|
1895 ZEYTUN
İSYANI
Zeytun'da Hınçaklıların çıkardığı en önemli isyan, 1895 temmuzunda
gerçekleşmiştir. Zeytun yakınındaki Arekin köyünde birkaç
yabancı Ermeni'nin faaliyette bulundukları haber alınmış,
bu sahışlar hükümet tarafından takip ettirilmişlerdir. Bunların,
merkezi Londra'da bulunan Nazarbeg'in reisi bulunduğu Hınçak
komitesinden isyan çıkarmak için gönderilen Agasi, Hraçya,
Abah, Nışan, Melek, Garbet adlarındaki Hınçak propagandacıları
olduğu anlaşılmıştır. Kendileri Zeytunlulara, silahlanmalarını,
etraftaki Türklere, asker kuvvetlerine, önemli kasabalara
saldırmalarını söyleyerek gereken silah ve paranın komite
tarafından gönderilmekte olduğunu, hareket başlar başlamaz
İngiliz filosunun da Mersin ve İskenderun'a geleceğini bildirmişlerdir.
16 Eylül 1895'de Zeytun isyancılarının, Partogomios Vartabet'in,
köy temsilcilerinin de içinde bulundukları 100 kişilik bir
Ermeni heyeti Karanlık Dere'de toplanarak isyanın çıkarılma
şeklini kararlaştırmışlardır.
Bu karar üzerine her tarafta birden isyanlar başlamış, telgraf
telleri kesilmiş, iki bini silahsız, dört bini silahlı Zeytunlu
saldırılara başlamıştır. Kışla ve hükümet konağını saran isyancılar,
Kaymakam, 50 subay, 600 er ve kumandanları esir etmişlerdir.
Esirler sonradan Zeytun kadınları tarafından öldürülmüşlerdir.
Kumandan Remzi Paşa hücum için kuvvet istemiş, yerine Ethem
Paşa gelmiş, ancak o da yeni kuvvet istemek zorunda kalmıştır.
Asiler, modern silahlar kuşanmışlardır. Göksün'de bulunan
askerler sonradan hücuma geçmişler ve asileri Zeytun'a sığınmaya
zorlamışlardır. Zeytun askerler tarafından kuşatılmış, ancak
tam sonuç alınacağı sırada İstanbul'daki elçiler, Zeytun Ermenileri
hakkında hükümete arabuluculuk teklifinde bulunmuşlardır.
Saray, bu teklifi kabul etmiş ve harekat durdurulmuştur. Elçiler,
Halep'teki konsoloslarını müzakereye memur etmişlerdir. Altı
devlet konsolosu 1 Ocak 1896'da Zeytun'a girmiş ve 28 Ocak'ta
Zeytun asileriyle barış yapılmıştır(1).
Barış şartları, savaştıkları silahların teslimi, genel af,
beş komitecinin yurt dışına çıkarılması, geçmiş vergilerin
affı, miri verginin azaltılması şartları ile asiler teslim
olmuşlar ve isyan sona ermiştir.
İhtilali çıkaran Hınçak komitacıları, İngiliz Konsolosluğu
himayesinde 13 Şubat'ta Zeytun'dan ayrılıp, Mersin'den 12
Mart'ta Marsilya'ya hareket etmişlerdir.
Zeytun isyanı ile Hınçak Partisinin Türkiye'deki aktif çalışması
fiilen sona ermiştir. Parti, yapacağı hareketlerle Avrupa'nın
ilgisin çekip Ermenilere bağımsızlık temin edeceğini düşünmüş
ve bu sebeple de büyük yekunlara varan Ermenilerin kanına
girmiş, fakat bir şey elde edememiştir(2).
KAYNAK
(1) Uras, Esat-; Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, İstanbul
1987, s. 491-496
(2) Gürün, Kamuran-; Ermeni Dosyası, TTK Basımevi, Ankara
1983, s. 160-161)
|