|
Yer
değiştirme kararı, bağımsız Ermenistan kurma düşüncesiyle,
savaş içindeki kendi devletlerini arkadan vuran Ermenilerin
verdikleri zararı önlemek gayesiyle zorunlu olarak alınmıştır.
Ruslar ve İtilaf Devletleri'nin Ermenileri nasıl kandırdıkları
ve kışkırttıkları, belgeleriyle sabittir(1). Savaşta
ele geçirdikleri yerlerin kendilerine verileceği ve bağımsızlıklarının
tanınacağı gibi vaatlere kanan Ermeniler, birçok ihtilâl cemiyeti
kurmuşlardır(2). Ermeniler, yer değiştirme öncesinde
başlattıkları tedhiş faaliyetlerini, göç sırasında da sürdürmüşlerdir.
Gerek sınır bölgelerinde, gerek iç bölgelerde düşmanla işbirliği
yapmışlar; müslüman halka karşı katliâmlarda bulunmuşlardır(3).
Ermenilerin yaptıkları mezalimi anlatan belgeleri bir kitapta
toplamaya karar veren Osmanlı Hükümeti, bütün illere yazılar
yazarak; Ermeni katliamlarını anlatan belge ve fotoğrafların
gönderilmesi istemiştir(4). Toplanan belge ve fotoğrafların
ışığında "Ermeni Komitelerinin Faaliyetleri ve İhtilal
Hareketleri / Meşrutiyet'in İlanından Önce ve Sonra"
adıyla bir kitap yayınlanmıştır(5).
Ermeni mezalimi Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra da devam etmiştir.
1920'de Hanov adlı bir Ermeni komutasında Nahçıvan'a giden
1.200 kişilik birliğin, oradaki müslümanlara yaptıkları mezalim
bunun en çarpıcı örneklerinden biridir(6). Ayrıca 3
ve 7 Mart 1921 tarihlerinde Mamuretülaziz (Elazığ) vilâyeti
vâli vekili Mümtaz Bey'in gönderdiği telgraflardan, Fransızların
korumasına giren Ermenilerin Kilikya'dan Adana'ya kadar bağımsız
bir Ermenistan hayali içinde bulundukları anlaşılmaktadır(7).
Bu gelişmeler üzerine, Başkomutan Vekili Enver Paşa duruma
bir çare bulmak amacıyla, 2 Mayıs 1915'te İçişleri Bakanı
Talat Paşa'ya şu yazıyı göndermiştir:
"Van
gölü etrafında ve Van valiliğince bilinen belirli yerlerdeki
Ermeniler, isyanlarını sürdürmek için daima toplu ve hazır
bir haldedirler. Toplu halde bulunan Ermenilerin buralardan
çıkarılarak isyan yuvasının dağıtılması düşüncesindeyim.
3. Ordu komutanlığının verdiği bilgiye göre Ruslar 20 Nisan
1915'te kendi sınırları içindeki müslümanları sefil ve perişan
bir halde sınırlarımızdan içeriye sokmuşlardır. Hem buna karşılık
olmak ve hem yukarıda belirttiğim amacı sağlamak için, ya
bu Ermenileri aileleriyle birlikte Rus sınırı içine göndermek,
yahut bu Ermenileri ve ailelerini Anadolu içinde çeşitli yerlere
dağıtmak gereklidir.
Bu iki şekilden uygun olanın seçilmesini ve uygulanmasını
rica ederim. Bir mahzur yoksa isyancıların ailelerini ve isyan
bölgesi halkını sınırlarımız dışına göndermeyi ve onların
yerine sınırlarımız içine dışarıdan gelen müslüman halkın
yerleştirilmesini tercih ederim(8)".
Yer değiştirme uygulamasının ilk işareti sayabileceğimiz bu
yazı ile Enver Paşa, Ermenilerin isyan çıkaramayacak şekilde
dağıtılmalarını istemektedir. Söz konusu yazıya göre uygulama
yalnızca Ermenilerin isyan ve karışıklık çıkardıkları yerlerde
yapılacaktır. Nitekim öyle de olmuştur.
