bir gözden geçirdi bozulan sosyal
barışı tekrar tesis ederek şehre sükunun hakim olmasını
sağladı. Müslüman - Hıristiyan geniş halk kitleleri
tarafından büyük bir beğeniyle taktir edilen Ali Paşanın
çalışmaları Rusya destekli Ermeni ihtilal çetelerinin
hiç de hoşuna gitmiyordu. Teorilerini Ermeni - Türk
çatışması üzerine kuran bu çeteler, Ali Paşaya karşı
büyük bir nefret duyuyorlardı. Çeteler Ermeni ileri
gelenlerinden Ali Paşaya destek vererek halkın üzerindeki
kendi hakimiyetlerini yok edenlere karşı suikastlar
düzenlemeye başladılar. Ali Paşa çetecilerin etkisini
kırmak için Vali yardımcılığına Ohannes Efendiyi getirmiş,
kardeşi Armarak Efendiyi ise Gevaş'a kaymakam olarak
tayin etmişti. (22) Armarak Efendi Ermeni çetecilerinin
Akdamar adasını üss olarak kullanmalarını şiddetle engelleyerek
çetelerin işlerini zorlaştırdığı gibi, çetelerin halkın
üzerindeki tesirini de ortadan kaldırmak üzereydi. Bunun
üzerine Çeteler Armarak Efendiyi öldürerek önlerindeki
büyük bir engeli kaldırmış oldular. (23) Kardeşinin
öldürülmesi üzerine Ohannes Ferid Efendi artık Van'da
kalamayacağını ifade ederek Ali Paşadan izin isteyerek
Elazığ vali yardımcılığına tayin ister. (24) Ali Paşa
durumun nazikliği karşısında ahali-i mutinin hükümete
bağlılığını artırmak için Erzurum vilayeti eski tercümanı
Mikail Efendinin Van vali yardımcılığına atanması için
Bâbı aliye gerekli ikazları yaptı. Bunun üzerine Mikail
Efendi Van vali yardımcılığına tayin edildi. (25) Fakat
Mikail Efendinin Van'a gelemeyeceği anlaşıldığından
eski kaymakamlardan Leon Efendi tayin edilerek Van'daki
Ermenilerin gönlü razı edilmeye çalışıldı. (26) Bütün
bu iyi niyet çalışmalarına rağmen Ermeni komiteleri
faaliyetlerine son vereceklerine Rusya Ermenileriyle
irtibatlarını kuvvetlendirerek faaliyetlerini yer altına
çekerek daha gizli bir biçimde sürdürmeye devam ettiler.
Ermeni
Komitacıları Tarafından David'in Öldürülmesi
İhtilalci Ermeniler Van'da 1870-80 yıllarında cemiyetler
adı altında örgütlenmeye başlamışlardı. Rus konsolosluğunun
yardım ve destekleriyle Ermeni gençlerine Milliyetçilik
ve bağımsızlık duygularını aşılamaya çalışıyorlardı.
Bu cemiyetlerden ""Karahaç" cemiyetinin
amacı Ermenileri silahlandırarak onları Osmanlı Devletine
karşı ayaklandırmaktı. (27) I.Van isyanından sonra Ermeniler
daha organizeli hale gelerek gizli faaliyetlerini sistematik
bir hale getirdiler. Tiflis-Hoy-Van üçgeninde faaliyet
gösteren Taşnak İhtilal Cemiyeti (28) kanlı örgütler
arasında en başta gelir. Ali Paşanın Van valiliğine
tayin edildiği sıralarda komitenin başında Aram Manukyan
isminde Rusya Ermenilerine mensup bir ihtilalci vardır.
