|
SİVAS İSYANLARI
Sivas,
öteden beri Ermeni isyanlarına sahne olmuş bir ildir. 1894
yılındaki isyanlar, Merzifon, Amasya, Tokat bölgesinde yapılmıştır.
Sivas, Ermeniler için, Erzurum
kadar önemliydi. Tanınmış Daniel Çavuş ve Murat gibi birçok
çete reisleri buralarda yetişmiş ve büyük olaylar çıkarmışlardır.
Sivas'ın Şebinkarahisar ve Suşehri bölge komitacılar için
önemlidir.
Komitacılar buralarda köy köy
dolaşarak "Türklerin meşrutiyetten, hürriyetten amaçları
Ermenileri yok etmektir. Eşitlik, kardeşlik sözlerine sakın
aldanmayın. Ermeniler, hürriyetlerini silah ve bombayla alacaklardır.
Öküzünüzü satın bomba alın" diyorlardı. Bu propagandacıların
başında Penganlı Piza Mıgırdiç, Gökdenli Murat, Suşehirli
Dagisyan Aram, Şebinkarahisarlı Karagözyan Hemayak vardı.
1913 yılı Ağustos ayı tatilinde
Şebinkarahisar ve Suşehri'ne giden Amerikalı öğretmen Mr.
Huborg Şebinkarahisar'dan dönüşünde Suşehri'nde bir gece bahçede
yatarken tüfekli öldürülmüştü. Katillerin önceleri müslüman
olduğu sanılmış, birçok suçsuz Türk tutuklanmış ve haklarında
inceleme başlatılmıştı. Sonunda cinayetin siyasi nedenlerle
Ermeniler tarafından yapıldığı anlaşılmış ve sanıklar serbest
bırakılmıştı. Bu cinayetleri yapanlar meydana çıkarılamamışsa
da, Türkiye'de güvenlik olmadığını ve Türkleri barbar göstermek,
yabancı devletlerin işe karışmalarını sağlamak için Ermenilerin
yaptıkları anlaşılmıştır.
Yine 1913 yılı Ekim ayında
Suşehri'nin Ezbidir bucağı Ermeni Papazı Kerih'in bazı hareketleri
hükümeti kuşkulandırmış ve bir hırsızlık olayından dolayı
evi arandığında çalınan eşyadan başka birçok yasak silahlar
da bulunmuştur. Kerih'in tutuklanması, Şebinkarahisar Murahhaslığını
telaşlandırmış ve yaptığı girişimler gözden kaçmamıştır. Bundan
da anlaşılıyor ki, Kerih'in yaptığı her iş, Şebinkarahisar
Murahhasalığının isteği ve bilgisiyle olmuştur.
Şebinkarahisar İsyanı'nda Kerih'in
oynadığı rol, sonradan daha iyi anlaşılmıştır. Şebinkarahisar'ın
Yaycı Köyü Papazı Siponil bir papazdan çok komitacı olarak
tanınmış. Siponil, papaz olmadan önce Ermeni hareketlerini
bizzat yönetmiş, kasım ayında kilise aidatını toplamak üzere
köylerde dolaşırken, "Osmanlılar yenilecekleri bir harbe
başladılar. Kısa bir zaman sonra Ruslar cepheden, biz geriden
saldıracağız. Size önceden verilen silahların kullanılma zamanı
geldi. Önce silah almakta kuşkuluydunuz. Bugün elinizdeki
silahların yararını göreceksiniz. Silah bulan ve dağıtanları
siz yücelteceksiniz" diyerek propaganda yapıyordu.
Papaz Siponil'in arkasından
Panganlı Piza Mıgırdıç, deri ticareti bahanesiyle köyleri
dolaşmaya ve yapılan propagandaları pekiştirmeye başladı.
