|
|
MAKALELER |
ERMENİ
KONGRELERİ
Ermeni Sorununun - Ermeni Konusunun tarihi süreci
içe-risinde, Ermeni terör örgütlerinin, kiliselerin
ve bazı devletlerin dolaylı şekilde özendirmeleri,
talepleri veya davetleriyle çeşitli Er-meni kongrelerinin
toplandığı bilinmektedir. Bunların büyük bir kısmı
Taşnak veya Hınçak Ermeni terör örgütlerinin gerçekleştirdiği
kongrelerdir. Belirli bir zamana bağlı kalmadan, gerek
kendi üyelerini, gerekse konuyla ilgili Ermenileri,
kilise temsilcilerini bir araya getiren bu toplantılarda
o günün şartları, durumları ve örgütlerin imkânları,
faaliyetleri üzerinde bir forum niteliği taşıyan görüşmeler
yapılır, çoğu kez uygulanmayan ve hemen bölün-melere,
çatışmalara sebep olan kararlar alınırdı.
1973 - 1985 yılları arasında Yeni Ermeni terörü döneminde
de «Dünya Ermeni Kongreleri» veya «Dünya Ermeni Örgütleri
Kongreleri» adı altında, 1979 / Parls - 1983/Lozan
- 1985/Sevr kentlerinde toplantılar yapıldı. Ve dünya
kamuoyuna, Ermeni top-luluklarına, Ermeni terör örgütleri
mensuplarına çeşitli mesajlar iletilmeye çalışıldı.
Rahip James Karnuziyan'ın başkanlığındaki I985 yılında
yapılan kongrede de «Ermeni Anayasası» başlığını taşıyan
bir metin kabul edildi. Açıklanan dönemde yapılan
kongrelerin temel amaçları «Ermeniler arasında birlik
ve beraberliğin sağlanması» - «Siyasi istek ve taleplerin
bir merkez tarafından yapılmasın - «Ermeni terör güçlerinin
bir çatı altında toplanması ve güç birliğin şeklinde
ortaya konuldu. Büyük bir propaganda ve psikolojik
harekât uygulamasına yönelik bu faaliyetlerin dün-ya
kamuoyuna yansıtılması ön plana çıkarıldı. Ermenilerin
de yapılan faaliyetlerden etkilenmeleri ve terörle
veya diğer uygulama-larla bağlarının kurulması sağlanmaya
çalışıldı. Bu kongrelerde izlenen diğer bir amaç da,
ayrı ayrı, olsalar da Ermeni terör örgütlerinin stratejilerinde
uyumun ve gelişmenin gerçekleşmesiydi. Bu suretle
bütün terör ve uygulamalar dünya Ermeni camiasının
ortak istekleri şekline sokulabilecek, güç ve gereğinde
cephe birliği sağlanacaktı.
Bu kongrelerdeki ortak özellikler şunlardır:
- Bütün kongrelerde
silahlı mücadele tartışmaları ön plana geçmiştir.
Bu mücadeleyi uygun bulanlarla - bulmayanlar arasındaki
tartışmalar zamanla Ermeni terör örgütlerinin bölünmelerine
sebep olmuştur. ASALA, 1979 tarihli Paris Kongresinden
sonra diğerlerine katılmamış veya sokulmamıştır.
- Bütün kongrelerde
alınan kararların uluslararası kuruluşlara gönderilmesi
ve bu kararların çeşitli düzeylerde uluslararası
forumlarda ele alınıp tartışılması kararlaştırılmış
ve bu imkânlar aranmıştır.
- Ermenilerin bir
çatı altında toplanması ve temsili önemli konulardan
biri olmuş, ancak bunun nasıl gerçekleşeceği hususunda
ortak bir görüşe varılamamış, Anayasa denilen metinde
bir hazırlık dönemini ön görmüştür.
- Kongrelerde üye
sayıları giderek azalmıştır.
- Kongrelerde görüş
ayrılıkları açıkça gözlenmiş, ancak bunu giderecek
somut önlemler alınamamıştır.