(29) Van'daki Ermeni gençlerini örgütleyerek Rus konsolosluğunun
yanındaki binada silahlı eğitime tabi tutuyordu. Bu
sıralarda komiteye mensup Davit ile Aram Manukyan'ın
arası Hanikoğlu mahallesinde ikamet eden Vatan isminde
bir Ermeni kızı yüzünden açıldı. (30) Aram, David'in
bu kız ile evlenmesini yasakladı. David ise Aram'ı dinlemeyerek
Komitenin daha üst düzey yönetiminden izin alabilmek
için Tiflis'e gitti. Bu sırada Aram, Ermeni kızı Vatan'ı
kandırarak iğfal etti ve kendisinin metresi olması konusunda
ikna etti. Tiflis'e giden David'in izin alıp alamadığı
bilinmemektedir. Fakat Aram'ın bu davranışı karşısında
büyük bir infiale kapılarak Komiteden ayrılıp vali Ali
Paşaya sığınarak komite hakkında bütün bildiklerini
anlatarak Aram'dan intikam almayı hedefledi. (31) Bir
anda her şeyin biteceği endişesiyle Aram bu olay karşısında
çok hiddetlenerek David'in ismi üzerine Karahaç (32)
bastı ve Dacat isimli bir Ermeni komitacıyı Davit'i
öldürmek üzere görevlendirir.
Vali Ali Paşa, ihbar doğrultusunda derhal harekete geçip
büyük tedbirler alarak David'in gösterdiği yerlere seri
baskınlar yapılmaya başlandı.( Şubat 1908) Yedi kilise,
Dere mahallesindeki Kevork Hızarcıyan'ın evi ve Kobanis
Kilisesi Ermenilerin silah ve mühimmat deposu olarak
ortaya çıkarıldı. Bu depolarda 2000 silah, 5000 bomba,
50000 mermi ve bir çok askeri malzeme yakalanarak el
kondu. (33) Silahların son model olması Devlet erkanını
oldukça şaşırtmıştır. Van ihtilalci Ermenilerinin başı
Aram Manukyan, Rus yanlısı olarak başlattığı çalışmaların
arasında Osmanlı memurlarını kendine ısındırabilmek,
faaliyetlerine göz yumdurmak için onlara çeşitli şekillerde
imkanlar da sağlıyordu. Böylece çalışmalarını daha rahat
yaparken devletin aldığı tedbirleri de istediği gibi
öğrenebiliyordu. (34)
David'in ihbarı neticesi silah ve cephane ele geçmesine
rağmen Komita üyelerinden hiç kimse yakalanamamıştı.
(35) Komitacılar evlerin altlarına mahzen ve dehlizler
açarak yer altından evleri birbirine bağladıklarından
yapılan baskınlardan rahatlıkla kaçabiliyorlar, hatta
istedikleri Müslüman evlerini bu şekilde altına lağım
yerleştirerek patlatabiliyorlardı. (36)
Muhbir David, Hamamönü mevkiinde Jandarma binbaşısı
Ahmet Beyin evinde misafir olarak ikamet etmeye başladı.
(37) David bu şekilde Ermenilerin tehditlerinden uzak
kalabilecekti. Komitacı arkadaşlarının çirkin hareketleri
karşısında Osmanlıların kendisine son derece iyi davranması
David'in din değiştirmesine sebep oldu ve ismini Mehmed
olarak değiştirerek Müslüman oldu. Bunun üzerine muhbir
Mehmed'in orduya alınabilmesi için teşebbüste bulunulmuştur.
(38)
David hakkında ölüm fermanı veren Aram son gelişmeler
karşısında çılgına döndü. Dacat'a iki silah vererek
üstüne aldığı görevi bitirmesi için Hamamönü mevkiine
gönderdi. David ise kendi hakkında verilen ölüm kararından
habersiz yaklaşık bir aydır hiç dışarı çıkmadan yaşadığı
evde sıkıldığından yanında iki jandarma muhafızıyla
evin yanındaki Haçboğan çarşısına gezmeye çıkarlar.
Dacat bunu iyi bir fırsat bilerek sessizce arkadan David'in
yanına sokularak iki silahını birden ateşler. David
aldığı yaralarla ağır şekilde yaralanırken (39) çarşıda
bulunana ahaliden 7-8 kişi ölür. Dacat karışıklıkdan
istifade eder ve kaçmayı başarır. (40) Bir aydır gergin
olan Van halkı David'in ağır bir şekilde yaralanması
ve ardından da ölmesi karşısında galeyana gelerek yakaladıkları
Ermenileri dövmeye ve bir sürü taşkınlık yapmaya başlarlar.
