Amerika'lı
yazar ve emekli savcı SAMUEL WEEMS ile yapılan Röportaj.
(11 Mart 2002) - TV8
GÜL
SELÇUK (Program Sunucusu) : Amerikalı bir emekli
savcı Samuel Weems, 15 Martta Pera Palas'ta Ermeni
meselesi için bir sempozyuma katılmak için Türkiye'de.
11 Eylül'de neredeydiniz?
SAMUEL
WEEMS : İstanbul'daydım, Hıristiyanlık ile ilgili
bir video hazırlıyordum. Taksi şoföründen galonlara
kadar herkesin hissettiği acıyı hissettim. Aynı zamanda
Türkiye'de insanların gösterdiği sevgi beni çok etkiledi.
GÜL SELÇUK : 11 Eylül'den sonra Afganistan'a
Amerika'nın başlattığı teröre karşı savaşı ve şu anda
izlediği politikayı nasıl buluyorsunuz?
SAMUEL WEEMS : Amerikalılar savaştan nefret
eder. Ama şunun farkına varıyoruz ki, tarihte savaşlar
kaçınılmaz olmuş. Ama burada düşmanı tam olarak göremiyoruz.
Amerikalılar olarak Başkan Bush'u tüm gücümüzle destekliyoruz.
11 Eylül'deki saldırılan gerçekleştirenlerin cezalandırılması
gerektiğini düşünüyoruz. Ama şunu da anladık ki, dünyanın
neresinde olursa olsun teröristler ortadan kaldırılmalıdır.
Medeni bîr toplumda bu tür şeylere izin verilemez.
GÜL SELÇUK : Başkan Bush'un çizdiği bir Şer Ekseni
var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
SAMUEL WEEMS : Pek çok Amerikalı bu konuda
endişelere sahip. Uluslara saldırmaya başlamadan önce
iyice düşünmeliyiz. Taliban gibi terörizme destek
veren bir rejimle karşı karşıyaysanız, bunu ispatlayabiliyorsanız
söylersiniz. Ama Şer Ekseni konusunda bir takım endişeler
var. Çünkü Amerikalılar önünde ispat görmek istiyorlar.
GÜL SELÇUK : Amerikan vatandaştan Türkiye'yi
ve Türk insanını tanıyor mu?
SAMUEL WEEMS : Pek çok Amerikalı. Türkler hakkında
bilgiye sahip, özellikle Kore Savaşından dolayı. ABD,
Türkiye'yi önemli bir müttefik olarak görüyor. Ama
pek çok Hıristiyan, İncil'de geçen pek çok hikayenin
merkezinin Türkiye olduğunu bilmiyor. O da çok ilginç.
GÜL SELÇUK : Hıristiyanlıkla Müslümanlık arasında
ne gibi benzerlikler buluyorsunuz?
SAMUEL WEEMS : Buraya geldikten 2 ay sonra
Kuran' ı okudum. Hıristiyanlığımızın merkezinin temelinin
İslamla aynı olmazı beni çok etkiledi. Muhammed peygamberin
banış ve sevgi hakkında konuşuyor olması da beni derinden
etkiledi. Biz Hıristiyanlar olarak yetiştirilirken
Haçlı Seferlerinin hikayeleri i!e büyüdük. Ama insan,
büyüdükçe geçmişin önüne geçerek ortak noktaları bulmak
istiyor.
GÜL SELÇUK : Ermeniler de Hıristiyan. Siz bu
kitabı neden yazdınız? Kitabın kapağı da çok etkili.
SAMUEL WEEMS : Ben bu kitabın kapağını etkili
olması için bu şekilde dizayn ettim. Ermenilerin Hıristiyan
olduklarını düşünerek bu kitaba başladım. Ama araştırmalarımda
gördüm ki aslında Hıristiyanlık dünyasında yapmamaları
gereken pek çok şeyi yapıyorlar. Birtakım propagandalarda
bulunarak Amerika'dan para alıyorlar ve bu paralan
kullanıyorlar. Bu kitabın kapağında kanı kullanmamın
sebebi, Ermenilerin aslında kana susamış insanlar
olmalarından dolayı. Amerika'da bile Ermeniler pek
çok kişiye suikast düzenledi. Ölüm tehditlerini ben
bile aldım. Bu medeni toplumda yapılmaması gereken
bir şeydir. Ermeniler ilk Hıristiyan toplum olduklarını
iddia ediyorlar ama yaptıkları, inandıklarına uymuyor.
GÜL
SELÇUK : Sizin Ermeni ya da Türkiye ile bir ilişkiniz
var mı? Sizin, bir taraf olarak lehte ya da aleyhte
bir çıkarınız var mı?
SAMUEL WEEMS : Araştırma yaptığımda şunu gördüm;
bir soykırım iddiası tamamen saçmalıktır ve boştur.
Böyle bir şey hiçbir zaman olmadı. Böyle olmadığını
Ermeni kaynaklarından bile ispat edebilirim.
GÜL SELÇUK : Nasıl?
SAMUEL WEEMS : Pek çok Ermeni ve Türk Öldü.
