|
1973-1985 döneminde
kendisinden en çok söz ettiren Ermeni terör örgütü ASALA'dır.
Kuruluşu, örgüt yapısı ve çalışmaları hakkında kesin bilgiler
henüz yayınlanmamıştır. Çeşitli Ermeni kaynakları ve yayınlar
ASALA hakkında, bazı şahıslarla ilgili bilgiler vermekte,
çoğu kez bu örgütün veya terör grubunun yayınlarından elde
edilen sonuçları açıklamaktadırlar. Bunlar ise bu terör grubunun
yaymak istediği veya açıklanmasında sakınca görmediği bilgilerdir.
ASALA'nın kuruluşunu, Lübnan olaylarına bağlayan, Lübnan'daki
Filistin Kurtuluşu örgütlerinin faaliyetleri içerisinde gören,
onlardan esinlenerek ortaya çıktığını savunan görüşler olduğu
gibi birkaç Ermeni'nin bir araya gelerek kurdukları yeni bir
terör örgütü kurduklarını ve bu örgütün kısa zamanda dönemin
en çarpıcı, en etkin terör olaylarını meydana getirdiğini
yazan yayınlar da vardır. Bütün bunlar, ASALA'nın kuruluşunu
tam olarak açıklamaktan uzaktırlar. ASALA'nın bir örgüt olarak
ortaya çıkması şartları bilinmeden ve doldurmuş olduğu boşluk
yeterince açıklığa kavuşturulmadan mevcut tereddütler daha
uzun zaman devam edecektir.
Her şeyden önce Ermeni terörünün yeni döneminde ilk hareketlerin
Taşnak Ermeni terör örgütünün politikaları ve hedefleri gereği
olduğu bilinmelidir. Taşnakların tarihi süreç içerisinde ve
açıklanan dönemde tamamen batı yanlısı, Türk hedeflerini esas
alan, terörü kısıtlı uygulayan bir politika izlediği ve Batı
devletlerinden destek ve yardım gördüğü, hatta bunlarla işbirliğinde
bulunduğu da çeşitli kanıtlarla açıklığa kavuşmuştur. Esasta
bundan başka bir tutum ve davranışta bulunmalarına da yapıları,
tarihi gelişimleri uygun değildir.
Bu ortamda boş bulunan bir alan vardır. Marksist - İhtilâlci-Yeni
nesilleri yakından ilgilendiren ve özellikle Fransa'daki tabiriyle
"Yeni Ermeni direniş örgütleri" gibi cazibeli gelecek,
Sovyetler ve Doğu ülkeleriyle ilgili adan boş sanılmaktadır.
Gerçekte, bu alan Hınçaklar tarafından çok eski tarihlerden
beri doldurulmuş bulunmaktadır. Ve 1960 tan itibaren Hınçak'larda
çeşitli görüşlerle yeni terör dönemini hazırlamakta-dırlar.
Ancak, ortadan Hınçaklar görülmemekte ve ASALA şeklinde, her
şeyi ile yeni sayılmayı isteyen bir terör örgütü çıkmaktadır.
Yeni Ermeni terörünün hazırlayıcı etkenleri dikkate alındığında
ve özellikle Hınçakların terör örgütü olarak, amaçları, politikaları,
hedefleri incelendiğinde ASALA'nın Hınçakların bir terör grubu
olduğu kanısına varılabilir. Ancak, Lübnan şartları, yeni
gelişmeler, bu grubu dünya kamuoyu önüne yeni bir Ermeni terör
örgütü gibi çıkarmış, bu örgüt üstlendiği terör olaylarıyla
tanınmıştır. Gerçekte ise değişen önemli bir durum yoktur.
Tarihi süreci içerisinde iki Ermeni terör örgütü gene sahnededir.
Birisi, daha belirgindir, kurduğu terör grupları ve timleriyle
hareketlidir. Diğeri ise görünmemekte bütün manevi, psikolojik
desteğin yanında, her türlü insan gücünü, deneyimini de tahsis
ettiği bir Ermeni terör grubu örtüsü altında kalmakta, bu
grup daha alt gruplar ve timlerle terörü gerçekleştirmektedir.
KURULUŞU VE ÖRGÜT YAPISI
ASALA, 1975 yılında kurulmuştur. 6 - 7 üyeden oluşan kurucuları
içerisinde, terör örgütünün en hareketli iki üyesinden biri
olan Agop Agopyan, örgütün bilinen lideridir. İkincisi ise
cinayet eylemlerini bizzat gerçekleştiren, terör olaylarının
faili bulunan ve Agop Agopyan'ın yokluğunda örgütün ayakta
kalmasını sağlayan Agop Tarakçıyan'dır, 1981'de ölmüştür.