Vali Ali Paşa derhal bölgeye asker sevk ederek çıkabilecek
muhtelif olayların önünü almaya çalışıyordu. (41) Bu
arada 20-30 Ermeni çıkan arbedede öldürülmüştür. Ali
Paşa galeyana gelen Müslüman ahaliyi soğukkanlılıkla
yatıştırmaya çalışıyordu. Büyük gayretlerle meydana
getirdiği sosyal barışın tekrar bozulmaması için olaylara
karışmayan Ermeni ahaliyi ziyaret ederek devlete bağlılıklarından
dolayı onları tebrik (42) ederek Çetelerin ihtilal provalarına
alet olmalarını önler. Ali Paşa alınan bütün tedbir
ve gayretlere rağmen durumun nazikliğini göz önünde
bulundurarak 26. Alayın 4. Taburunun derhal Van'a gelmesini
temin etti. (43) David'in öldürülmesi esnasında meydana
gelen karışıklıklarda ölen Ermenilerin cesetleri akşam
karanlığında gömülmüş, bazı cesetler ise ortalıkta kalmıştı.
Van'da bulunan Rus, İngiliz ve Fransız konsolosları
olay yerinde yaptıkları incelemeler neticesinde alınana
tedbirler karşısında takdirlerini ifade etmişlerdir.
(44) Fakat daha sonra Rus konsolosu bazı cesetlerin
halini göz önünde bulundurarak Valiliği ve Hükümeti
zor duruma düşürebilmek için harekete geçerek kamuoyu
oluşturmaya başlar. (45) Rus konsolosu aynı zamanda
Van'da Ermeniler arasında hızla yayılan bir dedikodu
da çıkararak Redif ordusuyla İslam ahalisi birleşerek
Hıristiyan mahallelerine hücum ile katliama kalkışacakları
yalanını Avrupa makamlarına bildirmiştir. Oysa jandarmanın
aldığı istihbarat ise Rus konsolosunun kışkırttığı Ermenilerin
4-5 koldan Müslüman mahallelerine hücum ile katliama
kalkışacakları doğrultusundadır. (46) Bu gelişmeler
Van'da içten içe bir isyanın başlayacağının habercisi
olarak değerlendirilerek çevre illerden hızla asker
sevkıyatı gerçekleştirilerek her iki ahali zaptırap
altına alındı. (47) David'in öldürülmesiyle başlayan
olaylar büyük bir soğukkanlılıkla yatıştırıldıktan sonra
şehirde sıkı bir arama tarama faaliyeti başlatılarak
Taşnak komitesinin bütün üyeleri Aram Manukyan ve Dacat
ile beraber yakalanarak adliyeye sevk edildiler. Ağır
aksak devam eden mahkemeler sonuçlanmadan ilan edilen
II. Meşrutiyet neticesinde Van'ı kana bulayacak olan
komite üyeleri siyasi mahkûm addedilerek serbest bırakıldılar.
Ali Paşanın bu fevkalade başarısı Ermenileri destekleyen
Avrupa devletleri tarafından iyi karşılanmadığı için
İstanbul'a Paşanın görevden alınması hususunda büyük
baskılar yapılır. Osmanlı Devleti artık eski gücünde
değildir. En ufak bir meselede devlet üzerinde hesabı
olan ve bu hesabı gerçekleştirmek için her fırsatı bahane
bilerek müdahale eden Avrupalıların baskısına dayanamayan
Babıali, Ali Paşanın Van valiliğine son verir.(20 ekim
1908) Van halkı Ali Paşanın görevine tekrara iadesi
için İstanbul'a telgraflar çekerek baskı yapmaya çalışırlar.
