|
II. SASUN
İSYANI
Sasun'da 8 Ağustos 1895'teki ilk darbe netice vermeyince Taşnaklar,
ikinci darbeyi 1897 Temmuzunda vurmak istemişlerdir. Taşnak
çeteleri Türkiye'ye genellikle İran üzerinden Van yoluyla
girmektedirler. Ancak yolların üstünde bulunan Mazrik aşireti
onları rahatsız etmektedir. Bu aşireti kökünden kazımak üzere
komiteciler, 1897 Temmuzunda gün ağarırken 250 kişilik bir
çete ile aşiretin Honasor'daki çadırlarına saldırmışlardır.
Ancak istedikleri neticeyi elde edemeyip, sarılmak tehlikesiyle
karşılaşınca geri çekilmişlerdir.
Taşnaklar bu tarihten sonra hareketlerini Sasun ve Muş bölgesine
kaydırmaya başlamışlardır. Bu dönemde Antranik, çete hareketlerini
ele almıştır. 1866'da Şarki Karahisar'da doğan ve genç yaşta
Komiteye giren Antranik, bir Türk'ü öldürdüğü için hapse atılmış,
Komite tarafından hapisten kaçırılarak Batum'a gönderilmiştir.
Cihan Harbinde kendisine çete savaşları ile ün yaparak Alay
Kumandanlığına yükselmiş olan Antranik'in ismi, 1890'arın
sonunda yeni yeni ortaya çıkmaya başlamıştır.
Osmanlı hükümeti 1901 yılında Sasun'un idaresini düzene koymak
için Taluri ve Şenik tepelerinde kışla yapmaya karar vermiş,
Ermeniler bu projeye karşı çıkmışlardır. Antranik'in yönetimindeki
çetelerle mücadele fiilen bu tarihte başlamıştır. Ancak asıl
isyan 1903 yılının sonlarından itibaren bölgede her tarafa
yayılmaya başlamıştır. 13 Nisan 1904'te asiler üzerine asker
sevk edilmiş, bunun üzerine asiler fazla tutunamamışlardır.
Fakat çete savaşı Ağustos'a kadar sürmüş ve Antranik Kafkasya'ya
kaçmak zorunda kalmıştır.
K. Küdülyan'ın "Antranik Savaşları" adı ile Ermenice
olarak 1929 yılında Beyrut'ta yayınladığı kitapta yazıldığına
göre 14, 16, 22 Nisan'da, 2 Mayıs'da, 17 Temmuz'da yapılan
çarpışmalarda toplam 932-1132 Türk öldürülmüş, sadece 19 Ermeni
ölmüştür. Bu, Ermenilerin söylediği ve yazdığı rakamlardır.
II. Sason isyanı, katliam edebiyatının uluslar arası kamuoyunda
bir kez daha gündeme gelmesi sonucunu doğurmuştur. Fakat eski
ilgi pek görülmemiştir. Zira devletlerin ilgilerinin başka
konulara çekildiği bir dönem başlamak üzeredir.
KAYNAK:
Gürün, Kamuran-; Ermeni Dosyası, TTK Basımevi, Ankara 1983,
s. 166-167
|