Agopyan ise çeşitli yaralanma, tedavi gibi sürelerin dışında
örgütün lideri olarak kalmıştır. Filistin Kurtuluş Örgütlerinin
elemanı olarak tanınmış ve "Mücahit" ismini taşımıştır.
Örgütün yapısı, geleneksel Ermeni terör örgütleri modeline
uygundur. Lûbnan Merkez Komitesi, örgütün üst yönetimini üstlenmiştir.
Özellikle, 1980 yılında bu komite, Lübnan'da önemli bir şekil
almış ve "Büro" niteliğine bürünmüştür. Merkez Komitesine
bağlı olarak; Siyasi Komite, Mali Komite, Propaganda ve Yayın
Komitesi, İstihbarat Komitesi ve Askeri Komite gibi alt kuruluş
ve organları vardır. Askeri komite, eylem timlerinin de bağlı
olduğu bir organ niteliğindedir.
AMAÇ VE HEDEFLERİ
ASALA, 1981 yılı sonunda açıkladığı "siyasi programıyla"
amaçlarını ve hedeflerini dünya kamuoyuna yayınlamıştır. Buna
göre ASALA'nın amacı: "Demokratik, sosyalist ve devrimci
bir hükümetin önderliğinde birleşmiş bir Ermenistan'ın kurulmasıdır."
Burada tanımlanan hükümetin neresi olduğu da açıkça anlaşılmaktadır.
Sovyetler Birliği ve sosyalist devletlerden her türlü yardım
istenmekte ve "Sovyet Ermenistan'ı halkın uzun savaşı
için bir üs olarak" kabul edilmektedir.
Siyasi programda düşmanlar, iki grupta toplanmaktadır. Bunlardan
birincisine "yerel gericiler" denilmektedir ki,
bunlar, ASALA karşısında yer alan veya yanında bulunmayan
Ermenilerdir. Taşnak da bu grupta yer almaktadır. İkincisi
düşman grup ise, "Uluslararası emperyalizmin desteklediği
Türk emperyalizmi" olarak gösterilmektedir.
ASALA, "Ermeni topraklarının"(!) kurtarılması için
temel yolun, devrimci şiddet eylemlerinden geçtiğinin kabul
ve ilan etmektedir. Programına göre; ASALA, üstün sınıfların
hegemonyasını reddedenleri destekleyecek ve uluslararası devrimci
hareket içinde koalisyonlar kurulup güçlenmesine çalışılacaktır.
Bunun için şiddet ve terör vazgeçilmez yöntemdir.
ASALA'da amaçların gerçekleştirilmesi için terör eylemlerinin
özellikle Türklere veya Türk dostlarına uygulanması, resmi
veya özel şahısların seçilmesi önemli değildir; "terör
bir olaydır ve önemli olan olayın boyutu"dur. Hedefler
ikinci planda kalabilir. Bu nedenle katliamlar, büyük yankı
uyandıracak öldürmeler, bombalamalar ön plana geçmekte; öldürülenlerin
çocuk, kadın, Türk veya başka bir milletten olmaları önemli
sayılmamaktadır. Ancak, her defasında öncelik Türklere ve
Türkiye'ye uygulanacak terör eylemlerine verilmiştir. Ankara
- Paris Havaalanlarının, İstanbul, Kapalıçarşı'da girişilen
saldırı ve katliamların Orly saldırısının sebepleri, tamamen
"olayın" çapı doğuracağı etki ve yankıdır.
STRATEJİLERİ, TUTUM VE DAVRANIŞLARI
ASALA'nın temel stratejisi, dünyadaki ilerici Ermeni hareketlerini
bir noktada (Lübnan'da) toplamak ve bir merkezden yönlendirmektir.
Kısaca, ilerici Ermeniler ASALA çatısı altında birleşecek
ve "ASALA Halk Hareketi"ni başlatacaktır. Bu suretle,
Ermenilerin ilerici güçleri, birbirleriyle resmi işbirliğine
girebilecekler ve güçlerini birleştireceklerdir.
ASALA stratejisinin bu bölümünü 1981 yazında, dünyadaki tüm
ilerici Ermenileri Lübnan'da toplantıya çağırmakla uygulamaya
çalışmıştır. "İlerici" deyimi "Sosyalist -
Marksist" anlamında kullanılmaktadır.
Stratejinin ikinci bir aşaması da, bu güç birliğinin sosyalist
hükümetlerinde yardımıyla terörü yayarak, savaş dönemini başlatmasıdır.