Fakat II. Abdulhamid Van'a daha iyi bir vali göndereceğini
söyleyerek halkın galeyanını yatıştırır. (48)
Ali Paşanın Öldürülmesi
Ali Paşa, İstanbul'a dönerken Ermeni komitacıları tarafından
mutlaka öldürüleceğini biliyordu. Onun için İstanbul'a
gideceği güzergahını gizli tuttu. Yaklaşık bir buçuk
yıl canla başla çalışarak hizmet verdiği Van halkıyla
vedalaştı. Bu manzarayı hatırlayan yaşlılar bütün Van
halkının gözyaşlarını tutamadığını söylerler. (49) Ali
Paşa gözü dönmüş Ermeni çetecilerinden kurtulmak için
hedef saptırarak önce Erzurum'a oradan bin bir güçlükle
Revan'a gider. Her gittiği yerde Ermeni nümayişleri
ile karşılanan Ali Paşa Tiflis'e geçer ve Tiflis üzerinden
de Batum'a geçip oradan da vapurla İstanbul'a gitmek
ister. (50) Fakat Ermeni komitacılarından Alev Başyan
(51) tarafından 1908 yılının son günlerinde Ali Paşa
Batum iskelesinde vapura binerken öldürüldü. (52) Harekete
hazır olan gemi Ali Paşanın cenazesini İstanbul'a götürmek
için demir alır. Fakat aksilikler birbirini kovalar
ve gemi ancak on beş günde Sinop açıklarına gelebilir.
Ali Paşanın cesedinde çürüme emareleri baş gösterince
kaptan Sinop limanına yaklaştı. Cenaze Seyid Bilal cami
bahçesine dış kapıdan girip camiye doğru ilerlerken
sol tarafta caminin giriş kapısının karşısında defnedildi.
Camiye girip çıkanların ilk gözüne çarpan bu mezardır.
Mezarın başucundaki taşta şu ibare vardır. (Van İlbayı
(valisi) Ali 1907'de Batum'da Ermeni komitaları öldürdü.)
(53) Metin Latin harfleriyle yazıldığından tarih yanlış
yazılmıştır.
Kötü haber kısa zamanda Van'a ulaşmıştır. Ali Paşayı
Van'dan gözyaşlarıyla uğurlayan Vanlılar bu haber karşısında
şaşkına dönerler Ali Paşa Van için canını vermiştir.
Ağlayarak yolcu ettikleri Paşanın ölüm haberi karşısında
Vanlılar içli bir türkü yakarak onu ölümsüzleştirirler.
Bugün Van'ın en güzel mahallelerinden birisinin ismi
olan Ali Paşa mahallesi Paşanın ismini yaşatmaktadır.
Ali Paşa Türküsü
Arpa ektim biçemedim
Bir düş gördüm seçemedim
Alışmıştım soğuk suya
Issı sular içemedim
Allı gelin pullu gelin
Bir su ver içeyim gelin
Bu güzellik sende varken
Beşi birlik takan gelin
Ali Paşa geyer kürkü
Yarı sansar yarı tilki
Ali Paşa burdan gitti
Yığılsın Van'ın mülkü
Allı gelin pullu gelin
Bir su ver içeyim gelin
Bu güzellik sende varken
Beşi birlik takan gelin
Üç atım var biri yedek
Arkadaşlar binin gidek
Ali Paşayı vurmuşlar
Yavrusuna haber verek
Allı gelin pullu gelin
Bir su ver içeyim gelin
Bu güzellik sende varken
Beşi birlik takan gelin
Türkünün diğer varyantı
Ali Paşa geyer kürkü
Yarı sansar yarı tilki
Ali Paşayı vurmuşlar
Haram olsun Van mülkü
Üç atım var biri binek
Binin arkadaşlar gidek
Ali Paşayı vurdular
Yavrusuna haber verek
Arpa ektim biçemedim
Bir düş gördüm seçemedim
Alışmıştım soğuk suya
Issı sular içemedim
Dipnotlar:
* Y.Y.Ü. Eğitim Fakültesi Tarih Bölümü
Van
1 - BOA HR SYS HU, kr. 110, dosya12-2, lev. 123. Van'da
Yahudiler az sayıda da olsa günlük hayatta yerlerini
almışlardır. Fakat Ermeni katliamlarından onlarda nasiplerini
aldıklarından daha sonra şehri terk etmek zorunda kalmışlardır.
2 - Mehmed Hurşid Paşa, Seyahatname-i Hudud, İstanbul
1997, s. 237.