Çünkü adeta bir iç savaş gibiydi. Ama bu bir soykırım
değildi. Ve bu mücadelelerden etkilenen tek Ermeni
grubu doğudaki Ermenilerdi. İstanbul'da yaşayan Ermeniler
bundan etkilenmediler ki. Bu da ortada bir soykırım
olmadığını gösterir. Çünkü bir soykırım meselesi olsaydı,
İstanbul'daki Ermeniler dahil olmak üzere Batı Anadolu'daki
bütün Ermenilere saldırılırdı. Şu anda öldürüldüğü
söylenen Ermenilerin sayısı gerçeklerle bağdaşmıyor.
Ve Ermeniler benim ülkemden para koparmaya çalışıyor.
GÜL SELÇUK : Sadece vergi veren bir vatandaş
olarak, verginin nereye gittiğini kontrol amacıyla
mı araştırmanın çıkış noktası başladı?
SAMUEL WEEMS : Ermenistan Amerika'daki vergilerden
en fazla yardım alan ülkedir. 1,5 milyar dolar yardım
aldılar. Rusya ise kendilerine 1 milyar doladık askeri
teçhizat verdi ve o askeri teçhizatla Azerbaycan'ı
işgal ettiler Benim sorum şu; Ben niçin Ermeni'ye
vergi yoluyla para ödeyeyim de onlar gitsinler başka
toprakları işgal etsinler
GÜL SELÇUK : Peki bu belgelere nasıl ulaştınız?
SAMUEL WEEMS : Kaliforniya Üniversitesi Profesörü
Robert'ın 4 ciltlik bir kitabını okumaya başladım.
2.5 yıl boyunca yapılan araştırmalar sonucunda yazılmış.
Ermenistan'da bir diktatörlük rejimi vardır. Ama oradaki
alt konulara bakarak pek çok dokümanın bilgisini de
aldım. Kendisi aslında benim söylediğimi savunmuyor,
Ermenileri savunuyor. Ama altta kaynakları nereden
ve nasıl aldığına baktığınız zaman gerçeklen görüyorsunuz.
O kitabı yazan kişi bile ne yazdığının farkında değil.
Türkler, Ermeni ve Kürtlerle ilgili rakamlar vermiş.
Ama o rakamlara daha sonra baktığınızda gerçekle bağdaşmıyor.
Baktığınız zaman, olan Ermenilerle öldürülen Ermeniler
arasında 1 milyon kişi fark var.
GÜL SELÇUK : Bu belgelere ulaşmak o kadar kolaysa
neden Türk bilim adamları bu konuya daha önce el atmadı?
SAMUEL WEEMS : Ben de bu soruyu soruyorum.
Ermenilerin Washington' da bizden para dilenen çok
profesyonel bir ekibi var Türklerin böyle bir lobisi
yok. Türkler kendi ülkeleriyle ilgileniyorlar. Ermenilerle
de ilgilenmiyorlar, para da dilenmiyorlar.
GÜL SELÇUK : Söylemleriniz çok sert. Özel bir
Ermeni düşmanlığınız var mı? Yoksa araştırmalar karşısında
benim bulgularım bu mu diyorsunuz?
SAMUEL WEEMS : Onlara düşman değilim, acıyorum.
Hıristiyansanız sevgi ve barışa inanıyorsanız, bunlar
hakkında konuşmalısınız ve hedefiniz bu olmalı. Türkiye'de
Ermenistan'da olduğundan daha fazla Ermeni kilisesi
var. Dolayısıyla burada onlara çok sayıda imkan veriliyor
Ermenistan'da kilise ve devlet birdir. Türkiye ve
Amerika'da ise ayrı. Beraber çalışmalıyız ve Hıristiyanlığın
belirttiği komşunu sev, iyi davran fikrini savunmalıyız.
Ama onlar öyle yapmıyorlar. Birbirlerine nefreti öğretiyorlar
ve geçmişten nefret çıkarıyorlar. Bu bir trajedidir
GÜL SELÇUK : Size Ermenilerden gelen mesajlar
var mı? Bunlar bilimsel olarak sizi çürütecek şekilde
mi? ,
SAMUEL WEEMS : Bana gönderdikten mesajlarda
kullandıkları dil çok kaba. Türk hükümetinde kiminle
görüşmem gerekir bunları durdurmak için diye düşündüm.
Bunun kaynağı nefret. Kitabımın kaynağının ya yalanlarla
dolu olduğunu söylüyorlar ama kitabı okumamışlar bile.
Çünkü söyledikleri tamamen duygusal şeyler
GÜL SELÇUK : Kitap zaten çıkmadı galiba.
SAMUEL WEEMS : 6 Nisan'da çıkacak. Dolayısıyla
o kitabı okumuş olmaları mümkün değil. Kulaktan dolma
bilgilerle yorum yapıyorlar. Bu konuyu Amerikalı bir
Hıristiyan olarak Türk dostlarıma açmış olmaktan memnuniyet
duyuyorum. Türkiye'deki arşivler açıktı. Araştırma
yapabildim. Ama Ermeniler bana izin vermediler. Ve
buradaki misafirperverlikten çok etkilendim.
(Bu
röportaj TV8'deki DÜNYA GELECEĞİNİ ARIYOR Programında
yayınlanmıştır.)