Ermeni terörü, Ortadoğu'daki kurtuluş mücadelelerinin bir
parçasıdır ve Türkiye'nin bütünlüğüne yönelmiş her hareketle
bütünleşebilir. Bu stratejinin sonucu olarak ASALA-PKK işbirliği
meydana gelmiştir.
POLİTİK GELİŞMELER
1975 yılında kurulduğu kabul edilen ASALA'nın politik gelişmeleri
iki safhada değerlendirilmelidir. ASALA, 1979 yılında Paris
Ermeni Konferansı sırasında sağladığı yeni güçlerle kuvvetlenmiştir.
Bu süreç 1981'de zirveye çıkmış, ancak örgüt 1983 yılında
ikiye bölünmüştür.
ASALA'nın ilk eylemi, kurucularından Agop Tarakçıyan'ın 16.2.1976
tarihinde Beyrut Türk Büyükelçiliği Başkâtibi Oktay Cerit'i
öldürmesidir. ASALA, 1979 yılına kadar, Filistinlilerin kendi
aralarındaki çatışmalara karışmış ve lider Agopyan yaralanmıştır.
1979 yılında Paris'te toplanan Ermeni Konferansı sırasında,
Fransa'daki Ermeni teröristlerle irtibat kurulmuş; böylece
örgüte yeni elemanlar katılmıştır. Bunların içerisinde en
ünlüleri Alex Yenikomşiyan ve Monte Melkiyan'dır.
1981 yılında birçok terör olayı gerçekleştiren ASALA, bir
taraftan İsviçre'yi, diğer taraftan Fransa'yı tehdit etmeye,
başlamıştır. Fransa'daki "Yeni Ermeni Direniş Örgütü",
Kanada'daki "Azad Hay" ve İngiltere'deki "Gaitzer"
grupları ASALA'ya katıldıklarını ilan etmişlerdir. Terörün
büyük bir etkinlik ve yaygınlıkla devam ettiği bu yıllar içinde
merkez kadrosunda ihtilâflâr başlamıştır. ASALA'nın masum
insanlara da yönelmiş olan terör eylemleri, örgütün dünya
kamuoyundaki konumunu derinden sarsmıştır.
İsrail'in Lübnan'ı işgaliyle ASALA yöneticileri, Filistinlilerle
birlikte Lübnan'ı terk etmek zorunda kalmışlardır. Örgüt,
Temmuz 1983 tarihinde ikiye bölünmüştür. Bunlardan Agop Agopyan
Grubu, Yunanistan ve Ortadoğu'ya yerleşmiş; kadın-çocuk ayırımı
yapmadan terör eylemlerine devam etmiştir. Bu dönemdeki en
çarpıcı eylemi, Orly katliamıdır.
Örgütün Batı Avrupa'daki grubu ise, "ASALA devrimci hareketi"
ismini almıştır. Daha ılımlı bir yol izleyen bu grup, terör
eylemlerinde yalnızca Türk hedeflerine yönelmiştir. Bu hareketin
önde gelen liderlerinden biri Monte Melkoyan, diğeri ise Ara
Toranyan'dır. Toranyan, Merkezi Paris'te bulunan "Ermeni
Ulusal Hareketi" adlı grubun liderliğini yapmıştır. Bu
grup, Orly saldırısını "tamamen faşist bir saldırı"
olarak nitelemiştir.
Melkonyan ise Ermeni mücadelesinin siyasi zeminini oluşturmayı
amaçladığını açıklamıştır. Buna göre harekâtın iki yönü vardır:
1) Ermenileri harekete geçirmek, 2) Türkiye'ye karşı harekete
geçmiş diğer güçlerle işbirliğinde bulunmak. İran doğumlu
Melkoyan, ikinci aşamada "ittifaklar" kurma stratejisini
ileri sürmüştür.
Bu arada Agopyan da faaliyetlerini devam ettirmiştir.
DESTEK VE İLİŞKİLERİ
ASALA, amaçları ve izlediği politikalar gereği üç yönlü destek
bulmuştur. Bunlar şöyle sıralanabilir:
- Sovyetler - Doğu Bloku ve Sosyalist ülkeler,
- Türkiye'yi dış ve iç tehdit ve terörle
yıpratmayı jeopolitik beklentileri bakımından politikalarının
esası sayan Yunanistan, Suriye gibi ülkeler,
- Komünist partiler, dolaylı olarak Hınçak
Ermeni terör örgütü ve sempatizanları, karşı görüşlere sahip
bulunsalar da Ermeni kiliseleri.