1979 Paris Kongresi
«1nci Dünya Ermeni Örgütleri Kongresi» Paris'te 3
- 6 Eylül. 1979 tarihinde toplanmıştır. Bu kongreye
ASALA önemli bir güç-le katılmış ve kongrede etkin
rol oynamıştır. Kongre, Fransa'daki Ermeni ihtilâlci
(herici) güçler üzerinde etkili olmuş, özellikle te-rör
örgütlerine katılma sağlanmıştır. Bu kongrenin amacı;
Dün-yadaki Ermenilerin bir fikir etrafında., bir bayrak
altında toplan-ması ve örgütlenmesiyle, siyasi ortamın
değerlendirilip toprak ta-leplerine yönelinmesi şeklinde
özetlenebilir.
Kongrede önemli öneriler şunlardı:
- Parti ve mezhep
çekişmelerine son verilmeli bir «Merkez Komite»
kurulmalıdır.
- Daspora Ermenilerinin
asimilasyonuna son verecek önlem-ler alınmalıdır.
- Eylem ve uygulamalarda
ihtiyaç duyulan askeri teoris-yenlere ve stratejistler
sağlanmalıdır.
Bu kongrede alınan kararlar:
- Pan Ermenizm hareketi
hızlandırılacak, Ermenilik kavra-mı Daspora çerçevesinde
politize edilecek ve dünyada bir «Erme-ni gücü»
yaratılacaktır.
- Sovyet Sosyalist
Cumhuriyetler Birliği'ndeki Ermenilerin, Ermeni
sorunlarına yardımcı olmaları imkânları araştırılacak
ve gerekli katkıların sağlanmasına çalışılacaktır.
- Toprak istek ve
talepleri doğrudan Türkiye'den yapılacaktır.
- Ermeni kilisesi
milli karaktere kavuşturulacaktır.
- Bir Ermeni Bankası
kurulması çalışmaları başlamalıdır.
- Merkez Büroları
kurulmalı, yayın ve haberleşme imkânları geliştirilmelidir.
Paris Kongresi sonunda, şiddet eylemleri ve terör
olayları art-tı. ASALA yeni kanlar sağlayarak güçlendi.
Bütünleşme çabala-rında etkinlik görüldü. Silahlı
eğitim faaliyetleri çeşitli merkez ve yerlerde artırıldı.
1983 Lozan Kongresi
Lozan Kongresi önemli gelişmeler sonucunda toplandı.
Terör büyük boyutlara vardırılmış, dünya kamuoyu giderek
Ermenileri ve teröristleri kınama durumuna gelmişti.
Özellikle toplu katliam şekline varan eylemler başta
Ermeniler olmak üzere bütün dost, tarafsız hatta müttefik
güçleri bile tedirgin etmekteydi. Bu du-rumlar karşısında
«Ermeni siyasi görüşlerini birleştirmek ve tek doğrultuda
hareket etmelerini sağlamak» amacıyla Lozan Kongresi
toplandı. ASALA bu kongreye katılmadı. Şiddet yanlıları
ise azınlıkta kaldı. Kongre sonunda Taşnaklarda ve
ASALA'da bölün-meler görüldü. Alt terör tim ve grupları
zaman zaman başı boş ye-ni örgütler şeklinde harekete
giriştiler. Ve büyük bir kısmı tasfiye edildi. Tutuklandı,
mahkflm edildi.
Kongrede önemli konu ve öneriler şunlardı:
- Bir kurucu heyet
oluşturulmalı, temel politikalar saptan-malı, toprak
taleplerinin esasına ilişkin görüşler belirlenmeli,
bu istek bir esasa bağlanmalı.
- «Milliyetçi, demokratik
düşüncede bir ulusal kurtuluş ha-reketi oluşturulmalı.»
- Bu kongreler, Dünya
Yahudi Kongrelerine benzer ve O'nun gücünde, demokratik
parlamenter bir niteliğe ulaştırılmalıdır.
