|
ERZURUM
İSYANLARI
Ermeniler
tarafından Erzurum'un Garin bölgesi, komitacılar tarafından
çok önemli görülüyordu. Rus Ermenileri, Kafkasya'dan Osmanlı
ülkesine buradan geçmişler ve önemli merkezlerini de burada
kurmuşlardır. Birinci Dünya Savaşı'ndan önce yapılan Taşnak
Komitesi son kongresi de burada toplanmıştı. Erzurum, Trabzon-Van
yolunun üzerinde bulunduğu için hem karayoluyla Kafkasya'dan
ve hem Trabzon yoluyla Batum, Köstence ve diğer yerlerden
düzenli bilgi alınır ve buradan içeriye silah ve cephane sokulabilir.
Seferberliğin ilanından sonra
yıllarca Ermeni isyanlarına, kıyım ve kırımlara sahne olan
Erzurum bölgesinde savaş başladığı zaman, il merkezi ve sancaklarda
Ermenilerden silah altında bulunanlar, kendi silahlarıyla
birlikte Ruslara sığınmışlardır. Rus Hükümeti bunları silahlandırarak
çeteler kurmuş ve Anadolu içerisine salmıştır. Ermeni gençlerini
askerlikten kurtarmak için kilise adamları büyük çaba göstermişlerdir.
Ermeniler,
bir yandan Türk ordusunun lojistik yollarını tıkamaya çalışırken,
bir yandan da halkın moralini bozmak için Osmanlı'nın ve müttefiklerinin
başarısız olduğunu propaganda ettiler ve düşmanların zaferi
için kiliselerde dua ettiler. Ermeniler Erzincan'da kendilerine
uzun süre yetecek yiyecek ve eşyaları daha seferberlik başında
hazırlamışlar ve saklamışlardır. Bunlar daha sonraki aramalarda
meydana çıkmıştır.
Kasım
1914'de Kemah'ın Karni Köyü civarındaki Çanlıvank Manastırı'nda
toplanan komitacılar isyan planlarını hazırladılarsa da uygulama
alanına konmadan meydana çıkarıldı. Erzurum ve sancaklarında
Ermeniler silahlı olarak evlere saldırmaya, Müslüman kadın
ve çocukları öldürmeye başladılar. Bu sayede bölgeden cepheye
gönderilen askerlerin morallerini bozacak ve onların ailelerinin
yanına dönmelerini sağlayarak Türk kuvvetlerinin gücünü azaltacaklardı.
Erzincan bölgesinde pek çok silahlı asker kaçağı, silah, cephane,
bomba ile ele geçirildi. Azgın bir komiteci olan ve yalnız
bu nedenle Patrikhane tarafından Kemah'a atanmış bulunan Kemah
Murahhasası çevresinde topladığı gönüllüleriyle Türklere pek
çok zulümler yapmıştır.
Osmanlı güvenlik kuvvetleri
tarafından tutuklanan Erzincanlı Dikran Papazyan adındaki
bir şahıs "üç beş gün daha gecikme olsaydı, komitelerin
aldıkları tertibat ile Erzincan'ı tüm ateşler içinde bırakacaklarını,
yakıp yıkacaklarını; bütün Türkleri, askerleri öldüreceklerini,
ancak hükümet uyanık bulunduğu için bu girişimin başarılı
olamadığını" açıkça söylemiştir.
KAYNAK:
SAKARYA, İhsan-, Belgelerle Ermeni Sorunu, 2. Baskı, Genelkurmay
ATASE Yayınları, Ankara 1984, s. 192-193
|