Durumun önemi ve aciliyeti nedeniyle zaman kaybetmek istemeyen
Talat Paşa, Meclis'ten henüz bir karar çıkmadan yer değiştirme
uygulamasını başlatmış ve bu çok ağır sorumluluğu tek başına
üzerine almaktan kaçınmamıştır(9).
Öncelikle Van, Bitlis ve Erzurum bölgelerinde bulunan Ermenilerin
savaş bölgesi dışına çıkarılması konusunu ele alan Talat Paşa,
9 Mayıs 1915'te gönderdiği şifre emirlerle Erzurum Valisi
Tahsin Bey, Van Valisi Cevdet Bey ve Bitlis Valisi Mustafa
Abdülhalık Bey'i konu hakkında bilgilendirmiştir. Talat Paşa
söz konusu şifrelerinde, isyan ve ihtilal yapmak için bazı
bölgelerde toplu halde bulunan Ermenilerin güneye doğru göç
ettirilmesinin kararlaştırıldığını, kararın derhal uygulanması
için vâlilere mümkün olan her türlü yardımın yapılması gerektiğini
bildirmiştir.
Başkomutanlık'tan 3. ve 4. Ordu Komutanlarına konuyla ilgili
bildiri yazıldığını kaydeden Talat Paşa, faydalı sonuçlar
verecek bu uygulamanın, Van'la birlikte Erzurum'un güney kısmı,
Bitlis'e bağlı önemli kazalar, özellikle Muş, Sasun ve Talori
civarını da kapsamasının iyi olacağına dikkat çekmiş ve valilerden
ordu komutanlarıyla işbirliği yaparak derhal uygulamaya başlamalarını
istemiştir(10).
Ayrıca 23 Mayıs 1915'te 4. Ordu Komutanlığına bir şifre gönderen
Talat Paşa, boşaltılmasını istediği yerleri şu şekilde belirtmiştir:
- Erzurum, Van ve Bitlis vilâyetleri;
- Maraş şehir merkezi hariç olmak üzere Maraş sancağı;
- Halep Vilâyetinin merkez kazası hariç olmak üzere İskenderun,
Beylan (Belen), Cisr-i Şugur ve Antakya kazaları dahilindeki
köy ve kasabalar;
- Adana, Sis (Kozan) ve Mersin şehir merkezleri hariç olmak
üzere Adana, Mersin, Kozan ve Cebel-i Bereket sancakları.
Buna göre; Erzurum,
Van ve Bitlis'ten çıkarılan Ermenilerin, Musul'un Güney kısmı
ile Zor sancağı ve Merkez hariç olmak üzere Urfa sancağına;
Adana, Halep, Maraş civarından çıkarılan Ermenilerin ise Suriye
vilâyetinin doğu kısmı ile Halep vilâyetinin doğu ve güneydoğusuna
nakledilecekleri kararlaştırılmıştır. Göç işlemlerini denetlemek
ve yönetmek üzere Mülkiye Müfettişlerinden Ali Seydi Bey Adana
bölgesine, Hamid Bey ise Halep ve Maraş bölgesine atanmıştır.
Yeni yerleşim bölgelerine ulaşan Ermenilerin, bölgenin durumuna
göre ya mevcut köy ve kasabalarda inşa edecekleri evlere ya
da hükümet tarafından belirlenecek yerlerde yeniden kuracakları
köylere yerleştirilmeleri ve Ermeni köylerinin Bağdad demiryolundan
en az 25 km. uzakta olması şart koşulmuştur.
Yer değiştirmeye tabi tutulan Ermenilerin can ve mallarının
korunması, yeme, içme ve dinlenmelerinin sağlanması sevk güzergahında
bulunan bölgesel yöneticilere bırakılmıştır. Yerleri değiştirilecek
Ermenilerin bütün taşınabilir mal ve eşyalarını birlikte götürebilecekleri
ve taşınmaz malları konusunda da ayrıntılı bir emir yazısı
hazırlanarak ilgili yerlere ulaştırılması kararlaştırılmıştır(11).
