|
1890'larda, "Çeteler teşkil etmek, hedef kitleler olan
Osmanlı toplumunun maneviyatını bozmak, Türkleri eldeki bütün
imkânları kullanarak öldürmek, yok etmek, egemenlik haklarından
mahrum kılmak, Ermeni azınlık topluluklarını silahlandırmak,
ihtilâl, isyan ve terör için hazırlamak, ihtilâl komiteleri,
katliam grupları, katliam birlikleri kurmak, hükümet kuruluşlarını
tahrip edip, yağmalamak" gibi doğrudan teröre ve terörün
yaygınlaşmasına çalışan Taşnaklar, Bolşevik ihtilâlinden sonra
1918-1920 yıllan arasında bugünkü "Sovyet Ermenistan
Cumhuriyeti" bölgesinde iktidarı ele geçirerek "Ermeni
Cumhuriyetini" kurmuşlar ve siyasi girişimlere başlamışlardır.
Ancak bu siyasi süreç, Taşnaklar'ın terör faaliyetlerinden
geri durması sonucunu doğurmamış, 1972 yılında Taşnak tarafından
kurulan "Ermeni Soy Kırımı Adalet Komandolar" Türkiye'nin
dış temsilciliklerine yönelik terör eylemlerine yeniden başlamışlardır.
Bunun gibi Marksist Hınçak Örgütü de 1973 -1985 yeni Ermeni
terör döneminin başlıca terör uygulayıcısı olan ve varlığı
ancak teröre dayanan ASALA'nın kuruluşunun fikri ve manevi
kaynağı olmakla kalmamış, bu grubu veya örgütü özendirmiş,
desteklemiştir.
Ermeni sorunu - Ermeni konusu veya Ermeni davası hangi anlamda
ele alınırsa alınsın, hangi görüşlerle açıklanmaya çalışılırsa
çalışılsın, Ermeni örgütlerinde bu kavramlar terörle eşdeğerli
olmuş, amaç ve beklentiler sürekli şekilde Türk ve Türkiye
düşmanlığı, kan ve kin üzerine bina edilmiştir.
Ermeni terör örgütlerinin kuruluşları dar bir kadro ile gerçekleştirilmekte,
merkezi yönetim gene1likle bu kadronun denetiminde bulunmaktadır.
Merkez yönetiminin ön gördüğü eylemler içerisinde belirli
sayıda ve belirli görevleri yüklenmiş özel timler tarafından
uygulamaya konmaktadır. Bu timler sırasında çok değişik örgüt
isimleriyle kamuoylarına yansıtılmakta bu suretle Ermeni örgüt
sayısının çok olduğu görüntüsünün yayılması arzu edilmektedir.
Bu örgütlerde, merkezi yönetimler ve bunlara bağlı çeşitli
organların belirli bir fiziki alanda veya aynı coğrafyada
olması gerekmemektedir. Çeşitli ülkelerde olabileceği gibi,
bir ülkenin çeşitli yerlerinde de bulunabilirler. Bu durum,
Ermeni örgütleri hakkında "Merkezi"lik özelliğini
daha demokratik, daha yaygın bir şekle sokmayı sağlamakta
ise de gerçekte bütün Ermeni terör örgütlerinde çok sıkı ve
disiplinli bir merkez egemenliği esas kabul edilmektedir.
Örgütlerin gerek açıklanan yapıları, gerekse lider kadroları
arasındaki rekabetler ve çatışmalar sık ve çeşitli bölünmeleri
ortak bir özellik haline getirmiştir. Bu durumdan da yararlanılmakta,
bir örgüt, birden fazla kişinin liderliğinde ayrılınca sanki
ayrı terör örgütleri görüntüsü verilmektedir.
Örgütlerde genelde bütün terör örgütlerinde ve faaliyetlerinde
esas olan gizlilik başka bir ortak özelliği teşkil etmektedir.
Ancak, sırasında merkezin örtüsünün devamı, korunması veya
eylemin daha yaygın ve etkin propaganda aracı olarak kullanılması
için özellikle alt grup veya özel tim eylemlerinde açıklığa
gidilmekte, eylemler ilân edilmekte, gerçekleştikten sonra
da üstlenilmektedir. Bütün bunlar propaganda amaçlarıyla,
hudutlu ve bu amaçlara paraleldir.
Bütün Ermeni terör örgütlerinde, terör psikolojik harekâtın
bir parçası, hatta bir aşamasıdır. Propaganda amacıyla terör
uygulanabildiği gibi yalnız terör yaratmak, korku ve sindirme
sağlamak. için de terör eylemlerine başvurulmaktadır. İkinciler,
daha çok Ermenilere ve örgüte karşı gelenlere veya örgütün
emirlerine uymayanlara uygulanmaktadır.
Bu örgütler, halkla ilişkiler, haberleşme ve bunları gerçekleştiren
araçlar hakkında geniş bilgi ve deneyimlere sahiptirler: Ayrıca;
bu faaliyetleri yerine getiren kişi, kurum: ve kuruluşlarla
yakın temas ve ilişkiler içerisinde bulunmaktadırlar. Bu et-kinlikleri,
örgütlere yeterli yaşama ve yayılma zamanını hazırlamaktadır.
