|
Türkiye üzerine
sömürgeci emeller besleyen İngiltere ve Rusya'nın kurdurduğu
Taşnak ve Hınçak komitelerinin ülke içerisindeki kışkırtmaları
sonucunda meydana gelen isyan ve katliamların yanı sıra Ermeniler,
1905'teki Yıldız Suikasti'yle silahlı terör metodolojisinin
ilk örneğini vermişlerdir. Talat Paşa ve Cemal Paşa'yı da
aynı yöntemle şehit eden Ermeniler, uzun bir aradan sonra
1965 yılında tekrar terör metoduna dönmüşlerdir. 1970'li yıllarda
ise ASALA sahneye çıkmış, 1984'e kadar 42 Türk diplomatını
şehit etmiştir.
Taşnak ve Hınçak örgütleri bu yeni terör döneminde; terörü
özendirmiş, geliştirmiş, hazırlamış, daha geniş alanlara yayılmasını
ve hedeflerinin çeşitlenmesini sağlamış, terör tim ve grupları
oluşturmuş ve yeni örgütlenme çabalarına psikolojik destek
vermişlerdir. Bunların yanında isminden en çok söz ettiren
"Ermenistan'ın Kurtuluşu İçin Ermeni Gizli Ordusu"
olmuştur. Bu örgüt kısaca ASALA adıyla anılmaktadır.
Bağımsız görünümü altında ASALA, terörün en acımasız ve insanlık
dışı uygulamalarıyla kendini göstermiştir. Manevi ve psikolojik
desteği, temas ve ilişkiler ortamını Hınçaklardan alan ASALA,
insanlık dışı terör eylemlerine girişmiştir. Ermeni terörü,
yurt dışındaki Türk görevlilerine, temsilciliklerine ve kuruluşlarına
yönelik silahlı saldırılar şeklinde kısa zamanda hızlı bir
tırmanış göstererek yoğunluk kazanmıştır. Bu dönemde, Avrupa
ve doğu ülkeleri ile Suriye ve Lübnan'da üsler edinen Ermeniler,
Kıbrıs Rumları ve Yunanistan ile işbirliği içine girerek eylemlerini
gerçekleştirmişlerdir.
Ermeni terör örgütleri, dış dünyanın tepkileri üzerine 1980'li
yıllarda taktik değiştirerek, PKK terör örgütü ile işbirliğine
girmişlerdir. 1984 yılında PKK sahneye itilmiş ve Asala-Ermeni
terörü geri plana çekilmiştir. Nitekim, bölücü terör örgütü
PKK, 21-28 Nisan 1980 tarihini "Kızıl Hafta" olarak
ilan etmiş ve 24 Nisan tarihini sözde Ermenilerin katledilme
günü olarak anarak, toplantılar yapmaya başlamıştır. 8 Nisan
1980 tarihinde Lübnan'ın Sidon kentinde PKK ve ASALA terör
örgütleri ortak basın toplantısı düzenlemişler ve toplantı
sonucu bir deklarasyon yayınlamışlardır. Ancak bu olayın tepki
çekmesi üzerine ilişkilerin illegal alanda gizli olarak sürdürülmesi
kararlaştırılmıştır.
Toplantı akabinde, 9 Kasım 1980 tarihinde Strazburg Türk Başkonsolosluğu'na,
19 Kasım 1980 tarihinde ise Roma Türk Hava Yolları bürosuna
yönelik olarak düzenlenen saldırılar, PKK ve ASALA terör örgütleri
tarafından ortaklaşa üstlenilmiştir. Bölücü terörist Abdullah
Öcalan, Ermeni Yazarlar Birliği tarafından "Büyük Ermenistan
hayali fikrine olan katkılarından dolayı" onur üyeliğine
seçilmiştir. Ermeni Halk Hareketi'nin bünyesinde, bir çok
Avrupa ülkesinde olduğu gibi bir Kürdistan Komitesi oluşturulmuştur.
4 Haziran 1993 tarihinde; Ermeni Hınçak Partisi, ASALA ve
PKK terör örgütü mensuplarının katılımıyla Batı Beyrut'ta
bulunan PKK terör örgütü merkezinde bir toplantı yapılmıştır.
6- 9 Ocak 1993 tarihlerinde Beyrut'taki iki ayrı kilisede
düzenlenen ve Lübnan Ermeni Ortodoks Başpiskoposu, Ermeni
Parti yetkilileri ile 150 gencin katıldığı toplantılarda,
PKK terör örgütü ile yapılan mücadele kastedilerek; Türkiye'de
iç savaş devam edeceğine, Türk ekonomisinin sıfır noktasına
gelerek, vatandaşların baş kaldıracakları dile getirilmiştir.
Buna bağlı olarak, Türkiye'nin bölünerek ve bir Kürt devleti
kurulacağı, Ermenilerin Kürtlerle olan ilişkilerini iyi bir
şekilde yürütmeleri ve Kürtlerin mücadelelerini desteklemeleri
gerektiği konuları dile getirilmiştir.
Özetle; Ermeni terör örgütlerinin müşterek amacı; her fırsattan
yararlanarak Türkiye'yi istikrarsızlığa sürüklemek ve sözde
işgal altındaki Ermeni topraklarını kurtararak "Bağımsız
Büyük Ermenistan"ı kurmaktır. Bugün devlet olma özelliğini
de elde eden Ermenilerin, söz konusu isteklerinin değişik
başlıklar altında devam ettiği görülmektedir.
|