Başkomutanlık, yerleri değiştirilen Ermenilerin yeniden fesat
yuvaları oluşturmamaları için 26 Mayıs 1915'te İçişleri Bakanlığı'na
bir yazı göndererek şu konuların dikkate alınmasını istemiştir:
- Ermenilerin gönderildikleri yerlerdeki nüfusu oradaki
aşiret ve müslüman sayısının %10 oranını geçmemelidir.
- Göç ettirilecek Ermenilerin kuracakları köylerin her biri
elli evden çok olmamalıdır.
- Ermeni göçmen aileleri seyahat ve nakil suretiyle de olsa
ev değiştirmemelidir(12).
İçişleri Bakanlığı'nın
bütün bu önlemleri uygulamaya koyduğu günlerde, 24 Mayıs 1915'te
ortak bir bildiri yayınlayan Rusya, Fransa ve İngiltere Hükümetleri,
bir aydan beri "Ermenistan" diye adlandırdıkları
Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Ermenilerin öldürüldüklerini
ve olaylardan Osmanlı Hükümeti'ni sorumlu tutacaklarını açıklamışlardır(13).
Konunun bu şekilde uluslar arası bir boyut kazanması üzerine
Talat Paşa, yer değiştirme uygulamasının yasal bir zemine
oturtulması amacıyla hazırladığı bir yazıyı 26 Mayıs 1915'te
Başbakanlığa gönderdi(14).
Talat Paşa yazısında, "Osmanlı topraklarına göz diken
istilâcıların emellerini gerçekleştirmek için Osmanlı vatandaşı
olan Ermeniler arasına ayrımcılık soktuklarını ve yardım ettiklerini;
isyan eden Ermenilerin düşmana karşı savaşan Türk ordusunun
harekâtını güçleştirmek için her çeşit engellemeleri yaptıklarını;
askere gıda maddesi, silah ve mermi ulaştırılmasını engellediklerini;
düşmanla işbirliği yaptıklarını; bir kısmının düşman saflarına
katıldıklarını, askerî birliklere ve masum halka silâhlı saldırıda
bulunduklarını; şehir ve kasabalarda katliam ve yağmacılık
yaptıklarını; düşmanın deniz kuvvetlerine gıda maddesi temin
ettiklerini ve önemli askeri bölgeleri düşmana gösterdiklerini"
açıkladıktan sonra, devletin selâmeti için köklü önleme gereksinim
duyulduğunu ve bunun için, savaş bölgesinde olaylar çıkaran
Ermenilerin başka bölgelere göç ettirilmesine karar verildiğini
ifade etmiştir.
İçişleri Bakanlığı'nın bu yazısı, Başbakanlık tarafından kaleme
alınan bir başka yazı ile derhal Meclis'e ulaştırılmıştır.
Başbakanlık yazısında Talat Paşa'nın ifadeleri tekrarlandıktan
sonra, devletin selâmeti için uygulanmasına başlanılan yer
değiştirme uygulamasının yerinde olduğu ve bunun bir yöntem
ve kurala bağlanmasının gerektiği dile getirilmiştir(15).
Meclis de aynı tarihte uygulamayı kabul eden bir karar almıştır.
Meclis'in bu konu ile ilgili kararnamesinde, devletin varlığının
ve güvenliğinin sağlanması uğrunda yapılan mücadeleye, kötü
etkisi olan bu gibi zararlı faaliyetlerin önüne etkili yöntemlerle
geçilmesinin kesinlikle gerekli olduğu ve İçişleri Bakanlığınca
bu konuda alınan önlemlerin son derece doğru ve yerinde olduğu
belirtilmiştir. Ayrıca, yerlerinden çıkarılan Ermenilerin
gayrimenkul mallarıyla ilgili bir bildiri yayınlanarak, belirlenecek
komisyonlar tarafından tespitinin yapılması ve gönderilen
Ermenilere gittikleri yerde durumlarına uygun iş sahalarının
açılması ve Göçmen Ödeneği'nden kendilerine yardım yapılması
kararının alındığı ifade edildikten sonra, göçün güven içinde
yapılması konusunda ilgililere gerekli emrin yazılması istenmiştir(16).