Bu
kongrede alınan kararlar:
- Kongrelerin demokratik,
parlamenter bir niteliğe ulaştı-rılması için gereken
hazırlıklar yapılacak ve bir «Anayasa» hazırlanacaktır.
- Kurucu heyet, hem
Anayasa hazırlıklarını yapacak, hem de çeşitli siyasi
görüşlerin sentezini oluşturacak çalışmalarını bu
metne katacaktır.
- Kongre çalışmaları,
bir bildiri ile dünya kamuoyuna açıklanacaktır.
Bu kongre çeşitli tartışmalarla kapandı. Büyük bir
keşmekeşlik görüldü. Ilımlılar kongreye hâkim oldular.
Ancak önemli gelişmeler sağlayamadılar. Kongreden
sonra çatışmalar devam etti, yukarıda açıklanan bölünmeler
başladı.
1985 Sevr Kongresi ve «Ermeni Anayasası»
7 -13 Temmuz 1985 tarihinde Sevr'de toplanan ve adına
«III üncü Dünya Ermeni Örgütleri Kongresi» denilen,
kongrede temel amaç, hazırlanan «Ermeni Anayasasının»
kabulü idi. Bu suretle, Ermenileri dünya çapında temsil
edecek bir «Birliğin» oluşturulmasına çalışılacaktı.
Bu kongreye Ermeni terör örgütleri resmen katılmadı.
Taş-nakların temsil niteliği uzun tartışmalara sebep
oldu. ASALA bu kongrede de temsil edilmedi. Şiddetli
tenkitlere maruz kaldı.
Kongrede öneriler şunlardı:
- «Tek Ermenilik,
tek amaç, tek mücadele, tek ses» bir slo-gan halinde
önerildi ve kabul edildi.
- Sevr'in geçerli,
Lozan'ın geçersiz olduğu ileri sürüldü.
- ASALA desteklenmemeli
önerisi kabul edildi.
- Türkiye'ye karşı
sürekli savaşın devam edeceği önerildi, kabul edildi.
- Türkiye'nin yayılımcı
politikasına karşı Yunanistan'ın ve Kıbrıs Rumları'nın
sürdürdükleri savaşın desteklenmesi önerildi, kabul
edildi.
- Kongrenin, «Sürgündeki
Filistin Ulusal Konseyine» ben-zer bir nitelik taşıması
önerisi, gerekli gelişmelerin izlenmesi su-retiyle
kabul edildi.
Kongre kararları
- Kongre, hazırlanan
ve bir. Anayasa niteliği verilen «Erme-ni Anayasası»
metnini kabul etti.
- Kongre, amaçlara
erişebilmek için. çok yönlü bir strateji-nin uygulamaya
konulmasını da kabul etti. Buna göre:
- «Türk sömürgeciliği
ile mücadele için, Ermeni ve diğer halklar arasında
olduğu kadar, Ermeni ulusal kurtuluş hare-ketiyle
Türkiye'deki ilerici -devrimci- hareketler arasında
da ittifaklar kurulması» ve «Ermeni halkının
mücadelesinin kaçınılmaz olarak baskı altındaki
öteki halkların davasıyla bağımlı olduğu» nun
bilinmesine karar verildi.
- «Dünya Ermeni
kongresi, kendisinin herhangi bir devlet ya
da güçle ilişkisinin bulunmadığım ilan ederken,
Ermeni halkının mücadelesine saygı duyan ve
destekleyenlerin yardımlarını kabul edeceğini»
de kararlaştırdı.
- Kongre, Lozan Andlaşmasında
imzası bulunan devletlere, Birleşmiş Milletler'e,
Sovyetler Birliği'ne, Sovyet Ermenistan'ı Cumhuriyetine,
A.B.D.lerine, Avrupa Konseyine, Bloksuzlar hare-ketine
başvurarak, «Ermeni halkının sömürgeciliğin kaldırılmasından
yararlanmayan tek halk olduğunun» bildirilmesine
karar verdi. Ve bu karar uygulandı.