Ermeni terör örgütleri daima bir veya birden fazla devle-tin
açık veya kapalı desteğine sahiptirler. Bu devletler örgütleri
birer araç şeklinde kullandıkları gibi, kendi gizli örgütlerini
ve psikolojik harekât kuruluşlarını örtmek için de kullanmaktadırlar.
Bütün Ermeni örgütleri için Türk ve Türkiye düşmanlığı, kuruluşlarının
ve devamlarının manevi unsuru halindedir. Ayrıca, bu düşmanlık
üzerine haklar ve çıkarları bina etmektedirler. Türkiye ile
ilişkisi, teması ve bağlantıları olan ülkelerle görüntü-de
olan düşmanlıklar gelip geçicidir. Terörün bu ülkelere sıçraması
veya bir ve birden fazla olayın bu ülkelere karşı veya bu
ülke vatandaşlarını da hedef olarak almak suretiyle uygulanması
tamamen "tehdit" niteliği taşır, düşmanlık unsurunu
kapsamaz.
Tarihi süreci içerisinde Ermeni terörü üç aşama gösterir:
Birincisi, terörle Ermenileri, Ermeni topluluklarını kazanmak
veya kendilerine çekmek bu suretle Ermeniliği sağlamaktır.
İkincisi, Ermeni olmayan kamuoylarına. "gücü" ve
"boyutlarını" kabul ettirmek, ilgiyi sağlamaktır.
Üçüncüsü ise, siyasi gelişmelere ve uluslararası çıkar çatışmalarına
Türkiye ve Türklük hakkında kullanılabilecek "düşmanlık
kaynakları" hazırlamaktır.
19. yüzyılın sonlarında "hürriyetsizliğe - yoksulluğa
- haklardan eksikliğe uğratılmış azınlık" teması - 20.
yüzyılın sonlarına doğru "soykırımına - katliamlara uğramış
halk-millet" teması tamamen uluslararası ilişkilerde
kaynak sağlama amacına, yönelik-tir. Ve ilk fırsatta, bu kaynaklar
hiç tereddütsüz Türkiye'ye rakip devletler tarafından hatta
uluslararası teşkilâtlar tarafından kullanılacaktır. Bütün
terör örgütlerinin gizli kalan amaçlan ve hedefleri uluslararası
çatışmalardan doğacak fırsatların değerlendirilmesidir. Bu
ise tarihi sürecine uygun olarak kendileri dışında gerçekleşmesini
bekledikleri bir hedef hatta emeldir.
YENİ TERÖR DÖNEMİ (1973 -1985)
Yeni Ermeni terör döneminde, terörü özendiren, geliştiren,
ha-zırlayan, daha geniş alanlara yayılmasını, hedeflerinin
çeşitlenmesini sağlayan; terör tim ve grupları oluşturan,
yeni örgütlenme çabalarına insan gücü manevi ve psikolojik
destekler, temaslar ve ilişkiler ortamı hazırlayıp veren;
geleneksel Taşnak ve Hınçak terör örgütleridir. Bunların yanında
açıklanan dönemde isminden en çok söz ettiren ve Ermeni terörü
ile eş anlamda kullanılan "Ermenistan'ın Kurtuluşu İçin
Ermeni Gizli Ordusu" örgüt adının kısaltılmış şekli olan
ASALA'dır.
Geleneksel terör örgütleri içlerinden çıkardıkları terör tim
ve gruplarıyla, ASALA ise, bağımsız görünümü altında, terörün
en acımasız ve insanlık dışı uygulamalarıyla yeni dönemin
terör yaratıcıları olmuşlardır. ASALA'da manevi ve psikolojik
desteği, temas ve ilişkiler ortamını Hınçaklardan almıştır.
Bu yaklaşımla denebilir ki, gerçekte geleneksel terör bütünü
ile devam etmiş, 1960'larda hazırlanan ortamdan yararlanmış,
fırsatları değerlendirerek bir süre daha Türk ve insanlık
avına çıkmıştır.
Yeni Ermeni terörizminin ana nedenlerinden birini "Armenian
National Liberation" başlıklı etüdünde, Michael M. GUNTER
şu şekilde açıklamaktadır: "Şurası açıktır ki, günümüzde
Ermeni terörizminin ana nedenlerinden biri, birçok devlet
ve kişinin açıkça bu mücadeleyi desteklemesi ve teröristleri
bu eyleme sürükleyen nedenlerin kabul edilmesi gerektiğini
öne sürmesidir..."
Amerika'nın Massachusetts Eyaletindeki Cambirigge kentinde
bulunan "Zoryan Çağdaş Ermeni Araştırmaları Enstitüsü"
yöneticisi ve "Armenian Review" gazetesinin yazı
işleri müdürü Gerard J. Libaridyan ise bu dönemi şu cümlelerle
özetlemektedir: "Türk devletinin ve dünyanın büyük devletlerinin
altmış yıl süren barış çabalardan sonra bile, Ermenilerin
duygularını kabul etme yönündeki isteksizliği yeni bir terörizm
döneminin açılmasıyla sonuçlanmıştır."
ASALA lideri Agop Agopyan ise "geleneksel Ermeni partilerinin
sürdürdüğü politikanın başarısızlıklarının anlaşılmasından
sonra" Ermeni şiddet olaylarının ortaya çıktığını iddia
iddia etmektedir. Bütün bu terörü meşru gösterme gayretleri,
tarihi süreç içerisindeki Ermeni terörünü makul göstermeye
elbette yetmemektedir.
|