3 - Geniş bilgi için bakınız, Hasan Oktay, Revan Hanlığı,
Malatya 1997 ( Yayınlanmamış doktora tezi)
4 - Ergünöz Akçora, Van ve Çevresinde Ermeni İsyanları
1896-1916, İstanbul 1994, s. 66.
5 - Ermenilerin toplum hayatı ve kimlikleri için bakınız,
Salim Cöhce,"Ermeni Kimliği Hakkında Bir Değerlendirme",
Yakın Tarihimizde Kars ve Doğu Anadolu Sempozyumu, Kars
1991, s. 95-101.
6 - Geniş bilgi için bakınız, Hasan Oktay, Türk-İslam
Dünyasına Karşı Ermeniler, Moğollar ve Papalık, Van
1995, (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi)
7 - Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi,
İstanbul 1987, s. 500; Kamuran Gürün, Ermeni Dosyası,
Ankara 1985; Alper Gazigiray, Ermeni Terörünün Kaynakları,
İstanbul 1982, s. 178; Cevdet
Küçük, "Van İsyanı", Yakın Tarihimizde Van
Uluslararası Sempozyumu, Van 1990, s. 139. (Ermeniler
bu yıllarda bir çok yerde aynı karakterli isyanlar gerçekleştirmişlerdir.)
8 - Cevdet Küçük, Ermeni Meselesinin Ortaya Çıkışı,
İstanbul 1984, S. 100; Mim Kemal Öke, Ermeni Meselesi,
İstanbul 1986, S. 94.
9 - Van'da nüfusun çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmasına
rağmen Ermenilerin gönlünün hoş tutulması için 1910
yılında belediye başkanı Ermeni Kapamacıdan Efendi seçilmişti.
Çeteciler 1912 de Kapamacıdan Efendiyi kendi fikirlerine
hizmet etmediği için öldürmüşlerdir. bakınız, BOA DH
SYS, 109/2
10 - BOA İrade-i Dahiliyye, 25.
11 - BOA İrade-i Dahiliyye, 34.
12 - Hüseyin Çelik, Görenlerin Gözüyle Van'da Ermeni
Mezalimi, Van 1996, s. 77. (Van'da Ermeni zulmünü yaşayarak
görenlerle yapılan röportajlardan meydana gelen bu kitapta
hatıralarını anlatan Hamit Camuşcu Ali Rıza Paşanın
Mirmiranlık rütbesiyle Van'a tayin edildiğini söyler.
Mirmiranlık hem askeri hem de mülki idarenin başı demektir.
Bkz. M. Z .Pakalın, Osmanlı Tarih Deyim ve Terimleri
Sözlüğü, II, 545.)
13 - Faiz Demiroğlu, Vanda Ermeni Mezalimi, Ankara 1995,
s. 53; Aydın Talay, Yıkılan Bir Şehrin Anatomisi, Van
1996, s. 66, 120; Aynı müellif, Bizim Eller Van, İstanbul
1988, s. 55.
14 - BOA İrade-i Dahiliyye, 14.
15 - BOA İrade-i Dahiliyye, 23.
16 - BOA İrade-i Dahiliyye, 46/1
17 - BOA İrade-i Dahiliyye, 46/1
18 - BOA İrade-i Dahiliyye, 46/2
19 - Ermenilerin Rusya İran Van güzergahı için bakınız,
Ali Karaca, Anadolu Islahatı ve Ahmet Şakir Paşa , İstanbul
1993, s. 129-131.
20 -Ermeni Komitelerinin Amal ve Hareketi İhtilal iyesi,
Ankara 1983, s 256; Faiz Demiroğlu, age,s 53.
21 - Faiz Demiroğlu, age, s. 53.
22 - Faiz Demiroğlu, age, s. 54.
23 - BOA İrade-i Dahiliyye, 55.
24 - BOA İrade-i Dahiliyye, 55.
25 - BOA İrade-i Dahiliyye, 35
26 - BOA İrade-i Dahiliyye, 72/1
27 - Cevdet Küçük, Ermeni Meselesinin Ortaya Çıkışı,
İstanbul 1984, s. 100-1.
