|
MUSA DAĞI
OLAYI
Musa Dağı, Nur Dağlarının eteklerindedir. 1.000 metre kadar
yükseklikte, büyük kayalar ve sık çalılıklarla kaplı sivri
ve tek bir blok görümündedir. Verfel adında bir Yahudi tarafından
yazılan "Musa Dağı'nda 40 Gün" adındaki kitap Amerika'daki
Ermeniler tarafından kendilerine yapılan sözde zulümleri belirtmek
için sinema filmi haline getirilmiştir. I. Dünya Harbi'nde
çıkan bu olayı, o zaman Halep Valisi olan General Fahrettin
Türkkan şöyle anlatır:
"Birinci Dünya Harbi sırasında İtilaf devletlerinin
İskenderun Bölgesi kıyılarına bir çıkarma yapacağı sözleri
etrafa yaylınca Samandağ Bucağına bağlı yedi Ermeni köyü halkı,
hükümete olan vergi borçlarını ödememişler, TSK'nin ihtiyacı
için gereken yardımı yapmamışlar ve isyan etmişler ve Musa
Dağı'na çıkmışlardır.
Bunun üzerine hükümet emirlerine uymaları için asilere memurlar
gönderilmişse de Ermeniler, bunları dinlememiş ve silahla
karşı koymuşlardır. Başka bir çıkar yol bulamayan bölge komutanı
Albay Galip, jandarma alayıyla Musa Dağından inen yolları
kontrol altına aldırmış ve bizzat kendisi Musa Dağı'na çıkarak
son bir defa daha isyancılarla konuşmak istemişse de dağ üzerinde
hiçbir kimsenin kalmadığını görmüştür. Yapılan incelemede
Ermenilerin denize doğru uzanan bir yamaçtan Akdeniz'' indikleri
anlaşılmıştır. İzleri takip ederek deniz kıyısına kadar inen
Albay Galip burada 20-30 kadar hayvan ölüsüyle karşılaşmıştır.
Yapılan araştırmada İskenderun kıyılarını gözetleyen bir Fransız
harp gemisinin, Musa Dağı'ndan verilen işaret üzerine kıyıya
bir sandal göndererek buradaki Ermeni çete başlarını ve diğer
isyancıları gemiye taşıdıkları anlaşılmıştır. Bu konu, Fransız
hükümetinden resmen sorularak doğruluğu öğrenilebilir. Daha
sonra Musa dağında yapılan araştırmalarda hiçbir insan cesedine
rastlanmadığı gibi; yaralı veya hasta bir kimse de bulunamamıştır.
Bu bakımdan Yahudi asıllı Verfel tarafından yazılan ve bütün
dillere çevrilerek dağıtılan ve filme de alınan bu kitabın
konusunun tamamen hayali ve uydurma olduğu, Türkler aleyhinde
kamuoyunu yanıltmak için bir propaganda niteliği taşıdığı
sonucuna varılmıştır."
İşte Musa Dağı olayı budur, böyle olmuştur. Amacı, Türkleri
kötülemek ve suçlamaktır. Fransızlar Birinci Dünya Harbi'nde
İskenderun bölgesiyle Halep ve Hatay vilayetlerinin Akdeniz'e
en önemli giriş ve çıkış kapısı olarak gördükleri Samandağ
bölgesine önem vermişler; hatta bu bölgeye karşı çıkarma harekatı
yapma olanaklarını araştırmışlardır. Bu amaçladır ki, Fransızlar,
İskenderun Şehrinin 6 defa bombalamışlar; bölgenin Hıristiyan
halkını ayaklandırarak Osmanlı hükümetini güç bir durumda
bırakmak istemişlerse de harbin sonuna kadar böyle bir girişimi
uygulamaya cesaret ve fırsat bulamamışlardır.
KAYNAK:
Sakarya, Em. Tümg. İhsan-; Belgelerle Ermeni Sorunu, Gnkur.
Basımevi, Ankara 1984, s. 245-246.
|