Başbakanlık'tan 30 Mayıs 1915 tarihinde İçişleri, Harbiye
ve Maliye Bakanlıklarına yazılan yazıda yer değiştirme uygulamasının
nasıl yapılacağı şöyle anlatılmıştır(17):
- Ermeniler kendilerine
ayrılan bölgelere can ve mal güvenlikleri sağlanarak rahat
bir şekilde nakledileceklerdir.
- Yeni evlerine yerleşene
kadar yeme-içme giderleri Göçmen Ödeneği'nden karşılanacaktır.
- Eski malî durumlarına
uygun olarak kendilerine emlâk ve arazî verilecektir.
- İhtiyaç sahipleri için
hükümet tarafından ev inşa edilecek, çiftçi ve ziraat erbabına
tohumluk, alet ve edevat sağlanacaktır.
- Geride bıraktıkları taşınır
malları kendilerine ulaştırılacak, taşınmaz malları ve değerleri
belirlendikten sonra, buralara yerleştirilecek olan müslüman
göçmenlere paylaştırılacaktır. Bu göçmenlerin uzmanlık alanları
dışında kalan zeytinlik, dutluk, bağ ve portakallıklarla,
dükkân, han, fabrika ve depo gibi gelir getiren yerler,
açık arttırma ile satılacak veya kiraya verilecek ve bedelleri
sahiplerine ödenmek üzere mal sandıklarınca emanete kaydedilecektir.
- Bütün bu konular özel
komisyonlarca yürütülecek ve bu hususta bir emir yazısı
hazırlanacaktır.
KAYNAK:
Halaçoğlu, Prof. Dr. Yusuf-; Ermeni Tehcirine Dair Gerçekler
(1915), TTK Yayını, Ankara 2001.
DİPNOTLAR
1) Şifre Kalemi., nr. 45/115 (23 Eylül 1916 tarihli telgrafla,
Van, Bitlis, Mamuretülaziz (Elazığ), Adana, Diyarbekir ve
Sivas eyâletlerine bu hususta bildiri göndermiştir).
2) DH. EUM. 2. Şube, Dosya 1, belge 45/2 (bk. belge 670).
3) Şifre Kalemi., nr. 61/50 ; nr. 62/24; nr. 63/175; nr. 64/92;
nr. 64/163; nr. 64/194; nr. 66/51; nr. 46/56; nr. 66/192;
BA, BEO, nr. 343464 (bk. belge 784).
4) Şifre Kalemi., nr. 62/57; nr. 62/58; nr. 63/241.
5) İstanbul 1916. Aynı eser Fransızca olarak 1917'de yine
İstanbul'da yayınlandı. İsmet Parmaksızoğlu tarafından "Ermeni
Komitelerinin İhtilâl Hareketleri ve Besledikleri Emeller"
adıyla sadeleştirilerek yayınlandı (Ankara 1981).
6) 1 Şubat 1920'de İçişleri Bakanlığı'ndan Başbakanlığa gönderilen
yazı (BA, BEO, nr. 341351).
7) Emniyet, Dosya 2 F/3; Emniyet, Dosya 2 F/5 bk. belge 799
ve 800).
8) ATBD, Aralık 1982, sayı 81, belge 1830.
9) Bayur, Aynı eser, III/3, 38.
10) G. K., nr. 52/200; nr. 52/281-282.
11) G. K., nr. 53/94.
12) Genelkurmay, nr. 1/1, KLS 44, Dosya 207, F. 2-3, nakleden,
K. Gürün, Aynı eser, s. 213.
13) Bayur, Aynı eser, III/3, s. 37.
14) BA, BEO, nr. 326758.
15) Millet Meclisi Kararnamesi, Defter nr. 198, karar sıra
nr. 163 (bk. belge 123); Bayur, Aynı eser, III/3, s.37-38;
Gürün, Aynı eser, 213-214.
16) Bayur, Aynı eser, III/3, s. 40-42.
17) BA, BEO, nr. 326758
|