ASALA'nın ilişkileri,
uyguladıkları stratejiye paralel olarak, Türkiye için tehdit
oluşturan kesimlerle yoğunlaşmıştır. Bunlar 1975 -1980 evresi
içinde Filistin Kurtuluş Örgütü, Komünist partileri eylem
grupları ve bazı devletlerin gizli örgütleridir. 1980 yılında
Nisan ayında Sidon/Lübnan'da yapılan PKK ile ortak eylem anlaşmasıyla
ASALA ilişkilerini genişletmiştir. Bu yolla ASALA-PRK arasında
görüş ve eylem birliği kurulmuştur.
1983 yılından sonra başlayan evrede ise ASALA ilişkileri Monte
Melkoyan'ın stratejine uygun şekilde gelişmiş, Türkiye içinde
terörün uygulanmasına ağırlık verilerek, bu stratejiyi doğrudan
veya dolaylı şekilde eylemleştirecek imkân ve kabiliyette
bulunan her örgütle ilişkiler kurulması esas alınmıştır. Bunların
başında gene PKK ve benzeri kuruluşlar ile TKP ve diğer komünist
örgütler gelmektedir.
YAYINLARI VE HABERLEŞME ARAÇLARI
ASALA'nın en önemli ve resmi yayın organı "HAYASTAN"dır.
Ayrıca, "Hay-Baykar", "Armenia" ve Londra'da
yayınlanan "Kaytzer" adlı dergiler de yayın organlarının
başlıcaları arasındadır.
ASALA ilk radyo yayınlarını 1981 de Beyrut'ta başlatmış, "Lübnanlı
Ermenilerin Sesi" adı altında günde bir saatlik yayınlar
yapmıştır. Bunların dışında, ilişkili olduğu ülkelerin haberleşme
araçları da ASALA'ya yayın yönünden destek sağlamaktadırlar.
YOĞUN FAALİYET ALANLARI
ASALA Ermeni Terör Örgütü, şimdiye kadar Türk Temsilciliklerine
yönelik silahlı eylemlerini en çok Fransa'da gerçekleştirmişlerdir.
Lübnan'dan sonra en büyük hareket üssü olarak bu ülkeyi kullandıkları
gözlenmektedir. Bu ülkede hareket serbestliği bulunan Ermeni
militanlar, Fransız yönetiminden ve çeşitli Ermeni kuruluşlarından
almış oldukları büyük destekle rahatlıkla eylem yapabilmektedirler.
Ayrıca ABD, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Suriye, İran ve
Kanada gibi devletlerde de faaliyetlerini sürdürmektedirler.
ÖRGÜTÜN SON DURUMU VE KOPMALAR
ASALA'nın, İsrail işgali nedeniyle Lübnan'daki 3 eğitim kampını
kaybettiği, İtalyan makamları arasındaki görüşmeleri aracılık
eden bazı Filistinli yöneticilerin ASALA'yı arkadan vurmaya
çalıştıkları, gerici Ermenileri kiralayarak ASALA'ya karşı
kullanmak istedikleri, ASALA liderlerinden Agop AGOPYAN tarafından
Beyrut'un Batı kesiminde yaptığı röportajın radyoda yayınlanan
metninde ifade edilmiştir.
ASALA'nın merkezlerinin; Lefkoşe'nin Rum Kesimi, Atina ve
Şam olarak üç ayrı mihraka bölündüğü haberinin alındığı, ayrıca,
Tahran'da Ermeni cemaati içinde teşkilatlanmış oldukları,
İsviçre Dışişleri Bakanlığı'nca bildirilmiştir.
Filistin Saika Örgütü Siyasi Daire Başkanı, ASALA militanlarının
Cezayir, Tunus, Sudan ve Kuzey Yemen'e gittiklerine dair bazı
haberleri duyduğunu ifade etmiştir. Bu arada, l980 yılında
İngiltere'de kurulmuş bulunan ve çeşitli ülkelerden bağışlar
yapılan ASALA'nın yan kuruluşu olan Siyasi Mahkumları Destekleme
Komitesi ise dört prensipte çalışmaktadır.
Bunlar; mahkumlara maddi ve manevi yardım, cemaat içinde propaganda,
cemaat dışında propaganda, Ulusal Kurtuluş Harekatı'na yardım
şeklindedir.