Ermeniler, bütün önlemleri aldıklarını, pek yakında başarıya
ulaşacaklarını sanıyor; fakat, beklenilen bu yakın gün bir
türlü gelmiyordu. Bu beklemeye daha fazla tahammül edemeyen
Suşehri Pürek Köyü Muhtarı Agop, "Bu silahları hangi
gün için saklıyoruz" diye bağırarak Zara Özel Örgütü
Kafile Memuru Nuri'yi tabancasıyla yaraladı. Böylece önceden
hazırlanan ihtilal olayı meydana çıktı. Yapılan aramada, 150
tüfek ve 10.000 kadar cephane ele geçti. Bu olay, diğer Ermeni
köylerindeki silahları da meydana çıkardı.
Yalnız Suşehri ilçesi Ermeni
köylerinden 160 silah bulundu. Şebinkarahisar Murahhasası,
silahların hükümet eline geçmesinden düşükleri maddi zararı,
moral çöküntüsünü görüyor ve "Ne yapmak gerekirse yapılsın,
silahlar verilmesin" diye ilgililere haberler gönderiyordu.
Bu haberlerin etkisiyle köylerde saklanan silahlar Karahisar
Kilisesi'nde toplandı. İleride çıkan Şebinkarahisar İsyanı'nda
kullanıldı.
Seferberlikten önce, Zara ilçesinde
Ermeni komite reislerinden Gemisli Tanil ve arkadaşları, Zara
ve Hafik ilçeleri arasındaki Sakar Dağı'nda harman süren 12
Türkü, Karahisar Savcısı Cemal ile 2 jandarmayı ve bölgede
daha birçok kimseyi öldürüp soydular. Yalnız Zara kazasında
30 adet bomba, 45 parça dinamit ve çeşitli silahlar bulundu.
10. Kolordu Komutanlığı'nca
3. Ordu Komutanlığı'na gönderilen 27 Mart 1915 tarihli mesajda
şöyle denilmektedir:
"a. Tokat'ta bir Ermeni
evinde silah ve cephane bulunmuştur.
b. Sivas'ın Kangal kazasının
Ulaş bucağındaki Ermenilerden silah ele geçirilmiştir.
c. Suşehri'nin Purek köyü Ermenileri,
25 Şubat 1915 tarihinde oradan geçen gönüllü ve silahsız Osmanlı
askerlerine saldırmış ve ateş açmışlardır. Bu köyde yapılan
aramada silah ve mermi ele geçirilmiş, 95 asker kaçağıyla
25 suçlu er yakalanmıştır."
Sivas Valiliği'nin İçişleri
Bakanlığı'na gönderdiği 22/23 Nisan 1915 tarihli mesajda ise
şöyle denilmektedir:
"Vilayet içinde Ermenilerin
toplu olarak bulunduğu yerler, Şebinkarahisar, Suşehri, Hafik,
Divriği, Gürün, Gemerek, Amasya, Tokat ve Merzifon'dur. Şimdiye
kadar Suşehri'nin Türk köyleriyle, civarında ve Hafik'in Tuzhisar,
Horasan köylerinde ve merkeze bağlı Olataş bucağında yapılan
aramalarda pek çok yasak silah ve dinamit bulundu. Ermenilerin
bu vilayetten 30.000 kişiyi silahlandırdıkları, bunlardan
15.000 kişinin Rus ordusuna katıldığı ve diğer 15.000 kişinin
de, Türk ordusunun başarısızlığı halinde ordumuzu gerisinden
tehdit edeceği, yakalanan sanıkların ifadeleriyle kesinleşmiştir.
Taşnak Komitesi, Ermeni çete reisi Murat''n sığındığı Tuzhisar
köyüne gönderilen güvenlik birliğiyle Ermeniler arasında çarpışmalar
olmuştur, kaçanlar kovalanmaktadır."
Kaçak Ermeni Murat'ın aranması
için Horasan'a gönderilen müfrezenin aramasında Murat bulunamamış
ise de bir sandık gra tüfeği, bir sandık bomba ve dinamit
ele geçirilmiştir.
Hafiğin Tuzla köyündeki aramada
da 16 sandık silah, 20 adet bomba bulunmuş; Murat'ın arkadaşları
ile jandarmalar arasında çarpışmalar olmuştur.
KAYNAK:
SAKARYA, İhsan-, Belgelerle Ermeni Sorunu, 2. Baskı, Genelkurmay
ATASE Yayınları, Ankara 1984, s. 195-198
|