28 - Esat Uras, age, s. 442.
29 - Aram Manukyan daha sonraki yıllarda Rusların Van'ı
işgallerine yardım etmiş ve Ruslar tarafından Van valiliğine
getirilerek Van'da geçici Ermeni idaresi oluşturmuştur.
30 - Hüseyin Çelik, age, s. 78.( Hamid Camuşcu'nun anlattıkları)
31 - Faiz Demiroğlu, age, s. 55.
32 - İsmine karahaç basmak gizli faaliyet yapan komitelerde
faaliyetlerin açığa çıkmasını önlemek için komite mensuplarını
ve ya komite için tehlike arz eden şahısları susturmak
için öldürmeye karar vermektir.
33 - Hüseyin Çelik, age, s. 78.
34 - Ergünöz Akçora, "Yaşayanların diliyle Van
ve Çavresinde Ermeni Mezalimi" Yakın Tarihimizde
Van Uluslararası Sempozyumu Van 1990, s. 157.(Mehmed
Reşid'in anlattıkları)
35 - Faiz Demiroğlu, age, s. 565.
36 - Ergünöz Akçora, age, s. 157. (Mehmed Reşid'in anlattıkları)
37 - BOA Y. MTV., 307/152, lef 4.
38 - Hüseyin Çelik age, s. 78.
39 - BOA Y. MTV., 307/152, lef 2
40 - BOA Y. MTV., 307/152, lef 3
41 - BOA Y. MTV., 307/152, lef 4
42 - BOA Y. MTV., 308/2, lef 2; BOA Y. MTV., 307/164,
lef 1.
43 - BOA Y. MTV., 307/164, lef 1.
44 - BOA Y. MTV., 307/152, lef 1.
45 - BOA Y. MTV., 307/164, lef 2.
46 - BOA Y. MTV., 307/164, lef 2.
47 - BOA Y. MTV., 307/164, lef 2.
48 - Faiz Demiroğlu, age, s. 54.
49 - Hüseyin Çelik age, s. 77; Ergünöz Akçora, age,
s. 157.
50 - Cumhuriyetin Ellinci Yılında Van, İstanbul 1973,
s. 116.
51 - Aydın Talay, age, s. 120.
52 - Hüseyin Çelik "Ali Paşayı Vurdular",
İhlâl Finans Van Turizm ve İş Rehberi, İstanbul 1998,
s. 59. (Ali Paşanın komiteciler tarafından öldürüleceğini
bile bile Van'dan ayrılması onun görevden alınmasına
karşı gizli bir tepkisi olarak değerlendirebiliriz.
Zira Ermeni komitecileri kendilerine karşı sert tedbirler
alan eski Van Valisi Bahri Paşaya Trabzon'da suikast
düzenleyerek öldürmeye çalışmışlardır.2 ekim 1893. BOA
YEE; 36/131/152 lef127; BOA YEE, 36/131/152 lef 231.)
53 - Abdulkerim Abdulkadiroğlu, "Ermeni Katliamını
Sergileyen bir Belge Daha", Türk Kültürü, Ankara
1991, S. 329, s. 432; Van Kütüğü, Ankara 1992, s. 571.
(Ölümünden çok sonra dikilen mezar taşındaki Latin harfleriyle
yazılan kitabenin tarihi yanlışlıkla 1907 yazılmış olması
lazımdır. Zira Ali Paşa'nın yerine atanan Ferit Paşanın
atanma tarihi 20 ekim 1908dir. Ali Paşa yeni vali şehre
gelmeden buradan ayrıldığına göre 20-30 ekim tarihleri
arasında Van'dan ayrılmış olmalıdır. Batum'a ise en
iymser tarihle kasım ayının sonlarına doğru ulaşması
gerekir. Mevsimin kış olduğu geminin 15 günde ancak
Sinop önlerine gelmesinden bellidir. Dolayısıyla Ali
Paşa'nın öldürülme tarihi 1908 kasım ayının son günleri
aralık ayının ilk günleri içerisinde aramak daha uygundur.)
|