|
URFA OLAYLARI
Meşrutiyetin
ilanından sonra Ermeni komiteleri, Urfa'da da gönüllülerden
oluşan bir örgüt kurmuşlar, Doğu Anadolu harekat alanından
göç ettirilip bu bölgeye yerleştirilen Ermenileri de kandırmışlardır.
Bu sırada 1895 yılındaki Urfa isyanında suçlu görülerek Tablusgarba
sürülen Meşrutiyetin ilanından sonra affedilerek Türkiye'ye
dönen ve kendisini papaz olarak tanıtan bir şahıs, İstanbul
Emeni Patrikhanesi tarafından Urfa'ya gönderilmiştir. Bu şahıs
Ermenilerin isyanını hazırlamış, onlara Türk düşmanlığı aşılamış,
silah ve cephane sağlamanın önemini anlatmıştır.
Urfa'daki
Ermenilerin hazırlığına Ruslar da büyük önem vermişlerdir.
Çünkü Urfa bölgesi, Doğu Anadolu'dan İskenderun doğrultusunda
uzanan anayolun üzerinde bulunmaktadır. Urfa bölgesinde isyancılara
sekiz on yıl yetecek ölçüde yiyecek depo edilmiştir. Van'ın
Ruslar tarafından işgali; Ermeni komitacıların kışkırtma ve
propagandalarına hız vermiştir. Rusların birkaç ay içerisinde
Diyarbakır, Siverek üzerinden Urfa'ya geleceklerini ileri
sürerek Ermenileri isyana çağırmışlardır.
İsyan hazırlıklarında en çok göze batan hususlardan birisi
de, Zeytun, Sason, Bitlis, Antep bölgeleri için bir komutan
emrinde kullanılmak üzere Maraş'tan Diyarbakır'dan gelen,
komitacılara yerli fedailer ve asker firarilerden oluşan bir
silahlı kuvvet ile su taşımak, un öğütmek, ekmek pişirmek
hasta ve yaralıları bakmak, tüfek temizlemek, emir götürmek,
mermi yapmak, konuşmalar yapmak için ekipler kurma başarıları
olmuştur.
İsyana başlamak için uygun bir zaman beklenirken silah toplanması
ve 1894 doğumluların askere alınması sırasında Zeytun, Sason,
Haçin, Diyarbakır bölgelerinden kaçan Ermeni askerler de komitacılara
katılınca, Urfa'ya 7.5 km. uzaklıktaki Germiş Köyünde ve 19
Ağustos 1915 Perşembe günü de Urfa merkezinde ilk isyanlar
başlatılmıştır.
Urfa olayının ertesi günü Tellülebyaz-Urfa-Siverek yolunda
çalışan hizmet taburunun Ermeni erleri evvelce kararlaştırdıkları
gibi subayları ve Türk işçileri öldürmeye teşebbüs etmişlerse
de başarılı olamamışlardır. Daha sonra Tellülebyaz-Urfa kısmında
çalışan bölüğün Ermeni erler, kazma, kürek ve muhafız jandarmalardan
ele geçirdikleri silahlarla Yedek Subay İbrahim Hilmi'yi şehit
etmişler; dört jandarma eriyle köy muhtarını yaralamışlardır.
28 Ağustos 1915'teki bu olaydan sonra 29 Eylül 1915 tarihine
kadar sükunet hakimdir. Ancak 29 Eylül 1915'te 40 el kadar
tüfek atılmış, ertesi günü bu olayın sorumlularını araştırma
için Ermeni mahallesine giden polis ve jandarmaya ateş edilmiş
ve bir jandarma şehit olmuş, iki jandarma yaralanmıştır. Asiler
Türk evlerine hücum ederek savunmaya ve saldırıya uygun olanlarını
ele geçirmişler, Müslüman ailelerinden büyük-küçük 10 kadını
şehit etmişlerdir.
Urfa'daki isyan, Ermeni komiteleri tarafından çok iyi planlanmış
ve yönetilmiştir. Yabancı devletlerin de bu olayda ilgi ve
yardımları olduğu saptanmıştır.
İsyandan sonra Ermeni çetelerinin ele başları, yine bir kolayını
bularak başka bölgelere kaçmışlardır. Çatışmanın 16 Ekim 1915'te
bittiği aynı tarih ve 7664 sayılı şifreyle 4. Ordu Komutanlığı'nca
Başkomutanlığa arz edilmiştir.
KAYNAK:
Sakarya, Em. Tümg. İhsan-; Belgelerle Ermeni Sorunu, Gnkur.
Basımevi, Ankara 1984, s. 240-243
|