|
II. VAN
İSYANI
Ermenilerin Birinci Dünya Savaşı
sırasında çeşitli bölgelerde çıkardıkları isyanlar içinde
sonuçları bakımından en önemlisi İkinci Van isyanı olmuştur.
O dönemde Van'da Türk, Ermeni, Nasturi veya Keldani cemaat
arasında İttihat ve Terakki, Taşnaksutyun, Ramgavar, Hınçak,
Parti Serakan, Parti Karsakan adlarında 4 parti ve 2 hayır
derneği bulunmaktadır. Ermeni parti ve dernekleri, Ermeni
halkını eğitmiş ve silahlandırmışlardır(1). Ermeni din adamları
ve komitacılar ise Rusya'nın bilgisi ve gözetiminde hareket
etmişlerdir (2). 1908'de başlayan bu tür organizasyonların
arkasında Rusların bulunduğu, Rusya'nın Van konsolosu ile
Rus Büyükelçisi arasındaki yazışmalardan açıkça anlaşılmaktadır(3).
Söz konusu destek, Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun Trabzon
konsolosu Moricz tarafından 30 Ocak 1914 tarihli bir raporda
şöyle belirtilmektedir(4): "Ruslar, Ermenileri harekete
geçireceklerdir. Bu maksatla çok para harcıyorlar, gizlice
asilerin hizmetlerine silah sevk ediyorlar ve bir Ermeni ayaklanmasının
patlak vermesine aracılık ediyorlar."
Bütün kışkırtmalara rağmen
Van vali vekili Cevdet Bey, 1 Aralık 1914'te Ermeni ileri
gelenlerini toplayıp kendileriyle bir görüşme yaparak müslümanlarla
Ermenilerin arasında çıkacak olayların devlete vereceği zararları
anlatmışsa da hiçbir sonuç elde edememiştir (5). Aksine Ermeni
komitacıları, Van ve çevresinde savaşın çıkışından itibaren
başlattıkları mezalimi daha da arttırmışlardır. Özellikle
Mahmudiye'de müslümanlarını toplu halde katlederek camileri
ahıra çevirmişlerdir. Mahmudiye kaymakamı 15 Mart 1915 tarihli
yazısında Ermenilerin bu hareketlerini hükümete rapor etmiştir(6).
Van valiliğine getirilen Cevdet Bey ise 25 Mart'ta, Rusların
Van'ı işgalini kolaylaştırmak için Ermenilerin büyük bir hazırlık
içinde bulunduklarını ve her tarafta birden isyan edeceklerini
bildirmiştir(7).
Osmanlı devleti o günlerde
Çanakkale'de ve Irak'ta ölüm-kalım savaşı vermekte, Van bölgesinde
bulunan asker ise, Rusların Kafkaslardan yaptıkları saldırılara
karşı savaşmaktadır. Bu durumu değerlendiren Ermeni çeteleri
15 Nisan 1915'te önce Van çevresinde, 17 Nisan'da Şatak'ta
(Çatak), 18 Nisan'da Bitlis'te ve 20 Nisan'da Van'ın merkezinde
büyük bir ayaklanma başlatmışlardır (8). Van ve çevresinde
memur ve jandarmalar öldürülmüş; karakollar ve Türk evleri
saldırıya uğramış; resmi binalar yakılarak isyan bütün Van
bölgesine yayılmıştır. Van jandarma tümeninin bir kısmı ile
bir takım aşiretler Ermenilere karşı savaştılarsa da ayaklanmayı
bastıramamışlardır. Bu arada, Çölemerik'de de Nasturiler ayaklanmışlardır.
Van valisi Cevdet Bey Rus-Ermeni
baskısı karşısında tutunamayarak 16/17 Mayıs gecesi çekilmiş;
böylece Van, Rus ve Ermenilerin eline geçmiştir. Ermeniler
şehir ve çevre halkından yüzlerce kişiyi katletmişlerdir.
Bu durum, Alman Büyükelçisi Wangenheim tarafından Alman Dışişleri
Bakanlığı'na gönderilen 10 Mayıs 1915 tarihli telgrafta şöyle
bildirilmiştir(9):
"Van vilayetindeki Ermeniler
ayaklanmışlar, müslüman köylere ve kaleye saldırıya geçmişlerdir.
Kaledeki Türk garnizonu 300 kayıp vermiş, günlerce devam eden
sokak muharebeleri sonunda şehir asilerin eline geçmiştir.
17 Mayıs 1915'te de Van Ruslar tarafından işgal edilmiş, Ermeniler
düşman tarafına geçmiş ve müslümanları katle başlamıştır.
