|
YILDIZ SUİKASTİ
Taşnaklar'ın
Türkiye'deki son teşebbüsleri Abdülhamid'e yapılan suikasttir.
Nitekim Papazian, "Sultan Abdülhamid'in hayatına yöneltilen
saldırı, Taşnakların Türkiye Ermenileri hesabına yaptıkları
ihtilal denemelerinin son perdesi oldu. Bu da Taşnaksutyun'un
görkemli, fakat faydasız teşebbüslerinden biriydi. Başarısı
Ermeni davasına bir fayda getirmezdi, başarısızlığı her halde
halkımızı büyük bir felaketten kurtarmıştır" diyerek
bunu teyid eder(1).
Krisdapor Mikaelyan ile birlikte Arnavutköylü Vram Şabuh Kendiryan,
Belçikalı Joris ve karısı, Yarı Rum Silvio Rişçi, Alman doğumlu
Lipa-Rips, Torkom (Ardaş Haçik Kaptanyan), Safo (Konstantin
Kabulyan), Mari Zayn, Garo (Hamparsum Ağacanyan), Kris Fenerciyan,
Aşod (Karlo Yovanoiç) ve bir kısmı Kafkasya'nın, Avrupa'nın
çeşitli köşelerinden gelmiş maceracı şahıslar İstanbul merkezinde
toplanarak suikast planları için çalışmaya başlamışlardır.
İlkin 12 bombayla Polonez köyüne gitmişler ve İbrahim Paşa
korusunda bomba denemesi yapmışlardır.
Krisdapor, Rus Yahudisi tüccar pasaportu sayesinde Rusya elçiliğinden
aldığı tavsiyeyle birkaç defa Selamlık törenine giderek orada
serbestçe incelemeler yapmış ve Padişah geçerken üstüne bomba
atmayı kolay görmüştür. Yalnız Selamlık'ta yollara kum dökülmesi
dolayısıyla bombanın patlayamayacağı sakıncası ortaya çıkmıştır.
Daha sonra Ramazan ayının on beşindeki törende, yolda iki
adamın tabanca ile padişaha saldırması planı incelenmiş ve
Joris, Yıldız'dan Dolmabahçe'ye kadar olan yol üstünde bir
ev tutulmasını teklif etmiştir. Tayin olunan adamlar tabancalarla
hazır olarak beklemişler, ancak padişahın o defa Çırağan Sarayı'na
kadar Yıldız bahçesinden geçerek gitmesi, Komitecilerin bu
teşebbüsünü de sonuçsuz bırakmıştır.
Nihayet, yabancı konukların bulundukları yerlerde bomba atmak
ve aynı zamanda araba ile büyük bir bomba patlatmak planı
ileri sürülmüştür. Bu konuda uzun tetkikler ve hesaplar yapılmış,
bombaların yabancı memleketlerde hazırlanmasına, denemelerinin
orada yapılmasına ve özel bir araba içinde saatli bomba ile
suikast yapılmasına karar verilmiştir.
İncelemelerine devam eden Krisdapor, her hafta Yıldız'a giderek,
padişahın camie girip çıkmasını, arabanın durduğu yerden camie
kadar olan uzaklığı adım ölçüsüyle, saatle tespit etmiştir.
Sonuçta, cami avlusunda yabancı konukların arabaları arasında
bulunacak ve mümkün olduğu kadar padişaha yakın olacak bir
araba içinde saatli büyük bir bomba patlatılmasına ve padişahın
yanındakilerle birlikte öldürülmesine karar verilmiştir.
Arabacının sürücüsünün oturacağı yere 120 kilo patlayıcı madde
alacak demir bir sandık yaptırılmış ve patlayıcı maddeyi ateşlemek
için bir dakika 42 saniyelik devreli bir saat kadranı hazırlanmıştır.
Arabayı Zare Haçikyan adında 45 yaşında eski bir katil olan
Ermeni komite mensubunun idare etmesi kararlaştırılmıştır.
Patlayıcı madde, 18 Temmuz sabahı, arabacı yeri altındaki
demir sandığa doldurulmuş, içerisine teneke kutu içinde 500
tane kapsül konmuştur. Her şey hazırlandıktan sonra 21 Temmuz
1905 Cuma günü Selamlık resminden sonra Sultan Hamid saraya
dönerken camiin önünde bomba patlatılmıştır. Bütün tertibat
tam anlamıyla alınmış olduğu halde, o gün camiden çıktıktan
sonra Padişahın Seyhülislam'la görüşmesi ve bu sebeple birkaç
dakika gecikmesi, suikastın başarısız sonuçlanmasına sebep
olmuştur.
Olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma sonunda Avusturya
tebaasına mensup Edouard Joris isimli şahıs idama mahkum edilmiştir.
Bir süre sonra hapishaneden Saray'a getirilen Joris, Ermeniler
aleyhinde çalışmak üzere 500 lira ihsanla ajan tayin edilip
Avrupa'ya gönderilmiştir(2).
KAYNAK
(1) Gürün, Kamuran-; Ermeni Dosyası, TTK Basımevi, Ankara
1983, s. 167
(2) Uras, Esat-; Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, İstanbul
1987, s. 524-531
|