- Kongre, Türkiye'nin
1915 soy kırımını kabul etmesi için zorlanmasına
ve böyle bir kabul halinde topraklarının kurtarılması
yolunun açılacağına inanarak, bu niyetini kullanmaya
ka-rar verdi, gerekli yerlere bildiriler dağıtıldı,
başvurular yapıldı.
- Kongre, Sovyet
Ermenistan'ında Ermeni kültürünün ko-runmasına yardımcı
olduğu için Sovyetler Birliği'ne teşekkür eden bir
kararı kabul etti.
Bu kararda, Sovyetlerin soy kırımını kabul etmiş olması
ve Zrtisan 1985 tarihli Pravda'da bu hususta bir makale
yayınlanmış bulunması övgü ile anılırken, soy kırım
tasarısının kongreden geç-mesini sağlayamadığı için
Amerika yönetimi eleştirildi.
Ermeni
Anayasası
«Üçüncü Dünya Ermeni Kongresinde» kabul edilen, Ermeni
Anayasası'nın takdim konuşmasında kongre başkam Rahip
James Karnuziyan «Ermenilerin bölünmelerinden büyük
sıkıntı çekildi-ğinin açıklayarak, bu sıkıntıların
giderilmesini ve birliğin sağlan-masını gerçekleştirmek
için «birleşik bir grup olmaktan başka ça-re bulunmadığının
Anayasa denilen metin bu amaca yönelik bü-tün görüşleri
kapsamı içerisine aldığını belirtiyordu.
Tarafsız gözlemciler, Anayasanın uygulanması halinde,
«Ermeni davası için mücadele veren her türlü kuruluşun
ve örgütlerin, Ermeni Kongresinin şemsiyesi altında
toplanacağını» açıklıyorlardı.
Genel olarak Anayasada «Ermeni Kongresinin» amaçları
şunlardır:
- Dağınık halde bulunan
Ermenileri birleştirmek ve bir yapı oluşturmak.
- Kongreyi, dünyanın
tanımasını sağlamak.
- Türk işgali altındaki
Ermeni topraklarını (?) kurtarmak için tüm siyasi
ve diplomatik yolları kullanmak.
- Ermenilerin vatanlarına
dönüşlerini örgütlemek ve bunun için hazırlıklar
yapmak.
Bu amaçların gerçekleştirilmesi için kongre, hiçbir
şekilde özerkliklere gölge düşürmeyecek biçimde öteki
örgütlerin katılımlarını sağlama yollarını arayacaktır.
Aslında, üyeleri Ermeni asıllı olup ve yirmiden fazla
üyeye sahip her grup, demokratik ilkelerle kongrede
temsil hakkına sahip bulunuyorlar ve bu surette geniş
taban ilkesi kabul ediliyordu.
Anayasada kongre merkezi - İsviçre'de olacaktır.
«Ermeni Ulusal Konseyi» gibi geleneksel kurumlar,
Genel Ku-rul - Yönetim Konseyi... gibi kuruluşlar
yaratılacaktır.
SONUÇLAR
1973 - 1985 yılları arasında yeniden başlatılan Ermeni
terörünün «Ermeni sorunu - Ermeni konusu» bakımından
ortaya koy-duğu gerçekler nelerdir?..
Ermeni terör örgütlerinin geçmiş dönemleri aratmayacak
şe-kilde acımasızca uyguladıkları terörden alınacak
dersleri nelerdir?. Bu dönemin bıraktığı izlenimlerin,
gelecekteki gelişmeler ba-kımından aydınlık noktaları
var mıdır?..
Tamamına yakını yayınlanmış Ermeni kaynaklarına, Ermeni
sempatizanlarının eserlerindeki görüşlere dayanılarak
hazırlanmış bu genel incelemede «Sonuçlar» başlığı
altında, açıklanan husus-lara cevap vermek mümkündür.