ASALA Örgütü Lideri Agop Agopyan tarafından Türkiye'de eylem
yapmakla görevlendirilen Monte Melkonian l983 tarihinde İstanbul
Kapalı Çarşı olayını gerçekleştirerek, kız arkadaşı Suzy Mashararjıan
ile birlikte kaçmayı başarmıştır.
l5 Temmuz l983 tarihinde Orly Havaalanı THY Bürosu Eşya Kontrol
Bölümü'ne bir bavul içerisine yerleştirilen bombanın patlaması
sonucu Türk vatandaşı Halit Yılmaz ile birlikte 8 yabancı
ölmesi ve 20'si ağır olmak üzere 56 kişinin de yaralanması
olayını telkin eden Monte Melkonian, ASALA'nın bu hareketini
kör terörizm olarak değerlendirerek, Ağustos l983 tarihinde
ASALA'dan ayrıldığını ve ASALA/DEVRİMCİ HAREKETİ adlı örgütü
kurduğunu açıklamıştır. Orly Havaalanı olayını Ulusal Ermeni
Hareketi Lideri Ara Toranyan da telkin ederek, bundan böyle
ASALA'dan desteğini çektiğini açıklamıştır.
ASALA Lideri Agop (Hagop) Agopyan'ın 28 Aralık l988 tarihinde
Atina'da öldürülmesinden sonra örgüt ASALA-MR (DEVRİMCİ HAREKET),
ASALA-PMLA (HALK HAREKETİ) ve SASSOON diye üç gruba bölünmüş,
l9 Aralık l99l tarihinde Türkiye'nin Budapeşte Büyükelçisine
karşı girişilen saldırıyı SASSOON adlı grup üstlenmiştir.
ASALA-PMLA'nın, Yunanistan'ın Egina adasında bir gizli askeri
üssü bulunduğu, burada PKK örgütü mensuplarına da askeri eğitim
verildiği ve eğitimi Yunanlı General Matafias'ın bizzat verdiği
öğrenilmiştir.
Lübnan'da ise ANJAR Kasabasında "Ermeni İzciler Derneği"
olarak tanıtılan askeri bir karargahları olduğu; yine, BAR
ELLIAS'da (Bekaa Alanı) ASALA ve JRA militanlarının silahlı
eğitim yaptıkları, Kıbrıs Rum Kesimi'nde ASALA mensubu yaklaşık
60 kişinin bulunduğu, bunların Rum Ordusu denetimi altında
EYANAPA bölgesinde bir kamplarının bulunduğu ve sorumlu Harout
Ağbachyan'ın PKK ve DEV-SOL ile iyi ilişkiler içerisinde olduğu
bilinmektedir.
ASALA-MR
ASALA'dan koparak 1983 Eylül ayında Fransa'ya geçen Monta
Melkonian (Meykonyan) ASALA-Halk Hareketinin Askeri Aparatı
ASALA-İhtilalci Hareketi (ASALA-MR) örgütünü kurduğunu açıklamıştır.
Fransa hükümeti ile bozulan ilişkileri düzeltmek en önemli
amaçları olmuştur. Eylemleri Türkiye'de yapacağı düşünülürken
ASALA-MR Kuzey Amerika ve Batı Avrupa kanadını tamamen kontrolü
altına almış, bu bölgedeki militanları kendi safına çekmiştir.
Melkonian, 1993'te Dağlık Karabağ'da Azeriler'le çarpışırken
öldürülmüştür.
JCAG
ASALA ve Hınçak Partisi'ne rakip olarak Taşnak Partisi ve
bunun ABD uzantısı Ermeni Devrimci Federasyonu tarafından
1975 yılında Beyrut'ta kurulmuştur. Örgüt Taşnak Partisinin
Askeri Aparatı olarak faaliyet göstermekte olup, ilk defa
22 Ekim 1975 tarihinde Viyana Büyükelçimiz Daniş Tunalıgil'in
öldürülmesi olayı ile adını dünya kamuoyuna duyurmuştur. Örgütün
amacı, bağımsız Büyük Ermenistan Devleti'ni kurmak olarak
açıklanmıştır.
ARA
Fransa'da kurulmuş olup ilk defa 14 Temmuz tarihinde Brüksel
Büyükelçiliğimiz İdari Ataşesi Dursun Aksoy'un öldürülmesi
olayını ASALA ve JCAG ile birlikte üstlenerek adını duyurmuştur.
ARA'nın ırkçılığı savunduğu, ASALA'nın metodlarına ve fikirlerine
tamamen karşı olduğu, Taşnak Partisi-Ermeni Soykırım Adalet
Komandoları (JCAG) ve ASALA haricindeki Ermeni Terör Örgüt
ve kuruluşları tarafından da desteklendiği, teorik ve pratik
olarak JCAG'nin paralelinde hareket ettiği bilinmektedir.
|