Bitlis istikametinde 80.000 müslüman kaçmaya başlamıştır"(10).
Rus Çarı, 18 Mayıs'ta Van'ın
Rus ve Ermenilerin eline geçmesinden dolayı "Van halkına
fedakarlıkları dolayısıyla teşekkür ettiğini" bildiren
bir teblig yayınlamış, bunu, Rus Hariciye Nazırı Sazanof'un
Ermenilerin yardımlarına teşekkür eden beyannamesi izlemiştir.
Dünyanın çeşitli yerlerine çıkan Ermeni gazeteleri ve bazı
batılı gazeteler, Ermenilerin Ruslara yaptıkları yardımları
ve Osmanlı devletine verdikleri zararları büyük bir sevinçle
manşetlerine çıkarmışlardır.
Paris'te çıkan Le Temps gazetesi
13 Ağustos 1915 tarihli nüshasında Ruslar tarafından Van valiliğine
atanan Aram Manukyan hakkında ilginç bilgiler vermektedir.
Gazete, Manukyan'ın II. Abdülhamid devrinde Van'da çetecilik
yaptığını, II. Meşrutiyet sırasında Osmanlı ülkesinde öğretmenlik
ve okul müdürlüğü görevinde bulunduğunu bildirdikten sonra
şunları yazmaktadır:
"Aram bu savaşın başında
bir kere daha silaha sarıldı ve Van'da ayaklanmış olanların
başına geçti. Şimdi bu ili elinde tutan Rusya, Türkiye'ye
karşı savaşa bu derece parlak bir biçimde katılmış olan Ermeni
unsurunu memnun etmek için Aram'ı oraya vali yaptı"(11).
Ermenilerin bu ihanetleri yüzünden
Osmanlı ordusunun ikmal yolları kesilmiş; askere yiyecek ve
cephane taşıyan kollar ise Ermeniler tarafından vurulmuştur.
Böylece Türk ordusu geri çekilmek zorunda kalmış ve saldırıya
geçen Ruslar Erzurum, Bitlis ve Trabzon'u da işgal etmişlerdir(12).
Ermeniler ise Ruslardan aldıkları cesaretle, müslümanlara
karşı tecavüzlerini iyice artırmışlardır. Pek çok müslüman
aile canını kurtarmak için iç bölgelere çekilmiştir. Bu sırada
diğer bölgelerde de yer yer Ermeni ayaklanmaları başlamıştır.
Katledilenler müslümanlar olmasına
rağmen, Ermeni Patriği, Ermenilerin tecavüze uğradığı iddiasında
bulunmuştur. Türk hükümeti batılı devletlerin baskısına uğramamak
için bir araştırma komisyonu kurmak zorunda kalmıştır. Sivas,
Van, Erzincan ve Erzurum yörelerinde yapılan incelemeler sonucunda,
Patriğin, öldürüldüğünü iddia ettiği Ermenilerin sağ olduğu
belirlenmiştir. Komisyon raporunda, Ermeni isyanının Sivas
ve Van'da hâlâ devam ettiği ve bunlara karşı koyacak ne jandarma
ne de silahlı Türk halkının bulunduğu belirtilmiştir(13).
KAYNAK:
Halaçoğlu, Yusuf-; Ermeni Tehciri ve Gerçekler (1914-1918),
Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara 2001.
Dipnotlar
1) DH. EUM. 2. Şube, Dosya 1, belge 28/1.
2) Askeri Tarih Belgeleri Dergisi (ATBD.), Nisan 1987, sayı
86, belge 2050.
3) Rusya Dış Politika Arşivi, Siyasi Kısım, nr. 113, 7/20
Mayıs 1908, s. 51.
4) Österreichischer Haus-Hof-und Staatsarchiv, Politisches
Archiv, XII, 463'den naklen N. Göyünç, "Türk Ermeni İlişkileri
ve Ermeni Soykırımı İddiaları", Ermeni Sorunu ve Bursa
Ermenileri, Bursa 2000, s. 10.
5) ATBD., Ekim 1985, sayı 85, belge 1966.
6) ATBD., Nisan 1987, sayı 86, belge 2051.
7) Aynı yer, belge 2052.
8) ATBD, Ekim 1985, sayı 85, belge 2003, 2005.
9) Wangehheim, Deutschisches und Armenien, 1914-1918, yay.
Johannes Lepsius, Potsdam 1919, s. 65, 46 nr. Belgeden naklen
N. Göyünç, Aynı makale, s. 11.
10) N. Göyünç, Aynı makale, s. 11.
11) Bayur, Aynı eser, III/3, 20-21.
12) ŞFR, nr. 64/44.
13) ATBD, Aynı yer, belge 2004.
|