1. Geçmişte Osmanlı İmparatorluğu içerisinde
bulunan Er-meni azınlıklarını, çeşitli çıkarları,
emelleri ve beklentileri bakı-mından, hedef alıp bu
toplulukları Osmanlı devletinde bir sorun -bir konu
haline getiren düşünceler; bugün, Sovyet Sosyalist
Cum-huriyetler Birliği'ne dahi Ermeni Cumhuriyetine
sahip Ermenile-re ve dünyanın çeşitli ülkelerinde
yaşayan Ermeni topluluklarına bir «ERMENİ DAVASI»
sunmuş bulunmaktadırlar. Artık söz ko-nusu olan «Ermeni
sorunu - Ermeni konusu» değil, dünya ka-muoyuna, uluslararası
örgütlere, bazı devletlerin parlamentoları-na ve senatolarına
kabul ettirilmek istenen «Ermeni davasıdır». 1973
- 1985 yeni Ermeni terörü dönemi, bu davanın silahlarla,
ci-nayetlerle, katliamlarla, baskınlarla tanıtılması,
kabul ettirilmesi için propaganda niteliği taşır.
Daha açık bir anlatımla katliamla-rın, cinayetlerin,
baskınların ve diğer terör uygulamalarının bir tek
amacı vardır, «Ermeni davası»nı tanıtmak, bu davanın
boyut-larını açıklamak, nerelere varabileceği hakkında
korkunun ve vah-şetin yaratacağı ilgiden yararlanmaktır.
2. 1973 -1985 yeni Ermeni teröründen insanlığın,
olaylarla hiçbir ilgileri olmadıkları halde dünya
kamuoyu önünde adları teröriste çıkan Ermenilerin
alacakları birçok dersler vardır. An-cak, terörün
propaganda ve psikolojik harekât vasıtası olarak kul-lanılması
bütün devletleri ilgilendirmesi gereken bir konudur,
1973 -1985 dönemi bu açıdan değerlendirilmelidir.
Hukuki düzen-ler ve meşru zeminler üzerinde kalması
gereken devletlerin, hiçbir kural tanımayan, her vasıtayı
meşru kılan teröre karşı harekât alanları hem kısıtlı
kalmıştır, hem de etkisiz bulunmuştur. Daha önemlisi,
bazı devletler jeopolitik beklentileri açısından terörü
özendirmişlerdir, desteklemişlerdir. Bir gün aynı
silahın kendile-rine döneceğini hesap etmemişlerdir.
Denebilir ki, açıklanan yeni Ermeni terörü bu bakımdan
önemli derslerle doludur.
Bir başka açıdan ise Ermeni terör örgütlerinin görünümdeki
farklılıkları, aralarındaki çatışmalar, 'bölünmeler',
esas ve hedef bakımından tamamen yapaydır. «Ermeni
Davasının tanıtılmasını ön gören bir terör propaganda
uygulaması, şekli, genişliği ve yaygınlığı ne olursa
olsun birbirini bütünleyerek cereyan etmiştir. Ve
birçok psikolojik harekât uzmanının önüne, psikolojik
harekâtın çeşitli aşamalarından birinin de terör olduğu
gerçeğini ortaya koymuştur.
3. Gelecekteki gelişmeler, uluslararası teşkilâtların,
devletlerin parlamentolarının, senatolarının başta
olmak üzere uluslararası ilişkilerde jeopolitik beklentilerini
«Ermeni Davasının kabulünde veya reddinde gören devletlerin
tutumuna göre şekil alacaktır. Boyut kazanacaktır.
«Ermeni davası»nı, sunulduğu şekilde kabul eden görüşler,
peşinen katliamlarla, cinayetlerle, baskınlarla yetinmeyen
ve kanIı savaşları özleyen bir düzeni de arzu eder
duruma geleceklerdir.
«Ermeni davasının, Ermeniliğin dil, din, mezhep ve
kültür birliği şeklinde gelişmesi ise terörü daima
red edecek, Ermeni camiasını da zaten huzursuz olan
durumundan belki kurtarabile-cektir... Aksi halde,
bu camia da, giderek artan huzursuzlukların, çeşitli
kötü niyetli bakışların altında ezilip gidecektir...
Dr. Cengiz KÜRŞAD
|
|
|
|
|