GENEL BAKIŞ
  TÜRK-ERMENİ İLİŞKİLERİ
  SORUNUN ORTAYA ÇIKIŞI
    » Ayestefanos ve Berlin Anlaşmaları
» Ermeni Komiteleri
» Ermeni İsyanları
» Kilisenin Rolü
» Misyoner Faaliyetleri
» Propaganda
  ERMENİ KATLİAMLARI
  24 NİSAN 1915
  YER DEĞİŞTİRME (TEHCİR)
  ERMENİ TERÖRÜ
  ŞEHİT DİPLOMATLAR
  ÖNEMLİ SORULAR VE YANITLARI
  KRONOLOJİ
  FOTOĞRAF ALBÜMÜ
  ARŞİV BELGELERİ
  BİBLİYOGRAFYA
  LİNK VERENLER
  ATATÜRK'TEN ERMENİ SORUNU






    ERMENİ SORUNUNUN ÇIKMASINDA KİLİSENİN ROLÜ
Patrik Zaven Efendi'nin Çalışmaları

İstanbul Ermeni Patriği Zaven Efendi (Zaven Egyazaryan, 1868-1927)Mondros Mütarekesi, Ermenistan'ın kurulması ortamı için önemli bir adım olmuştur. 1918 Nizâmnâmesi hükümlerine uygun olarak 6 Aralık 1918 tarihinde İstanbul'a gelen Ermeni Patriği Zaven Efendi(30), bağımsız bir Ermenistan kurulması için bir teşkilât kurmuş(31), silâh, mermi ve para yardımlarını toplayarak maddî yönden noksanlarını tamamlamaya çalışmış ve Rum Patrikhânesi'nden de geniş ölçüde destek almıştır(32).

Türkiye Ermenileri'nin temsilcisi olduğu sıfatı ile Bogos Nubar Paşa, 30 Kasım 1918 tarihinde İtilâf Devletleri'ne başvurarak, bağımsız bir Ermenistan'ın kurulmasını ve bu bağımsızlığın İtilâf Devletleri ile Cemiyet-i Akvam'ın himayesi altına konulmasını istemiştir(33). Diğer taraftan, aynı meselenin gerçekleşmesi hususunda çalışmalarda bulunmak üzere Patrik Zaven Efendi de, 12 Şubat 1919 tarihinde İstanbul'dan Paris'e ve oradan da Londra'ya hareket etmiştir. Bogos Nubar Paşa ile de görüşerek onu bazı hususlarda aydınlatan Zaven Efendi, bir taraftan da Lord Cecil, Lord Curzon ve yardımcısı Lord Harding ile görüşmüş, Fransız Chambon ve Yunan Başbakanı Venizelos ile müzakerelerde bulunmuştur(34). Ermenilerin minnettarlığını arz etmek üzere İngiltere Kralı V.George'u da ziyaret etmiştir(35). Londra'dan Paris'e dönüşünde ise Fransa Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile görüşen Zaven Efendi, sonuçtan çok umutlu dönmüştür(36).

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan ve Lozan'dan sonra Ermeni Sorunu diye bir konu kalmamasından sonra Türkiye'deki Ermeni Kilisesi problem çıkarmak şöyle dursun, Ermeni diasporasının Türkiye'yi sıkıntıya sokan girişimlerine karşı çıkmıştır. Halen Ermeni Patrikhanesi, sözde Ermeni Soykırımı iddialarına karşı tepkisini ortaya koymaktadır.

Nitekim, son 6 ay zarfında yeniden başlatılan propagandalar hakkında 7 Ekim 2000 tarihinde yayınlanan Ceviz Kabuğu adlı TV programa katılan Kandilli Ermeni Kilisesi Başkanı Dikran Kevorkan, soykırım ve tehcir konusunda şunları söylemektedir:

"Soykırım ve Tehcir (bir yerden alıp başka bir yere götürmek) farklı anlamlara gelir. Emperyalistlerin oyunları, Ermeni idarecilerin apolitik düş öncüleri (medya, kiliseler, din adamları) bütün bu olaylara sebep olmuştur. Patrik ruhani bir liderdir, siyasi konularda patrikten görüş alma gibi bir yanlış yapılıyor. Emperyalist güçler ASALA ve PKK'nın arkasında olmasaydı onlar ne yapabilirlerdi?"


Kevorkan'ın "asimilasyon" iddiaları hakkındaki görüşleri ise şöyledir:

"Bugün dünya üzerindeki Ermenilerin en rahatlıkla, en güçlü şekilde kendi kimliklerini muhafaza eden ülke Türkiye'dir. Yurtdışındaki Diasporadaki Ermeni, ismini değiştirerek mücadeleye giriyor. Çünkü oralarda, bir kültür ağırlığıyla, o insanların kültürünü eritmek var. Bugün Türkiye'nin aleyhine konuşulan Diasporadaki Ermeniler çok iyi biliyorlar ki, Amerika'nın belli kiliselerinde kurban ayinleri Pazar günleri İngilizce yapılıyor, Ermeniler ana lisanlarını kaybediyorlar. Bunu söylediğin zaman kötü kişi oluyorsun. Biz onun için Türkiye'deki Ermeni vatandaşlar olarak üzüntümüzü dile getiriyoruz. Ne için? Atatürk'ün emanet ettiği Kuvay-i Milliye ruhuna bir haksızlık yapılmaktadır. Bütün bunlar dışarıdakilerin oyunudur. PKK, ASALA, bu kararname, bütün bunlar dışarıdakilerin oyunu. Biz Türkiye'deki vatandaşlar olarak bir haksızlık yapıldığını düşünüyoruz. Ermeniler eğer akıllıysa maşa olarak kullanılmasınlar."

KAYNAKLAR
(30) 1898-1906 yılları arasında Erzurum'da, 1910'da Van'da, 1919-1913 yılları arasında Diyarbakır'da piskopos olarak çalışan Zaven Efendi, Eylül 1913'de İstanbul Ermeni Patriği seçilmiş, ancak zararlı faaliyetleri sebebi ile 1916'da Bağdad'a gönderilmiş, 1918'de Mondros Mütârekesi'ni müteakip İstanbul'a dönmüştür. Daha fazla bilgi için bkz. Christopher J. Walker, a.g.e., s. 426-427; Ayrıca bkz., Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, I, Ankara 1993, s. 136-137.
(31) Atatürk, M. Kemal-; Nutuk, I, 1919-1920, İstanbul 1967, s. 2; Selâhattin Tansel , Mondros'tan Mudanya'ya Kadar, I, Ankara 1973, s. 106.
(32) Ergünöz Akçora, "Millî Mücadele Yıllarında Kurulmuş Faydalı ve Zararlı Cemiyetler," TDTD, Sayı: 4 (Nisan 1987), s. 20.
(33) Bogos Nubar Paşa'nın müracaat metni için bkz., Esat Uras, a.g.e., s. 923-924.
(34) Uras, Esat-; a.g.e., s. 943-944.
(35) Uras, Esat-; a.g.e., s. 943-944.
(36) Uras, Esat-; a.g.e., s. 943-947.

« Geri

 
 
Bütün hakları saklıdır. © FORSNET